Ana Sayfa / Avrupa / Yalçındağ: Yeni Avrupa’yı birlikte inşa edelim

Yalçındağ: Yeni Avrupa’yı birlikte inşa edelim

31 Ocak 2026 23:260 görüntülenme
Yalçındağ: Yeni Avrupa’yı birlikte inşa edelim

*DEİK’ten AB liderlerine çağrı: Türkiye’nin AB üyeliğinin önünü açın, Gümrük Birliği’ni güncelleyelim ve işbirliğini güçlendirelim

Financial Times’ta yayımlanan mektuba ve sürece ilişkin İstanbul’da “Türkiye-AB: Diyalogdan Aksiyona AB Liderlerine Açık Mektup Basın Buluşması” başlıklı toplantı düzenlendi.

Toplantıda konuşan DEİK Türkiye-Avrupa İş Konseyleri Koordinatör Başkanı Mehmet Ali Yalçındağ da Türkiye-Avrupa İş Konseylerinin 26’sı AB ülkesi olmak üzere toplamda 37 ülkeden oluştuğunu söyledi.

Dünyanın yeni bir Avrupa’ya ihtiyacı bulunduğunu dile getiren Yalçındağ, “Bu yeni Avrupa’yı birlikte inşa edelim. Bu her iki taraf için de bir küresel rekabet gücü gerekliliği” dedi.

Yalçındağ, Türkiye-Avrupa İş Konseyleri olarak AB liderlerine ve Avrupa’yı yönetenlere bir mektup hazırladıklarını ve gönderdiklerini kaydederek, “Mektubumuz yarın Financial Times’ta açık olarak yayımlanacak ve başta Avrupa olmak üzere geniş kitlelere ulaşacak. Bu mektupla, iş dünyasının Türkiye’nin tam üyeliğine verdiği desteği, ortak projelerdeki potansiyeli ve somut işbirliği alanlarını açık bir şekilde ortaya koyuyoruz” diye konuştu.

Türkiye ile AB arasındaki ilişkinin yalnızca diplomatik bir başlık olmadığını, aynı zamanda ekonomik entegrasyon, ortak üretim ve karşılıklı bağımlılık anlamına geldiğini vurgulayan Yalçındağ, AB’nin Türkiye’nin en büyük ticaret ortağı, Türkiye’nin ise AB’nin beşinci büyük ticaret ortağı olduğunu anlattı.

-Dünyanın yeni Avrupa’ya ihtiyacı var

Yalçındağ konuşmasında, “Dünyanın yeni bir Avrupa’ya ihtiyacı var. Bu yeni Avrupa’yı birlikte inşa edelim” dedi. Yalçındağ şöyle dedi:

“Avrupa’nın stratejik bütünlüğünü güçlendirmesi ve yakın çevresiyle daha derin entegrasyona yönelmesi artık bir tercih değil açık bir zorunluluk haline geldi. Tam da bu noktada Türkiye, Avrupa’nın karşı karşıya olduğu küresel meydan okumalar için vazgeçilmez bir ortak olarak öne çıkıyor.”

“Konumuz Avrupa, Türkiye’nin AB’ye üye olması” diyen DEİK Av­rupa İş Konseyleri Koordinatör Başkanı Mehmet Ali Yalçındağ, küresel güç dengeleri hızla değiştiğini, Avrupa’nın, ABD ve Çin merkezli askeri, finansal ve tek­nolojik güç dengelerinde son yıl­larda zayıflayan konumunu tek­rardan güçlendirmek için kendi coğrafyasında yeni bir hikâye yazmak istediğini söyledi.

-AB’ye çağrımız açık ve net

DEİK Türkiye-Avrupa İş Konseyleri Koordinatör Başkanı Yalçındağ, belirsizliğin güven üretmediğini, yatırım kararlarını geciktirdiğini ve stratejik fırsatları zayıflattığını anlatarak, şu açıklamalarda bulundu:

“Bu nedenle AB yetkililerine çağrımız net: Türkiye, Avrupa’nın geleceğinin ayrılmaz bir parçasıdır. Ekonomi, teknoloji, güvenlik, enerji ve toplumsal alanlarda somut ilerleme sağlayacak pratik modeller hızla devreye sokulmalı. Bizler Türkiye-Avrupa iş dünyası temsilcileri olarak bu mesajı Avrupalı muhataplarımıza kararlılıkla iletmeyi sürdüreceğiz. 2026’nın söylemlerin aksiyona dönüştüğü bir yıl olması için odağımızı Türkiye’nin Avrupa entegrasyon sürecine yöneltiyoruz. Avrupa Birliği’nden beklentimiz çok açık: Stratejik ve vizyoner bir yaklaşım ve gecikmeden harekete geçilmesi.”

Mehmet Ali Yalçındağ, dünyanın yeni bir Avrupa’ya ihtiyacı olduğunu belirterek, “Bu yeni Avrupa’yı da birlikte inşa edelim. Daha farklı söylemem gerekirse, Avrupa’nın Türkiye’ye ihtiyacı var. Türkiye’nin Avrupa’ya ihtiyacı var. Dünyanın böyle bir Avrupa’ya ihtiyacı var. Avrupa’nın Türkiye’yi dışlayarak ekonomik ve stratejik özerklik kurabileceğine inanmıyoruz. AB’nin ve nüfuz sahibi üye ülke liderlerinin Türkiye’yi dışlayan stratejik körlükten bir an önce kurtulmaları ve Türkiye’nin tam üyeliğinin getireceği yararları görmeleri şarttır” diye konuştu.

