Ümit BATMAZ & RUSYA’NIN UKRAYNA SALDIRISI VE ETKİLERİNİN SON DURUMU

2022 yılının pandemi sonrasında yeni bir başlangıç olacağına dair umutlar, hamsi olacağımız gibi Şubat ayının sonunda Rusya'nın Ukrayna'ya saldırısıyla bir anda renk değiştirdi. 24 Şubat 2022’de Ukrayna topraklarına giden Rus birliklerinin ilerlemesi sadece siyasi ve askeri alanda değil aynı zamanda jeopolitik, ticari, ekonomik, sosyal ve insani alanlarda birçok önemli etki yarattı. Bu etkilerin kimini doğrudan hayatımızın için[i]de hissettik ve halen hissediyoruz. Bazı etkiler ise çok daha uzun vadeli sonuçlar yaratıyor ve bunların bir kısmını ilerdeki kuşaklarda yaşayacaklar. Bu yazımızda savaşın verilerle görülebilir etkileri üzerine bir durum tespiti yapmaya çalışacağız.
SAVAŞIN SAHADAKİ SON DURUMU
“Institut For The Study Of War” isimli ünlü Amerikan menşeili sivil toplum örgütünün yayınladığı son raporlara göre çizilmiş haritayı yazımızın içinde bulabileceksiniz. Bu haritadaki bilgilere göre savaşın geldiği son noktada Rusya'nın ön gördüğünün dışında farklı bir yerde olduğunu tespit edebiliyoruz. Özellikle savaşın Rusya adına iyi gittiğini düşünen kesimler için saldırının başında Rusya'nın Kiev dahil Ukrayna'nın birçok büyük şehrini ele geçirmek üzere harekete geçtiğini anımsatmak gerekir. Haritada gördüğümüz gibi bugün büyükşehirler Rus işgalinin tehdidi altında değiller. Gelen bilgilere göre bu şehirlere havadan roket ve insansız hava aracı yoluyla saldırılar yapılsa da kara birliklerinin ulaşmasının söz konusu olmadığı anlaşılıyor. Saldırının başında Rusya'nın işgal ettiği Kherson ve Kharkiv Bölgelerinde toplam 75 000 kilometrekareye yakın bir sahanın tekrar Ukrayna tarafından 2022 Kasım'da geri alındığı biliniyor. Saldırı başlamadan önce Rusya, Kırım ve Donetsk bölgelerinin kontrolünü elinde tutuyordu. Bu 2 bölgenin toplam yüzölçümü 42.000 km kadar. Buna ek olarak Rusya bugün Kırım'ın kuzeyinde ve yine Lohansk’ın kuzeyinde olmak üzere yaklaşık 44.500 kilometrekare sahayı işgal etmiş durumda. Kasım 2022 den bu yana uzun süreli bir savaşa hazır olmadığı anlaşılan Rus ordusu Ukrayna birlikleri ile bir yıpratma savaşına girişmiş durumda. Rusya'nın savaşın ilerleyen aşamalarında kısmi de olsa seferberlik ilan etmiş olması bir anlamda askeri alanda yaşadığı sıkışıklığın ifadesi olarak değerlendirildi. Bugün savaşın ne yönde seyredeceğini kestiremez isek de bir yıpratma savaşı şeklinde sürdüğünü ve 2 bloklu bir dünya hazırlığı için jeopolitik çalışmaların yapıldığını biliyoruz.

Savaşın en dramatik yanı tabii ki insani boyutuyla ortaya çıkıyor. Rus saldırısının sonrasında 2023 Mart ayına kadar 8 milyondan fazla Ukraynalının mülteci olarak diğer ülkelere geçti bildiriliyor. UNHCR’dan Alınan bilgiye göre bu mültecilerin %35’i Rusya'ya %19’u Polonya’ya, %13’ü Almanya'ya, % 6’sı Çek Cumhuriyeti'ne ve geri kalanı da birçok Avrupa ülkesine dağılmış durumda. Görüldüğü gibi aslında yoğun biçimde paylaşılan bir ortak kültürün 2 ülkesi savaşır durumda. Türkiye ve Romanya sırasıyla 96.000 ve 110.000 mülteci yine paylarına düşen %1 mülteciyi kabul ettiler. Savaşın sona ermesinden sonra bu insanların ne şekilde yurtlarına geri döneceği tahmin edilebileceği gibi henüz bilinmiyor.

