Ana Sayfa / Gündem / Nazım Turan & Erciyes’in Karı ve Hesabın Vakti

Nazım Turan & Erciyes’in Karı ve Hesabın Vakti

27 Şubat 2026 20:190 görüntülenme
Nazım Turan & Erciyes’in Karı ve Hesabın Vakti

Eskiden anlatılan bir hikâye vardır.

Kayseri’nin ticareti iyi bilmesini, lafı dolandırmadan işini görmesini anlatan bir hikâye…

Kayserili bir esnaf İstanbul’a gider. Toptancıdan mağazası için yüklüce mal beğenir. Avansını verir ama der ki:

“Gerisini Erciyes Dağı’nın karı eriyince ödeyeceğim.”

Mevsim bahar. Yaz gelince kar erir diye düşünülür. Üç-beş ay çok uzun sayılmaz. İstanbullu kabul eder.

Yaz gelir, ağustos olur, para gelmez.

Toptancı Kayseri’ye gider. Çay içilir, hâl hatır sorulur.

“Borç vakti geldi,” der.

Kayserili sakin:

“Vade geldiyse öderiz,” der.

Çıkarlar dışarı, Erciyes’e bakarlar.

Zirvede kar bembeyaz durur.

Etekler erimiştir ama tepe tutmuştur.

“Bak,” der Kayserili,

“Kar erimemiş.”

Toptancı geri döner.

Bir yıl geçer. İki yıl geçer. Beş yıl geçer.

Her yaz aynı manzara.

Kar bir türlü erimez, borcun vadesi bir türlü gelmez.

Yine bir gün alacağı için Kayseri’ye gelmiş, “Ne yapalım, ne edelim?” diye Kayseri Çarşısı’nda kara kara düşünürken bir delikanlı yanına sokulur.

“Dayı hayırdır, yüzün düşmüş. Bir derdin var galiba. Anlat da belki bir çare buluruz,” der.

Toptancı önce geçiştirir ama genç üsteleyince durumu anlatır.

Genç başını sallar:

“Dayı, ben bu işi çözerim. Ama alacağın paranın yüzde onunu bana vereceksin.”

Çaresiz kabul eder.

Genç der ki:

“Git o adama de ki: Ben sana beş yıl önceki Erciyes karı eridiğinde öde dedim. Tepede duran kar bu senenin karı. Sen bana beş yıl önceki malın parasını vereceksin. Hem de vade farkıyla.”

Toptancı gider, aynen söyler.

Kayserili susar.

Düşünür.

Hak verir.

Borç ödenir.

Genç de yüzde onunu alır.

***

Bu hikâye çoğu zaman “Kayserili kurnazlığı” diye anlatılır.

Oysa mesele yalnızca kurnazlık değildir.

Asıl mesele şudur:

Ticarette söz önemlidir ama sözün arkasındaki niyet daha önemlidir.

Açık kapı bırakırsan biri girer.

Boşluk bırakırsan biri doldurur.

Bir taraf lafın arkasına saklanırsa,

öbür taraftan biri çıkar, lafın özünü hatırlatır.

Zirvede kar hep kalabilir.

Ama zaman ilerler.

Beş yıl önceki kar çoktan erimiştir.

Hayatta da böyledir.

İnsan bazen şartları kendi lehine çevirir.

Bazen de şartlar ona ayna tutar.

Kurnazlık kısa vadede kazandırır gibi görünür.

Ama hesap uzun vadede mutlaka kapanır.

Erciyes’in karı belki geç erir,

ama adaletin güneşi er ya da geç doğar.

Paylaş:
Nazım Turan

İlgili Haberler

Yorumlar

Yorum Yaz