Ana Sayfa / Gündem / ÜMİT BATMAZ & KLASİK ANLAMIYLA ELEKTRİKLİ ARAÇLAR VE ÇİN JEOPOLİTİĞİ - 10

ÜMİT BATMAZ & KLASİK ANLAMIYLA ELEKTRİKLİ ARAÇLAR VE ÇİN JEOPOLİTİĞİ - 10

28 Aralık 2024 21:590 görüntülenme
ÜMİT BATMAZ & KLASİK ANLAMIYLA ELEKTRİKLİ ARAÇLAR VE ÇİN JEOPOLİTİĞİ - 10

Sonuçlar - Gelecek

Yazı dizimiz boyunca sizlere elektrikli otomobil bataryalarındaki jeostratejik bahisleri aktarmaya çalıştım. Konu sadece teknik değil aynı zamanda uluslararası ilişkiler bütününü etkileyen ve onlardan etkilenen bir çok özne içeriyor.

Avrupa ve ABD’nin elektrikli araca geçmekte kararlı olmaları sadece arzularından kaynaklanmıyor. Rusya’nın güvenilmez bir partner olarak kendisini diskalifiye etmesi sebebiyle AB enerji bağımsızlığı ararken ABD yeni teknolojileri kendi imalat sistemini ayağa kaldırmak için bir kaldıraç olarak görüyor. Büyük olasılıkla Washington yönetimleri savunma sanayisinin getirisiyle kendi ekonomilerini ve teknolojilerini daha uzağa götüremeyeceklerini okuyorlar. Aynı zamanda global jeostratejik konumlarının Çin hükümetinin politikaları neticesinde sarsılma tehlikesi geçirdiğinin de farkındalar. Hem imalat sanayilerini güçlendirmek hem teknolojik olarak geride olmamak hem de dünya ticaretindeki paylarının gerilemesi için hamleleri yapmak zorundalar. Yine de bu hamlelerin yapılmasının arzu edilen neticeyi kendilerine getirip getirmeyeceğini zaman içinde görebileceğiz.

Çin ise kendilerini utanç verici olarak değerlendirdikleri, Avrupa’nın ezici üstünlüğüne teslim oldukları yüzyılların tahsilatını yapmak istiyor. Kendisini dünyanın merkezinin imparatorluğu olarak kültürleri vesilesiyle de teknolojik olarak öne geçmeyi bir avantaj olarak kullanıp dünya pazarlarının tümünü istedikleri şekilde idare edebilmeyi ümit ediyor olabilirler.

Sonuç

Elektrikli otomobillerin günlük hayata giriş sürecinden bir çok aşılması gerekli sorun olduğu bilinmektedir. 2010 yılına dönerek, o zamanın yayınlanan inceleme ve yorumlarına bakılırsa, elektrikli araçlarla ilgili en önemli sorunların öncelikle batarya fiyatları olduğunu ve peşi sırada da batarya şarj süreleri, şarj noktalarının mevcudiyeti, batarya teknolojisinin güvenilirliği gibi konuların sıralandığı görülmektedir. Bugün itibarıyla ise, bu dönüşümün olacağı kesinleşmesine karşın hem fiyat hem de tedarik bağımsızlığının öne çıktığı anlaşılmaktadır. Sanyi devrimi sonrası insan türünün enerji ihtiyacını karşılamak için çok kökten bir takım değişikler yaşanmaktadır. Güneş enerjisinden veya rüzgardan elde edilen karbon emisyonu düşük ve yenilenebilir enerjilere bağlı teknolojiler hızla gelişmektedir. BloombergNEF’in Verdiği grafikte de görüldüğü gibi önümüzdeki dönemde otomobillerde bataryalarında LFP teknolojisinin öne geçmesi büyük bir olasılık olarak görülmektedir. Bu dönüşümün Bloomberg analistlerinin öngördüğü hızda olup olmayacağını yine yaşayarak görebileceğiz.

Avrupa Birliğinin kanun koyuculara model olarak tüm dünyaya örnek olduğu açık şekilde görülmektedir. Yine de bu durum Çin’in hızlı ve kuvvetli stratejik eylemleri karşısında avantaj üretmemiştir. Gelecek dönemde ABD ve AB’nin Çin ile olan aradaki açığı kapatması ve 5-10 yıllık bir süreç sonrasında elektrikli araç bataryalarında tedarik bağımsızlığına kavuşmaları beklenebilir. Bunun gerçekleşmesi için mevcut projelerinin başarılı şekilde tamamlanması önem taşımaktadır. Her halukarda atmosferdeki karbon miktarının kontrol altında tutulabilmesi için ABD, AB ve Çin’in eş zamanlı elektrikli araç teknolojisine geçmesi, uygarlık için çok önemli ve denklem değiştiren bir adım olmaktadır. Yeni gelişmekte olan teknolojilerin kısa vadede devreye girmesi beklenmemelidir. ABD, AB veya Çinli üreticilerin hiç birisinin yeni bir teknolojiyi – lityum-iyona yapılan yatırımlar geri dönmeden- kitlesel bir yatırım amacı olarak kullanması da olası değildir.

Paylaş:
ÜMİT BATMAZ

İlgili Haberler

Yorumlar

Yorum Yaz