Ana Sayfa / Yazarlar / HAMDİ YILMAZ - Bükreş’te deprem olurken

HAMDİ YILMAZ - Bükreş’te deprem olurken

4 Kasım 2020 15:150 görüntülenme
HAMDİ YILMAZ - Bükreş’te deprem olurken

29 EKİM 2018

Cumartesi’yi Pazar’a bağlayan gece: Şairin ya da ozanın tam, “Eller tatlı uykuda Birtanem / Ben senin derdindeyim” dediği saatte, zamanı yani saati değiştirmeye 22 dakika kala zaten oynak olan masam oynamaya başladı.

Dansın ritmi hızlandı, sanki elli deprem görmüşüm gibi fi tarihindeki uzman uyarılarının tesiri ile önce masanın altına girmeyi düşündüm.

Baktım masanın kendisine hayrı yok, vazgeçtim. Karşı koltuğa baktım, ters çevirerek altına girebilirdim ama apartmandakileri ters çevirme esnasında çıkacak gürültü sonucu depremden önce ayağa kaldırmam mümkündü.

Sokağa fırlamayı deneyebilirdim. Ancak, altıncı kattan aşağı ininceye kadar deprem çoktan bitmiş olurdu. Asansörü denesem (şayet katta ise ve kimse de çağırmamışsa) elektrik kesilirse, içeride kalma ihtimali depremden daha korkunç geldi.

Hiçbir şey yapmadan lök gibi oturdum.

Deprem kayıt cihazı gibi sarsıntıların tesirini ölçmeye çalıştım. 17 Ağustos 1999 depremininde sabah saat sekiz sıraları çalıştığım ve Ankara OSTİM’in tepelerinden birisinde olan STK kapısını açışım ve depremzedelere, su ekmek, yiyecek toplama faaliyetleri gözümün önüne geldi.

Yine böyle bir zelzeleden sonra çocukken köyde annemin yatakları dışarı çıkartışını ve bizi orda uyuttuğunu hatırladım.

Hamdullah Suphi’nin 1932 yılında Bükreş’te satın aldığı binanın ne derece sağlam olup olmadığını düşündüm.

Ve bir de onu. Muhtemelen uykudaydı ve radarları kuvvetli olsa da muhtemelen deprem duygusu ona çok uzaktı.

Derken, ‘Sarı Öküz’ yorulmuş olmalı ki, başını sallayacak hali kalmadığından boynuzları sabitlendi, benim masanın depreşen dans iştahı sonlandı.

Kaç dakika sonra bilmem ama ilk haber bugetul.ro adlı haber portalından geldi. Depremin şiddeti 5,8 boyutundaydı ve yaz saati ile 3.38.11’de oldu. Deprem üssü Japonya’dan farkı olmayan Vrancea bölgesindeki Mercalli idi. Yerin 150 derinliğinde olmuştu.

Sonra Realitatea TV haber verdi.

Deprem muhabirleri var mıydı? Varsa uykuda mıydılar?

Çocukluğumda bir bayram sabahı çobanlık yaptığımız için kapımıza dayanan rahmetli Sait amcanın sözünü hatırladım. Koyunların otlanmaya götürülmesi için geç kalındığından şikâyet ediyordu. “Bugün Bayram Sait amca biraz geç gitse ne olur?” dediğimde, “Çobanın Bayramı mı olur?” diye gürlemişti.

Mantık ol mantık deyip, “Gazetecinin uykusu mu olur?” diyerek depremden sonraki ilk gülümsememi gerçekleştirdim.

Dost Romanya’ya, Bükreş’e geçmiş olsun.

(Bu yazı 29 Ekim 2018 tarihinde yayınlandı)

İZMİR DEPREMİ

Keşke 100 kişiyi aşkın hayatlarından olanlara “Allah rahmet etsin” demeye, 15 bin evsiz insana da başsağlığı dilemekten başka elimizden bir şey gelseydi.

Paylaş:
Bükreş’te deprem olurkenHamdi Yılmaz

İlgili Haberler

Yorumlar

Yorum Yaz