RUSYA’YA KARŞI UYGULANAN PETROL YAPTIRIMLARININ ETKİLERİ
Savaşın önemi boyutlarından bir tanesi Rusya'ya karşı uygulanan yaptırımlar ve bu yatırımların neticeleri olarak öne çıkıyor. Amerika Birleşik Devletleri'nin öncülüğünde ve Avrupa Birliği'nin kuvvetli desteğiyle devreye alınan bu yaptırımlar Rusya ekonomisinin savaşı destekleme gücünü kırmayı hedefliyor. Rus ekonomisinin en büyük girdi kaynağının fosil yakıtların ihracatı olduğunu uzun yıllardır biliyoruz. Avrupa Birliği üyeleri en başta Almanya olmak üzere karşılıklı bağımlılık ilkesi üzerinden fosil yakıt ithalatına Rusya'ya endeksleyerek Rusya'nın demokratik uluslararası topluluğa entegrasyonunu başarabileceklerini düşünmüşlerdi. Ancak bu karşılıklı bağımlılık Rusya tarafından zafiyet olarak değerlendirildi ve savaş sırasında veya en azından savaşın başında bir silah olarak kullanılmak istendi. Buna karşılık Avrupa topluluğu hızlı biçimde kaynak çeşitliliğine ve tabii enerji politikasında temel bir değişikliğe giderek karşılık verdi. CREA[1] tarafından derlenen bilgiye göre savaşın başladığı 2022 yılı Şubat ayından bu yana Avrupa Birliğinin Rusya'dan fosil yakıt ithalatı günlük 600.000.000 €'dan 150.000.000 € seviyelerine inmiş durumda. Yaptırımlara katılmayan veya sınırlı şekilde katılan ülkelerde bu anlamda büyük bir değişiklik görülmese de, Rusya'nın günlük ihracat gelirinin 550 milyon € seviyesinin altına indiğini, önümüzdeki dönemde Avrupa birliğinin yeni yaptırımlarıyla (LNG boru hattının kapanması ve azami 30€/varil fiyat sınırlamasına geçilmesi) günlük gelirinin 350 milyon €'nun altına düşmesi bekleniyor.


UKRAYNA’NIN DEĞİŞEN İHRACAT PROFİLİ
Rusya'nın yanı sıra Ukrayna ekonomisi de çatışmalardan şiddetli biçimde etkileniyor. Ülkenin karşılaştığı yıkım ile bir sonraki paragrafta yüzleşeceğiz. Ancak ondan önce savaşın Ukrayna'nın ihracat desenini nasıl etkilediğini ele almak gerekiyor. Bu aşamada Ukrayna'nın konuşuyor ülkelere yaptığı tahıl ihracatı ilginç bir veri olacaktır. grafikte görüldüğü gibi Romanya Polonya Macaristan ve Slovakya üzerinden Ukrayna'nın 2020 yılındaki tahıl ihracatı toplamda 18 milyon ABD doları civarında görülüyor. 2022 yıl sonundaki verilere baktığımızda ise bu 4 ülkeye tahıl ihracatının 2 milyar 200 milyon dolar seviyesinin üstüne çıktığını görüyoruz. Yani savaşın başlamasından sonra Ukrayna ihracat kanallarını değiştirmiş ve ürettiği tahılın önemli bir kısmını komşu ülkeler üzerinden satmaya başlamış. Bunu sadece geçici bir durum olarak görmemek yerinde olur çünkü bir kere ihracat kanallarını açtıktan sonra bu yollardan ilerlemenin verimli olacağını bir daha kolay olacağını mutlaka ihracatçı ülke değerlendirecektir. Romanya bu anlamda büyük bir avantaj kazanmış görünüyor.

UKRAYNA’NIN YENİDEN İNŞASI GEREKLİLİĞİ
Son olarak Ukrayna'nın karşılaştığı büyük yıkımın ulaştığı noktaya bakmakta fayda var. Tabii ki mülteciler ve savaş sebebiyle hayatını kaybetmiş sivil ve asker insanların boşluğunu doldurmak mümkün olmayacaktır. Ancak savaş sona erdikten sonra ülkenin tekrar ayağa kalkması adına birtakım işlerin yapılması gerekecektir. Birleşmiş Milletler vasıtasıyla yapılan bir değerlendirmeye göre Ukrayna'nın tahrip edilen alt yapı ve üst yapısının yenilenme maliyeti 400 milyar dolar bir yatırım gerektirecek.

Bunun alt harcama kalemlerine baktığımız tabloda inşaat kalemlerinin önemli bir miktar tuttuğu gözükse de, en az onlar kadar önemli miktarda imalat ve ticaret yatırımlarının söz konusu olduğunu görüyoruz. bu vesileyle ve geleceğe hazırlanmak adına Türk ve Romen ekonomi aktörlerinin inşaatın yanı sıra imalat ve ticaret ürünlerine de hazırlanmaları faydalı olacaktır. Bu büyüklükte bir pazar örneğin Türk makine imalatçılarının önünü açabilecektir. Türkiye veya Romanya'da yapılabilecek bir imalat faaliyetiyle Ukrayna pazarının derinliğinden faydalanarak Avrupa pazarına kapı açmak söz konusu olabilecektir. Aynı zamanda savunma sanayinin de savaş sonrasındaki yeniden yapılanmada yer alması söz konusudur. Buradaki faaliyet bir yandan Ukrayna ordusunun yenilenmesi diğer yandan da savaş artığı malzemenin bertaraf edilmesi şeklinde olacaktır. Toplamda 400 milyar dolar olarak hesaplanan bu maliyet tabii ki kısa dönemli bir maliyet olmayacak ancak Ukrayna'nın yeniden yapılanma sürecinin ne kadar önemli bir pazar büyüklüğü yaratacağının da fikrini verecektir.



