Ana Sayfa / Gündem / SERPİL YILMAZ & Tanrılar Çıldırmış Olmalı

SERPİL YILMAZ & Tanrılar Çıldırmış Olmalı

31 Temmuz 2021 22:560 görüntülenme
SERPİL YILMAZ & Tanrılar Çıldırmış Olmalı

Ülkemizde ve dünya genelinde çıkan yangınlar ortalığı kasıp kavurup, tüm canlılara meydan okurken, insanın aklında bu kadar çok yangının eş zamanlılıkla başlamasının altında yatan ortak neden ne olabilir diye sorular yükseliyor ve her kafadan bir ses çıkıyor.

Ülkemizdeki bazı yangınların sabotaj olma ihtimalinin yüksek olduğu sanılmakla birlikte, yangınların başlamasına iklim değişikliğinden dolayı meydana gelen yüksek sıcaklıkların da neden olduğu da konuşuluyor.

Dünya üzerinde en soğuk bölgelerden biri olan Sibirya’da çıkan orman yangınının bir aydır hala söndürülemediği okuduğumuz haberler arasında.

Küresel ısınma hayatımızı tehdit ediyor ve NASA’nın yaptığı açıklamaya göre sanayi devrimi öncesine göre ortalamaların çok üzerine çıkan hava sıcaklığı hayatımızı olumsuz etkilemeye devam ederken her geçen yıl şiddetini de arttırıyor. Sel baskınları, depremler şimdi de yangınlar tüm canlılara zarar veriyor.

Yangınların dışında hava sıcaklığının mevsim normallerin çok üstünde olması da insanlığı bir başka açıdan tehdit ediyor.

Ateşle başlayan yaşam, yine bir ateşle yok mu olacak?

Varlığı ile dünyamız üzerinde yaşamı başlatan Güneş’in bu kızgınlığı sonumuz mu olacak?

İklim değişiklikleri her ne kadar bilim adamlarının araştırma konusu olsa da genel olarak hepimizin bildiği sanayi çılgınlığı nasıl etkiledi acaba iklimleri?

Parfümlerin ozon tabakasını deldiğini söyleyen uzmanlar neden termik santrallerin insan sağlığı ile birlikte, iklimleri etkileyebileceğine dair daha çok bilgi vermediler sizce?

Güneş ışınlarından ihtiyacımız olan enerjiyi sağlamak yerine, yer kabuğunu oydular, termik santraller ile havayı kirletip, insan sağlığına zarar verdiler. Doğayı katledip metropoller kurup, hayvanlara yaşam alanı bırakmadılar. Kapitalizmi besleyerek, insanları duyarsızlaştırdılar. Güven ve sevginin nasıl bir duygu olduğu unutulmak üzere. Bencilce kendi de dahil, hiçbir şeye saygısı olmayan insanlık yok edici ateşi körüklemeye, kendini yok etmeye devam ediyor.

Bu saydıklarım en yüzeysel şeyler, nasıl bir açlık bu insanda ki nasıl bir gözü dönmüşlük, aymazlık vs. belli değil. Canlıları bu bitki, hayvan, kadın, erkek diye ayrıştırıp, ötekileştirirken ne yaptığının, bütüne nasıl zarar verdiğinin farkında bile değiller.

Tanrı’nın kendi öz'ünden, doğuştan donanımlı yarattığı bu insanlık kendini neye layık görüyor acaba? Diye sormak isterdim ama sonuç ortada…

Gerçi bu günkü insanlık, geçmişte daha kötü şeyler de yapmışlar, kaç defa yok olup, yeniden varolmuşlar belli değil ama bu defa sanırım hadlerini aşmış olmalılar. Tabiatın doğasına aykırı yapılan her şeyin sonucunu yaşıyor ve yaşamaya devam ediyoruz.

Doğası bozulan her şey gün gelir sonumuz olur.

Virüstü, seldi, depremdi derken şimdide yangın yeri ortalık. Bize bunlar ne yapar diyen var mı hala aramızda bilmiyorum ama iyi şeyler yapmayacağı ortada.

Birkaç yüzyıl önce yaşıyor olsaydık “Tanrılar Çıldırmış Olmalı” kurban istiyorlar diye daha farklı vahşet de yaşanabilirdi.

Ne kadar karamsar bir tablo var ortada gerçekten içim daraldı, bu benim hayata bakış açım mı?

Hayır tabi ki!

Aslında daha da vahim durumlar var ama hepiniz zaten bunları biliyorsunuz.

Her şeye Rağmen yaşam amacımız neydi hatırlayalım; kendimizde dahil bütüne saygı, sevgi, barış, hoşgörü, paylaşmak, empati…

Canlı, cansız tüm varlıklara sevgimi gönderiyor, tüm acıların alan ve ışık hızında dinmesini seçiyor, birlik bilincinde buluşmayı diliyorum.

Paylaş:
Serpil YılmazTanrılar Çıldırmış Olmalı

İlgili Haberler

Yorumlar

Yorum Yaz