ÜMİT BATMAZ & PILDER Batarya Teknolojileri Zirvesinden İzlenimler (2)

Bilindiği gibi elektrikli araçlar ve batarya teknolojileri son dönemde giderek yaygınlaşırken kamuoyunun ve yatırımcıların dikkatini cezbediyor. Sadece elektrikli araç satın almak veya üretmenin yanı sıra batarya ve ilgili ürünlerin teknolojilerini geliştirecek yetkinliklere sahip olmak ülkeler açısından stratejik önem taşıyor. Avrupa Birliği, Amerika Birleşik Devletleri ve Çin, her biri ayrı ayrı olsa da aynı hedefe yönelik olarak yoğun biçimde teknoloji geliştirme yatırımları yapıyorlar. Türkiye'de gelişmekte olan bir ülke olarak bu eğilimleri yakından takip etmeye çalışıyor. Ancak Türk sanayisinin 1.900 doksanlarda yaptığı büyük atakla üretim alanında elde ettiği avantajı teknoloji geliştirme anlamında dönüştüremediğini biliyoruz. Teknoloji geliştirmek için gerekli olan önemli yetkinlikleri elde etmek ve elindekileri kaybetmemek için yapılması gerekenlerin gerisinde kaldığımızı da söyleyebiliriz. Böyle bir panorama içinde PILDER’in Gebze'de, Bilişim Vadisi'nde 25-26 Eylül 2024 tarihlerinde düzenlediği Batarya Teknolojileri Zirvesi Türkiye'deki batarya ekosisteminin gelişmesi ve teknoloji geliştirme yönünde ilerlemesi için çok önemli bir organizasyon olarak görülmelidir.

Kısa adı PİLDER olan Pil ve Batarya Üreticileri ve Tedarikçileri Derneği 2022 yılında yedi firmanın iş birliğiyle kurulmuş bir sivil toplum kuruluşu olarak önümüze çıkıyor. Kendi ifadeleriyle amaçlarını, Türkiye'nin ve çevre bölgelerin pil ve batarya tedarik ihtiyaçlarını karşılamak, bu alandaki teknolojik gelişmeleri desteklemek ve sürdürülebilir enerji çözümleri sunmak olarak belirlemişler. 7 kurucu üyeyle başlayan bu çalışma bugün 30 kadar üyeye ulaşmış. Batarya Teknolojileri Zirvesi, Türkiye'deki lityum iyon hücre imalatının ilk yatırımcısı olan ASPİLSAN'ın 2022’ye dek 7 kez Kayseri'de düzenledikleri batarya teknolojileri çalıştayının bir devamı olarak değerlendirilmelidir. PİLDER ilk batarya teknolojileri zirvesini yine Bilişim Vadisi'nde geçtiğimiz yıl düzenlemişlerdi. Bu yılki etkinlik, sektör temsilcilerinin ve öncü firmaların bir araya geldiği ve yeni teknolojiler hakkında geleceğe hazırlamak adına önemli görüşmelerin yapıldığı bir platform haline dönüştü.
Batarya Teknolojileri Zirvesi 2024’den gözlemler
Yakın gelecek için batarya stratejileri : Çin tarafından hızlı biçimde ele geçirmiş olan hammadde, hücre ve batarya imalatında Amerika Birleşik Devletleri ve Avrupa Birliği'nin yoğun yatırımlarla arayı kapamaya çalıştığı görünüyor. Ancak önemli gereksinimlerden birisinin mühendislik yetkinlik ve kapasitesinin olduğu ifade ediliyor. Bu bağlamda 2028 ve ötesinde bataryaların performanslarının geliştirilmesinden hareketle daha ileri teknolojilerin öne çıkabileceği düşünülüyor. Hücre yapısının kimyasal çeşitliğindeki yenilikler (NMC, LFP, LMFP – Nikel Magnezyum Kobalt – Lityum Demir Fosfat veya Lityum Magnezyum Demir Kobalt gibi) ve batarya kontrol sisteminin yazılım uygulama tabanlı iyileştirmeleri, maliyetleri düşürmeye ve verimliliği artırmaya yönelik önemli gelişmelerdir.

