TSM sanatçısı İsmail Özkan: “Müziğin şifacı gücüne inanıyorum”

* “Yani müzik hayatımızın her anında var. Ama biz bu müziğe kulaklarımızı tıkadığımız için duyamayabiliyoruz”
13 Mayıs Cuma günü akşamı Bükreş’te Gazete Balkan’ın 17’inci yıl kutlama etkinliğinde sahne alacak olan Türk Sanat Müziği sanatçısı İsmail Özkan, pandemi sonrası soruları cevaplandırdı.
*Pandemi süreci 2 yıldan fazla bir süredir gündemimizi yoğun bir şekilde işgal etmekte. Bu süreçle beraber sosyal, ekonomik ve kültürel anlamda değişim geçirmeyen alan kalmadı hayatımızda. Pandemi süreci müzik sektörünü nasıl etkiledi?
-Tüm dünyayı etkisi altına alan bu salgın sebebiyle, izahı olmayan üzüntüler yaşadığımız aşikar. Çok kayıplar verdik; sevdiklerimizi, yakınlarımı kaybettik. En çok etkilenen alanlardan biri de kültür-sanat oldu. Evlerde kaldığımız o süreçte insanın kendiyle olan mücadelesine de tanık olduk. Ancak müziğin şifalandırıcı gücüne inanan biri olarak diyebilirim ki bu sektör de aldığı yaraları teker teker saracaktır. Dilerim ki bir daha böyle büyük bir salgınla karşılaşmaz, tüm insanlık olarak rahat bir nefes alabiliriz..
*1977 yılında Balıkesir’de hayata gözlerinizi açtınız. Küçük bir şehirde doğup İstanbul’a uzanan yolculuğunuzda iki farklı coğrafyanın size öğrettiği en büyük tecrübe ne oldu?
- Evet, Kuvâ-yi Milliye Şehri olan Balıkesir’de doğdum ve büyüdüm. Ta ki üniversite yıllarıma dek. Akabinde ise İzmir ve İstanbul geldi. Aslına bakarsanız iki farklı coğrafyadan ziyade; şu zamana kadar şiarım, güzel düşünmek oldu. Zira her gün güzel geçmeyebilir ancak günün içinde muhakkak bir güzellik vardır.
*Lise eğitiminizin ardından Diş Hekimliğini kazanmanıza rağmen müziğe olan aşkınızdan dolayı İstanbul Teknik Üniversitesi Türk Müziği Konservatuvarı sınavlarına girip kazanmışsınız. Bir sene İTÜ Konservatuvar bölümünde okuduktan sonra ablanızın da İzmir'de okuması ve ailenizin de isteği ile Ege Üniversitesinde Ses eğitimini tamamlamışsınız. Geçmişe dönüp baktığınızda diş hekimliğini bıraktığınız için pişman olduğunuz anlar oldu mu?
-Musiki benim çocuk yaşımda aklıma koyduğum bir ideal idi. Barış Manço’nun 7’den 77’ye adlı programına katıldığım an, ileride büyük bir sanatçı olacağımı hayal etmiştim. Üstelik, kendimi bildim bileli şarkı söyleyen biriyim. Çok başarılı bir öğrenciydim, ama musikiye olan sevdam ağır bastı ve onu seçtim. Bugün geriye dönme şansım olsa yine ayrı kararı verirdim.
Babanız Bayram Aslantaş Fizik öğretmeni. Uzun yıllar da Balıkesir Koray Lisesi’nde görev yapmış. Bir öğretmenin müzisyen oğlu olarak; ailenizin müziğe olan ilginize bakış açısı nasıldı? Desteklediler mi yoksa genel aile yapısında olduğu gibi doktor, mühendis, avukat gibi meslekler seçmenizi mi istediler?
Musikişinas bir ailede büyüdüm ben. Evimizde sürekli radyo açıktı ve o muazzam tınılar daha küçükken benim kulağımda yer etmeye başlamıştı. Bu yüzden kendimi hep şanslı addederim. Babam en nihayetinde bir öğretmendi ve tabiî ki de sınavlarda başarılı olmamı, sonrasında hangi mesleği seçeceğime karar vermem gerektiğini söylüyordu. Sonuç olarak ben sınavlarda başarılı olmuş, Diş Hekimliğini kazanmıştım. Ancak tercihimi konservatuar eğitiminden yana kullandım. Zira kalbimdeki musiki sevdası çok daha ağır basmıştı. Tüm ailem de bu kararımı destekledi.. Eğer sanatçı olacaksan ‘Ahmet Özhan’ gibi bir sanatçı ol diye de bana telkinde bulundular. Zira ailem, hepimiz gibi kıymetli büyüğüm Ahmet Özhan Beyefendiye hayrandı..
*TRT Müzik yolculuğunuz nasıl başladı?
-İzmir’de bir yandan okurken bir yandan da kendimi geliştirebilmek adına çalışmaya başladım. Yapımcılığa ve televizyonculuğa da o dönem merak sardım. Birçok yerel kanalda televizyon programları yaptım. Musikiye gönül vermiş biri olarak en büyük amaçlarımdan biri de, ülkemizin en nadide kurumlarından biri olan TRT kadrosunda yer alabilmekti. Takdir edersiniz ki TRT nice sanatçılar yetiştirmiş bir okul.. Mevlam nasip etti ve TRT İstanbul Radyosu’nda Ses Sanatçısı ve Yapımcı olarak görev alabildim. Yıllardır, Stüdyo 1 Radyo Günleri, Ege Akşamları, Alaturka Geceler ve Alaturka Akşamlar gibi müzik programları ile ülkemizin müzik kanalı TRT Müzik’de pek çok farklı şehirde bu programlar vesilesiyle konserler verip; icra ettiğimiz sanatı daha geniş kitlelere yaymak istedik. Bunda da başarılı olduğumuzu düşünüyoruz. Şimdilerde ise yine TRT Müzik ekranlarında Radyo Günleri programında kıymetli arkadaşım Mine Geçili ile izleyicilerimizin karşısındayız.
DEVAMI YARIN


