HAMDİ YILMAZ - EKONOMİK TETİKÇİ GÖZÜ İLE İRAN

Dünyada olup biteni anlamadan ülkede olup biteni anlamak güçtür. Sizi bir kaç gündür bir kitaba angaje ettiğimin farkındayım. Ancak, yabana atılamayacak gerçeklerin aktarıldığı kitap, günümüz soru ve ve sorunlarının cevabını veriyor.
Bugün de bir ekonomik tetikçi olan John Perkins’in İran ile ilgili değerlendirmesini aktararak konuyu noktalayalım:
“1975-78 yılları arasında sık sık İran’ı ziyaret ettim. İran da zengin petrol yataklarına sahipti ve Suudi Arabistan gibi onun da büyük projeleri gerçekleştirmek için borçlanmaya ihtiyacı yoktu. Ancak ülkenin tarihi siyasi kargaşayla yüklüydü. O yüzden olaya farklı yaklaştık. Şah’ı ilericilik sembolü haline getirmek için Washington ve iş dünyası el ele verdi. OPEC’in kurulmasıyla Şah etkin bir dünya lideri olmuştu. Aynı zamanda Müslüman Orta Doğu’nun en güçlü ordusunu kurmuştu.
MAIN Hazar Denizindeki turizm bölgesinden Hürmüz boğazındaki askeri tesislere
kadar ülkenin her yerini kapsayan projeler yapıyordu. Orda da işimiz, bölgesel
kalkınma potansiyellerini tahmin edip ona göre elektrik üretim ve dağıtım sistemlerini
tasarlamaktı.
Yüzeyde İran, Hıristiyan-Müslüman işbirliğinin örnek bir modeli gibi görünüyordu.
Ancak kısa süre sonra fark ettim ki sakin görünüşün altında derin bir öfke yatıyor.
İran’daki tercümanım beni adını vermek istemediğim ve kısaca ”Doc” diyeceğim bir
felsefe doktoruyla tanıştırdı. Doc bana şunları söyledi:
‘Kendine şahların şahı lakabını veren bu adam gerçek bir şeytandır; Hitler’den de
beter davranıyor. Üstelik hükümetinizin tam bilgisi ve desteğiyle. Şah sizin Orta
Doğu‘daki tek gerçek müttefikiniz. Tabi ki İsrail’iniz de var ama İsrail sizin için destek
değil, köstek. Petrolü yok. Politikacılarınız sırf Amerika’daki Yahudi oylarını ve seçim
kampanyalarına Yahudi parasını almak için İsrail’e arka çıkmak zorunda. Sizin için Şah
daha önemli. Oysa Şah’ın fazla vadesi kalmadı. Herkes ondan nefret ediyor. Şah’ın
kapitalizminden yararlanan bazı zenginler hariç, halkın arasında muazzam bir dini
hareket var. Aklınız varsa, şirketiniz bizim ülkemizden uzak durur. Sizi uyarıyoruz:
burada çok para kazanacağınızı zannediyorsanız yanılıyorsunuz. Şah gidecek ve siz de
paranızı alamayacaksınız. Üstelik Şah’ın çöküşü yalnızca bir başlangıç, Müslüman
dünyasının gidişatının bir göstergesi olacak. Öfkemizi çok uzun süre baskı altında
tuttuk, yakında patlamak üzere.’
Bu konuşmadan çok kısa bir süre sonra Ayetullah Humeyni ve Mollaların önderliğinde
isyan, gösteri ve bombalamalar başladı. Şah 1979 da Mısır’a kaçtı. MAIN, Doc’un
dediği gibi, İran’da milyarlarca dolar kaybetti. Gerek ülke olarak gerekse şirket olarak
bütün bağlantılarımıza, ofislerimize, istihbaratımıza rağmen olacakları tahmin
edememiştik.”
(Bu yazı 3 Şubat 2009 tarihinde yayınlanmıştır)


