SERPİL YILMAZ & Soru Sormanın Önemi

Doğru zamanda doğru soru sormanın önemini hepimiz az çok biliriz. Alışa geldiğimiz bir başka şey de karşı tarafın vereceği cevabı tahmin edip olasılıkları da aynı zamanda akıl süzgecimizden geçiririz. Sınırlı düşüncelere sahip varlıklar olarak, sorulan soru ve cevabı tahmin edebilmemiz çok da dahiyane bir şey değildir.
Soru sorduğumuz yer “İlahi Kaynak” ise!
Gelecek cevaplar da sıra dışı ve tabi ki mucizevi olması olağandır. Ruhsal olarak iç sesimizi kıstığımızdan beri güzelim dünyamız da haketmediğimizi düşündüğümüz olaylar geliyor başımıza, hem bireysel olarak hem de dünya düzleminde. Hal böyle olunca ortada yanlış giden bir şeyler var.
Bunu farkeden Dr.Dain Heer kendi yaşamıyla ilgili, yaşamakla ölüm arasında bir seçim yapma arefesinde bir soru sormuş Evren’e ve cevap gecikmeden gelmiş. Sonrasın da ise yaşam tüm cömertliğiyle kapılarını açmış. Karşısına çıkan yeni fırsatları Farkeden Dr. Dain, bunu kendisiyle birlikte, bütünün en yüksek iyiliğine kullanmaya başlamış. Karşına hayatına yön veren yeni yol arkadaşları çıkmış ve bu arada “Kendin Ol Dünyayı Değiştir” isimli kitapla birlikte başka kitaplar da yazarak ve deneyimlerini bizlerle paylaşmaya devam ederek dünyayı dolaşıyor. Soru sormak, Evren ile iletişim kurmanın yollarından sadece biri ve en etkilisi de diyebilirim bana göre.
*Bir Soru Sorun...
Cevaplar Aramayın.
Şimdiden düşünmeye başladığınızı duyar gibiyim.
Çarklar dönüyor: Düşün, düşün, düşün.
Tik, tak, tik, tak.
Doğru, yanlış, doğru, yanlış. Bu GERÇEKTEN işe yarayabilir mi?
Aklım dediğiniz belalı makineden ve onun durmak bilmeyen doğru cevabı arama çabasından yeterince çekmediniz mi?
Size doğru cevap arayışı evreninden çıkışın yolunu vermeme izi verin:
BİR SORU SORUN
Gerçekten de bu kadar basit.
Nasıl işe yaradığına gelince: Çoğumuz hayatımızda ilerliyoruz nereye gittiğimize dair bir bakış açımız var ve gittiğimiz yön de işte bu lanet yön. İşte bu kadar. Lanet olsun!
Gittiğimiz yönün bu yön olduğuna karar verdiğimiz için, etrafımıza sağımızı solumuzu, ardını, ötesini, yukarısını göremediğimiz bu duvarları kendimiz örmekteyiz.
Tek seçeneğimiz, gidiyor olduğumuz sonucuna vardığımız yönde ilerlemek.
Bir soru sormazsak, kendimizin yaratmış olduğu, hayattaki tek seçeneğimizin o olduğunu sandığımız labirentin sokaklarında amaçsızca dolaşmaya terk ediliriz.
Eğer bir soru soracak olursak, aniden sağımızda solumuzda ardında ışıklar ve alanlar olan daha da başka kapılar ve olasılık geçitlerine açılan kapılar açılacak ve siz "Vay be daha önce haberdar olmadığım olasılıklar var." diyeceksiniz.
Soru diğer olasılık kapı ve geçişlerini açabilmenin anahtarıdır. Eğer bir soru sormazsanız, o yeni kapıları açmak bir yana, onları asla göremeyecek, orada olduklarını dahi bilemeyeceksiniz.
Ne zaman şüpheye düşerseniz, bir soru sorun.
Aşağıda hayatınızdaki birçok durum karşısında; daha fazla olasılıkları sorabileceğiniz bazı harika soruları bulacaksınız:
* Bundan daha iyi nasıl olur? (Bu soruyu ne zaman "iyi" bir şey olduğunda ya da ne zaman “kötü" bir şey olduğunda sorun)
* Bu konuda doğru olup da benim anlayamadığım ne var?
* Bunu değiştirmek için ne gerekir?
* Başka neler mümkün?
* Bunun benim hayal edebileceğimden bile daha iyi bir hal alabilmesi için ne gerekir?
* Bugün ben kimim ve hangi büyük ve harika maceralarım olacak?
Ve lütfen sorulara cevap aramaya başlamayın.
Bu realitede nasıl işlediğini görelim. Bir soru sorarız ve daha sonra aklımıza döneriz,
"Doğru cevap bu mu? Doğru cevap şu mu? Doğru cevap bu mu?"
Bu aynen küçücük bir tohumu alıp, ekmeye, onu sulamaya ve daha sonra ertesi gün onu topraktan çıkarıp henüz büyüyüp büyümediğini kontrol etmeye benzer. Büyümediğini gördüğünüz anda da "Seni aptal tohum! Daha çiçek vermedin mi?" dersiniz. Daha sonra onu tekrar eker ve sularsınız ve ertesi gün tekrar çıkarırsınız "Büyüdün mü?" sanki "Eeee...!?!?!" sizce bu tohumun sorunu mu? Hayır. Ona yeşermesi ve kök salması için zaman tanımadınız ki.
Dr. Dain, soru sorarak cevap aramadan onu rahat bırakmamızı tavsiye ediyor.
Bundan daha iyi nasıl olur?
Benim ve bütünün en yüksek iyiliği için, hep birlikte başka neler mümkün?