-Yeni hikâye Türkiye ile birlikte yazılır

Yalçındağ, bir gazetecinin hangi konuları veya alanları önceliklendirdiklerine yönelik sorusu üzerine, Avrupa’nın yeni bir hikâye yazması ve gücünü yeniden ortaya çıkarması gerektiğini belirterek, şu cevabı verdi:

“Bu hikayeyi Türkiye ile birlikte yazarsan dünya yeni Avrupa’yı Türkiye ile birlikte yazılmış hikayede görmek istiyor. Avrupa’nın da kendini bu şekilde konumlandırmaya ihtiyacı var. Biz Avrupa değerlerine gerçekten ciddi değerler katabiliriz. AB üyesi olduğumuzda 500 milyon nüfusa 100 milyon da biz ekleniyoruz, 600 milyon oluyoruz. 18,5 trilyon dolarlık ekonomiye 1,5 trilyon dolar da bizden 20 trilyon dolarlık ekonomi oluyoruz. Ondan sonra Hindistan olmuş, Kuzey Amerika olmuş, onlar artık işin detayı diye bakıyoruz. Vize problemimiz olsun onlar artık işin detayı.”

-Sorunları dolaba koyalım

Yalçındağ, iki ülke arasında uzun süre çözülemeyen sorunlara rağmen ilişkiler sonlandırılmıyorsa o ilişkiye ihtiyaç olduğunu belirterek, “Peki sorunlar ne yapılmalıdır? Dolaba konmalıdır. Dolapta soğutulmalıdır ve yeniden bir ilişki başlatılmalıdır.” dedi.

Mehmet Ali Yalçındağ, sürecin ne kadar devam edeceğine yönelik soruya karşılık şu cevabı verdi:

“Bu sene bu işten sonuç almak istiyoruz. 13 Ekim’de Brüksel’de toplantı yapacağız. Bu toplantıda çok ciddi yol kat etmek istiyoruz. Hepimiz bu iş için işimizi gücümüzü bırakıp zamanımızı bu işe harcayacağız. Emek verdiğiniz ve katkı sağladığınız zaman sonuç alacaksınız. Biz bu iş için ‘bugün’ diyoruz. Şimdi zamanı olduğunu düşünüyoruz. Onun için bu yıl çok değerli.”

Hükümet ne kadar arkada?

Yalçındağ, bu süreçte hükümetin kendilerine ne kadar destek verdiğine yönelik soru üzerine, geçmiş yıllarda Türkiye’nin ciddi şekilde gündeminde olmasına rağmen AB üyeliğine istediği yanıtı alamadığını ve bunun kamuoyunda hayal kırıklığı yarattığını söyledi.

Bu konuda neden tekrar harekete geçtiklerine işaret eden Yalçındağ, “Her şeyin bir zamanı var. Bunun zamanının şimdi olduğunu düşünüyoruz.” şeklinde konuştu.

Mehmet Ali Yalçındağ, mevcut durumun sürmesi halinde Avrupa’nın 5-10 yıl sonra zor duruma düşebileceğini belirterek, “(Bu söylem hasta bir yapıyı tutup elinden kaldıran bir tanıma doğru gidiyor’ sözü üzerine) Aynen öyle. Zaten hasta adam tanımını biz yapmıyoruz. Hasta adam tanımını Financial Times gazetesinde de yazdı bir sürü yazar, sizler de yazmışsınızdır.” dedi.

-“Öyle bir şey yok artık”

Yalçındağ, bir gazetecinin, “Türkiye’nin AB üyeliği noktasında Brüksel’deki yetkililere soruyoruz ve onlar da ‘Türkiye üye olmak için gereken kriterlerin hala bazılarını yerine getirmedi’ diyor. Süreci canlandırmak için Ankara’dan da beklentiniz var mı?” şeklindeki soruya karşılık şu cevabı verdi:

“Öyle bir şey yok artık. Böyle bir lüks kalmamıştır Avrupa’da, tren kaçmıştır. Artık bu bir zarurettir. Türkiye ne yapacağını biliyor zaten. Türkiye artık 1,5 trilyon dolarlık ekonomi oldu. Türkiye’yi yönetenler de ne gerekiyor biliyor. O tren kaçtı. Avrupa’nın, bugün bizim Avrupa’ya ihtiyacımız olduğundan daha fazla ihtiyacı var bize. Eskiden bizim çok daha fazla ihtiyacımız vardı, şimdi bizim ihtiyacımız var, ama onların bize daha fazla ihtiyacı var. Bir sürü ülkeden şu anda mesajlar iletiliyor, ‘Sizinle önden halledelim arkadan sonrası gelir’ diyorlar. O günler geçti. Bakın politikacı değilim, iş insanı olarak benim sabrım taşmış durumda.”

Yalçındağ, bu mektuba olumlu cevap alamamaları halinde üç ay sonra ikinci mektubu, yılın son çeyreğinde de üçüncü mektubu göndereceklerini belirterek, “Avrupa’nın akıllı insanlar tarafından yönetildiğini varsayıyorum. Yani çok açık ve seçik bir şeyi reddetmek, buna karşı durmak, bu gelen dalgayı görmemek, böyle bir şey olamaz” şeklinde konuştu.

Paylaş:
DEİK

İlgili Haberler

Yorumlar

Yorum Yaz