2020'de 20 milyar € olan lityum iyon batarya pazarının 2030’a geldiğimizde 550 milyar avroya ulaşabileceği öngörülüyor. Bu rakam görüldüğü gibi 10 yılda 30 kattan daha büyük bir büyümeyi ifade ediyor. Yarı iletken endüstrisinin 40 yılda 15 kat büyüdüğü ancak halen en büyük ihtiyaç halinde olduğu düşünülürse bu talebin inanılmaz bir boyutta olduğu açıkça görülüyor. Yeşil enerji devrimi medeniyetin her uygulamasında yerini perçinledikçe elektrik depolama çözümlerine olan gereklilik hızlanarak artıyor. Batarya uygulaması sadece elektrikli otomobiller için değil enerji santralleri, enerji dağıtım hatları, elektrikli ev gereçleri, bazı istasyonları, savunma sistemleri, inşaat sektörü ve ve birçok benzeri uygulamada önümüze gelecektir. Birbirinden farklı nitelikte batarya performansı gerektiren bu uygulamalar için sektörün farklı şekilde segmentasyona gitmesi kaçınılmaz görünüyor. Yani bugün batarya paketlemesi yapanların zaman içinde statik elektrik depolama ünitelerine yönelmeleri veya otomobil bataryası için hücre yapanlarla enerji hatları için hücre yapanların farklı kimyasallar ve farklı teknolojilerle üretim yapmaları beklenmesi gereken gelişmeler olacaktır.
Zirveye katılan firmalardan alman P3 şirketini temsilen görüşlerini bildiren Jan Zickler tarafından paylaşılan beklentilere göre 2035 yılına kadar yapılan öngörülerde toplam batarya talebinin dünya çapında 9 teravatsaat TWh yani 9 milyon MWh seviyesine ulaşması bekleniyor. Bu talebin % 72’si otomobillerden gelirken %14’ü ticari araçlarla bağlantılı olacak şekilde öngörülüyor. Dolayısıyla geri kalan %14’ü ise sabit enerji depolama alanına yönelik uygulamalar olarak belirlenmiş.
Her 2 günde yapılan sonuçlarla bağlantılı olarak batarya gelecek teknolojileri için 6 noktada çalışmanın önemi ortaya çıkıyor.
Performans Geliştirme
Maliyet Düşürme
Ürün Çeşitliliği
Hammaddeye ulaşılabilirlik
Tedarik Zincirinde Yerlileştirme
İmalat Fabrikalarının kurulması
Bu alanlara tek tek bakarak detaylı inceleme gereği ortaya çıkıyor. Söz konusu etüdün hem Türkiye hem de Romanya açısından kritik nitelikte yatırımları yönlendirme çabalarına yardımcı olması beklenmelidir. Yukarıdaki alanlarda yapılacak stratejik tercihlerle aşağıda ifade edilen somut yatırım tercihlerinin niteliği belirlenecektir :
Üretilecek veya kullanılacak batarya hücresinin tanımlanması
Hücrenin içindeki katot aktif malzemenin niteliği
Hücrenin içindeki anot aktif malzemenin niteliği
Hücrenin içindeki inaktif ileri mühendislik malzemeleri
Yeni geliştirilen batarya teknolojileri
Karbon Emisyonu Denklemi : Batarya imalat zincirindeki karbon emisyonlarının hesabına olarak batarya pasaportuna dahil edilmesi gerekliliği önümüzdeki dönemde batarya imalatçılar açısından önemli bir beklenir değişiklik olmaya aday görünüyor. Karbon emisyonu düşük olan bataryaların elektrikli araçlar üzerinde avantaj kazanacağına kesin gözüyle bakabiliriz. Kanun koyucunun bataryanın kimliğinin yanı sıra bataryanın performansını yöneten yazılıma da erişimi olması sektörün disipline edilmesi açısından çok önemli bir adım olarak görülmelidir.


