ÜMİT BATMAZ & Batarya geri dönüşümüyle ilgili gelişmeler - 11

Sonuçta Batarya Geri Dönüşümü Otomotivcilerin İşleri Arasına Girer
Geri Dönüşüm Firmaları Otomobil Firmalarıyla Ortaklık Kuruyor
Batarya geri dönüşümüyle ilgili olarak birçok yeni haberle karşılaştık. Aslında her gün yeni haberler geliyor. Yazılarımızı da ifade ettiğimiz gibi her gün bir yeni girişim veya yeni ortaklığın ya da yeni fabrikanın haberinin gelmesi şaşırtıcı değil, neden derseniz biliyorsunuz Avrupa'nın ve Amerika'nın bu alanda çok büyük yatırımlara ihtiyacı var. Avrupa komisyonu'nun bu konudaki batar ya üreticisini sorumlu tutan yaklaşımı aslında tarihi bir döngüsel ekonomi adımının ilk etabını oluşturuyor. Ondan sonra her bir sanayi ürünü üreticisi maddelerin yaşam döngüsünün başlangıcından sonuna kadar sorumlu olmayan kendisini hazırlamak durumunda olacaktır.
Bir önceki yazımızda belirttiğimiz gibi 2030’da Avrupa Komisyonu'nun geri dönüşümden gelen malzemeyle yapılmış batarya miktarını garantilemek için ihtiyaç duyduğu geri dönüşüm kapasitesinin bugün için ancak % 10’u Avrupa'da mevcut görünüyor. Dolayısıyla kısa vadede hızlı biçimde organize edilmesi gereken büyük yatırımlar söz konusu olacaktır. Bu büyük yatırımların arasında otomotiv açısından ele aldığımızda son haberler aşağıdaki 3 noktayı öne çıkarıyor :
Mühendislik Giderleri
Öncelikle mühendislik yetkinliğinin içinde bulunduğumuz dönemde en kritik eksikliklerden biri olduğunu söylemek gerekiyor. Son yıllarda çeşitli vesilelerle, özellikle de hızlı yoldan servet sağlama imkanı vermiş olan internet bazlı teknoloji firmalarının pompaladığı haliyle üniversite mezunu olmaya gerek yoktur efsanesi, içinde bulunduğumuz döngüsel ekonomiye geçiş sürecinde tamamen havada kalıyor. Otomobil firmaları bunun en şiddetli etkisini hisseden firmalar olarak öne çıkıyor. Otomobil firmalarının neden bugünlerde zor durumlardan geçtiğini başka bir yazıda ele alacağız, ancak kilit noktanın teknoloji geliştirmek için gerekli olan mühendislik yatırımı olduğunu burada belirtmek yerinde olur. Batarya geri dönüşümü de mevcut haliyle otomotiv sektörünün olgunluk suyla karşılaştırıldığında henüz emekleme aşamasında olan bir sektör olarak görülmelidir. Anlaşıldığı kadarıyla otomotivcilerin batarya geri dönüşümü üzerine mühendislik yatırımı yaparak hem döngüsel ekonomi hem de verimlilik adına teknolojik gelişimin sağlamaları gerekmektedir.
Riskli teknolojilere yatırım
İkinci konu söz konusu teknolojilerin yine otomobilcilerin çok hoşlanmadığı riskli alanlardan geçiyor olmasıdır. Bu konu özellikle kimyadır. Otomobilcilerin araç üzerinde en az hoşlandıkları şeylerden birisi sıvılardır. Dinamik kuvvetlerle yönetilen bir aracın içindeki sıvıların kontrolü oldukça karmaşık ve sıkıntılı çözümler gerektirir. Onun yerine katı haldeki malzemeleri tercih ederler. Bataryaların bugünkü halinin sıvı elektrolit içerdiğini ve bu sebeple otomobilciler açısından çok da arzu etmedikleri bir çözüm olduğunu düşünebiliriz. Bu 2 noktada önem taşıyor. Birincisi katı hal bataryalarının geliştirilmesi ve ikincisi de mevcut bataryaların geri dönüşümü için gerekli olan teknolojilerin geliştirilmesidir. Her iki konu riskli proje yatırımları içeriyor, mühendislik etkinliğiniz olsa bile projenizin başarıyla sonuçlanacağını garantisi maalesef yoktur. Endüstride araştırma geliştirme olarak ortalama %10 ticari başarı şansıyla hareket eden projeler ile çalışıldığı düşünülürse, önemli bir miktar finansal kaynağın kaybedileceği ve ancak başarı sağlandıktan sonra bunların tazmin edilebileceğini planlamak zorunludur. Doğal olarak bu da otomotivciler üzerinde mühendislik giderlerinin yanı sıra ikinci bir finansal yük yaratmaktadır.
