Toplumsal Güven ve Yardımlaşmanın Zayıflaması: Yaşadığım İki Örnek

* Nazım Turan yazdı
Toplumumuzda güven ve yardımlaşma duygularının giderek zayıfladığının canlı bir örneğini geçenlerde bizzat yaşadım.
Sabah evimden iş yerime arabamla yola çıktığımda, evimin hemen yanındaki hastaneden çıkan ve kolu sarılı olan bir kız çocuğu ile beraber taksilere el eden yaşlıca bir kadınla karşılaştım. Trafiğin yoğunluğu sebebiyle taksiler bir türlü durmuyor, kadın ve kızı adeta çaresiz bir şekilde orada kalmışlardı. Bu durumu fark edip, arabamın camını açıp onlara yardım etmeyi teklif ettim; gidecekleri yön benim ofisime de yakındı ve onları arabamla bırakabileceğimi söyledim. Ancak kadın, beklenmedik ve korkak bir tepkiyle, sert bir tavırla teklifimi hemen reddetti. Bu an, toplumumuzda insanların birbirine olan güven ve yardımlaşma duygularının ne derecede zayıfladığının açık bir göstergesiydi ve bende pişmanlık yarattı.
Benzer bir olayı kısa bir süre önce, İstanbul Havalimanı’ndan çıkışta tuvalet ihtiyacımı gidermek için tuvalete doğru yöneldiğimde yaşadım. Önümden yaşlı bir kadının tuvalete girmek için yavaş ve aksak bir şekilde yürüdüğünü gördüm. Tam o sırada, tuvalette temizlik görevlisi bir bey, kadına “Buyur teyzeciğim, buraya gir” diyerek sakatlar tuvaletini işaret etti. Ancak kadın, daha ne olduğunu anlamadan, çok ani bir tepki ile “Yok yok, ben gideceğim yeri biliyorum” gibi bir şeyler söyleyerek adamı tersledi ve kadınlar tuvaletine doğru yöneldi. Zavallı görevli, bana bakarak mahcup bir şekilde insanların yardıma bile nasıl tepki verdiğini anlatmaya çalıştı.
Bu olaylar, toplum olarak üzerinde düşünmemiz gereken temel sorunlardan birini ortaya koymaktadır: Nasıl olur da toplumsal güveni ve yardımlaşmayı yeniden inşa edebiliriz? Belki de bu sorunun cevabı, küçük ama anlamlı adımlar atmakta yatıyordur. Karşılıklı anlayış ve empati geliştirerek, teklif ve yardımlarımızda ısrarcı olmadan, insanların kendi tercihlerine saygı duyarak başlayabiliriz. Toplumsal güvenin yeniden inşası, bireyler arasındaki küçük etkileşimlerle başlar ve zamanla büyür. Belki de bir gün, hiç kimse iyi niyetli bir yardım teklifinden korkup çekinmek zorunda kalmayacak.


