Ana Sayfa / Yazarlar / HAMDİ YILMAZ & Romanya’da iş hayatında farkında olmadan uygulanan ayrımcılıklar

HAMDİ YILMAZ & Romanya’da iş hayatında farkında olmadan uygulanan ayrımcılıklar

29 Aralık 2020 12:570 görüntülenme
HAMDİ YILMAZ & Romanya’da iş hayatında farkında olmadan uygulanan ayrımcılıklar

Ekonomisinin yüzde 70’den fazlası yabancı şirketlerin elinde olan, ülkedeki en çok ihracat yapan ilk 100 firma arasında üç firması bulunan Romanya’da, özgeçmişlerindeki doğum yerleri dışında diğer şartları aynı olan “Teleorman ili kökenli biri ile Cluj ili kökenli biri iş arasa, hangisi daha önce iş bulabilir?”

Bu işverenlerin çalışanların köken tercihleri ile ilgili soru.

Bir de çalışanların çalışacakları şirket tercihi sırasında şirket sahibi ve yöneticilerinin kökenleri ile ilgili tercihleri var.

Yani çalışanlarına aynı şartları sunan Çinlilere ait bir şirket ile Türklere ait bir şirket işçi arasa, hangisi daha kolay işçi bulabilir?

***

Adevarul gazetesi yazarlarından George Butunoiu, bu soruya verilecek cevapları irdeliyor:

“İşe alımda ayrımcılık, önyargılar, öznel algılar hakkında yazmaya devam ettim. Yaş ve ırk hakkında çok konuşuldu, ancak işverenlerin işe alımda kullandıkları birçok farklılaştırıcı kriter var, bazıları ayrımcı olduklarını fark etmeden bilinçaltında uyguladılar.

Rumenleri menşe bölgelerine, hatta ilçeye göre etiketlemek ve daha sonra ayırt edici özellikler atamak anekdot düzeyinde iyi bilinir, ancak bunların aynı zamanda işe alımda, istihdamda sınıflandırma ve ayırma kriterleri olduğunu çok azı bilir.

İşverenlerin, adayların kökenine bağlı olarak, onları belirli bir güven düzeyi ile ilişkilendirerek, grup çalışanlarını bu şekilde sınıflandırdıklarını fark ettim.

İlleri işverenlerin en çok güven duydukları, en az son grupta yer alan iller olmak üzere 5 kategoriye ayırıyoruz.

Başka bir deyişle, adayın menşe yeri hariç, tüm bakış açılarına göre, tamamen aynı iki özgeçmiş arasından seçim yapmak zorunda kalırlarsa, büyük çoğunluk, listenin üstündeki bir gruptan, yani sınıflandırma sistemine göre, herhangi bir doğrulama veya onaylama olmaksızın refleks, sezgisel, içgüdüsel olarak uygulandığı için ona daha fazla güven veriyor.

Bu, Bükreş'teki işverenlerde gözlemlediğim güven "hiyerarşisi" dir.

Başka yerlerde, başka şehirlerde, yani konuştuğum şeyden biraz farklı olabilir, ama çok fazla olmayabilir. Ve bir şey daha var: Bu hiyerarşi işe alımda çalıştığımdan beri 30 yıldır değişmedi.

Ancak, profesyonel, sosyal ve politik bakış açılarından, gruplar arasındaki farklılıkların olması gerektiği gibi azaltılmama eğiliminde olduğunu fark ettim.

Grup I- En güvenilir iller: Arad, Alba, Bihor Cluj, Mureş Sibiu, Timiş.

Grup II- Bistrita-Nasaud, Braşov, Harghita, Covasna, Maramures, Satu Mare, Salaj, Valcea.

Grup III- Bükreş, Bacau, Caras-Severin, Hunedoara, Iaşi, Neamt.

Grup IV- Arges, Botosani, Buzau, Braila, Köstence, Dambovita, Galati, Ilfov, Mehedinti, Prahova, Suceava, Tulcea, Vasliu ve Vrancea.

Grup V- En az güven uyandıran iller: Teleorman, Olt, Calarasi, Giurgiu, Gorj, Dolj, Ialomita. Ve işte işverenin nereden geldiğine bağlı olarak Rumen çalışanlar arasındaki tercihleri, aynı zamanda birkaç grup, ama bu sefer büyük ülke veya bölgelerde.

Daha doğrusu, Romanya'da çalışanların hangi ülkede çalışmak istedikleriyle değil, burada, Romanya'da çalışacak şirketlerle ilgili hiyerarşisiyle ilgilidir.

RUMEN İŞÇİLER HANGİ ÜLKE KÖKENLİ ŞİRKETLERDE ÇALIŞMAK İSTİYOR?

Aşağıdaki gruplamadaki ilk grup, işveren ve yönetimin geldiği ülke kökeni olarak çalışanlar için en çekici ülkeleri ve sonuncusu az sayıdaki kişilerin çalışmak isteyeceği ülke kökenli şirketleri içerir.

Ve bu hiyerarşi bildiğimden beri değişmedi, çok yakında da (en az bizim hayat süremiz boyunca) değişeceğini düşünmüyorum.

Grup 0- En çekici ülkeler ABD- İngiltere.

I Grup- Kanada, İsviçre, Almanya, Norveç, Hollanda ve İsveç.

Grup II- Avusturya, Belçika, Danimarka, Finlandiya ve Fransa.

Grup III- Çek Cumhuriyeti, Kore, İrlanda, İtalya, Japonya, İspanya

Grup IV- Çin, Yunanistan, Polonya, Romanya, Macaristan.

Grup V- Bulgaristan, Rusya, Sırbistan, Türkiye ve Arap ülkeleri.”

***

Bu Rumen gazeteci George Butunoiu’nun 30 yıllık gözlemiymiş! George Butunoiu, gözlemini aktarırken hissiyatının esiri olmuş mudur, bilemem.

Ama benim 16 yıllık gözlemime göre, bir Türk şirketinde çalışan Rumen, çalıştığı şirketten ayrılsa bile yeni iş ararken önce diğer Türk şirketlerinin kapısını çalar. İstisnaları olsa da genel gözlemim bu.

Son söz: Romanya’daki Türk şirketleri birer sosyal denge unsurudurlar.

İsteyen küresel salgın döneminde aynı şartlardaki şirketlerden hangi ülke kökenli şirketlerin oransal olarak daha çok çalışanın işine son verdiğine bakarak bunu görebilir.

Paylaş:
Hamdi YılmazRomanya'da İş Hayatı

İlgili Haberler

Yorumlar

Yorum Yaz