Yatırım verimliliği
Döngüsel ekonomi öncesi döneme baktığımızda, bataryadan bağımsız olarak geri dönüşüm sektörünün neredeyse tümünün rantabilite anlamında verimsiz olduğunu net biçimde ölçebiliyoruz. Yani geri dönüşüm firmaları herhangi bir şekilde yasalarla formalize edilmiş, devlet tarafından ödenen sübvansiyonlar olmadan kârlı şekilde çalışamıyorlar. Bu yazımızın konusu değil ancak bunun birçok sebebi var. Bunların bir çoğu sektörün dışında olsa da - örneğin imalattan kaynaklanan karbon emisyonlarının vergilendirilmemesi ya da kullanılan malzemenin biyolojik çözünürlüğüne göre ek vergi olmaması - geri dönüşüm sektörünün kullandığı teknolojilerin ve endüstriyel çözümlerin verimlilik anlamında otomotivden oldukça uzakta olması önemli bir faktördür. Otomotivciler sadece teknoloji geliştirmek için değil, buna ek olarak geri dönüşümcülerin temelden verimli endüstriyel ürün ve proses tasarlamaları anlamında ellerindeki mühendislik yetkinliğini (know-how) paylaşmak durumunda kalacaklardır. Avrupa Komisyonu'nun tesis ettiği sorumluluk çizelgesi batarya geri dönüşümcülerinin sağlıklı biçimde çalışıyor ve hayat döngülerini devam ettiriyor olmalarını otomobil imalatçıları açısından yaşamsal bir noktaya taşıyor. Yani otomobil imalatçıları geri dönüşümcülerin finansal olarak tek başlarına ayakta durmamaları noktasını kabul edemezler. Otomobil firmalarının kendi parça tedarikçileriyle veya hizmet sağlayıcılarıyla olan ilişkileri geri dönüşüm firmalarıyla da benzer şekilde gelişmektedir.
İmalat Verimliliği
Batarya ile ilgili olarak otomobilcilerin etkilendikleri çarpıcı noktalardan bir tanesi imalat verimliliğinin otomobil normalinden çok uzakta olmasıdır. Otomobil parça imalatında ortalama üretim kaybı % 2 ila 5 arasında yer almaktadır. Fakat batarya imalatında, imalat hurdası olarak % 10’lar hatta % 20 ler telaffuz edilmektedir. Söz konusu kayıplar toplamda kar marjı % 10’un altında olan binek otomobil firmaları için kabul edilebilir nitelikte değildir. Ancak bu üretim kayıplarının avantajı yerinde geri dönüştürülebilir olmasıdır. Yani batarya hücresi imal ederken ortaya çıkan imalat hurdaları yine batarya hücresi imalat ünitesi içerisinde bir geri dönüşüm endüstriyel organizasyonuyla tekrar kullanılabilmektedir. Bunu çelik veya alüminyum döküm yapanların döküm atıkları tekrar kazana sokması gibi değerlendirebiliriz. Ne var ki, metalde olduğu kadar doğrudan ve basit bir işlem değildir. Bir geri dönüşüm projesine ihtiyaç duyulmaktadır, imalat ünitelerine geri dönüşüm tesisinin entegre edilmesi de otomobilcilerin destekleyeceği alanlardan biri olarak görülmektedir.
Avrupa normlarına uygunluk
Son olarak otomobil imalatçılarının uymak zorunda oldukları Avrupa yönetmeliklerinden söz etmek gerekiyor. 2023 yılında yayınlanan AB batarya yönetmeliğinin, bataryaların Ağustos 2031'den itibaren lityumda minimum % 6, nikelde yine minimum % 6 ve kobaltda minimum % 16 seviyesinde geri dönüştürülmüş malzemeden üretilmiş olmasını zorunlu kıldığını biliyoruz. Otomobil firmaları için çok kritik olacak bu eşik konusunda kimse risk almak istemeyecektir. En sağlam yol, geri dönüşümden gelen malzemeyi üretecek tesislerin kurulması ve işletilmesi konusunda ilgili firmalara destek olunmasıdır. Yani bir süreliğine teknoloji geliştirme potansiyeline sahip firmalara ortak olunacak veyahut satın alınacaktır. Üçüncü bir yol alım garantisi vermek ya da kredi sağlamak olur. Her durumda otomobil imalatçıları endüstriyel projenin içerisinde kendi adamlarının olmasını sağlayacakladır. Bunun amacı , kârlılığının sürekliliğini garanti edecek prosese sahip endüstriyel firmaların oluşması için otomotivin deneyimini taşımaktır.



