Ana Sayfa / Gündem / SERPİL YILMAZ & İyileştirici Cümleler

SERPİL YILMAZ & İyileştirici Cümleler

16 Mayıs 2021 06:000 görüntülenme
SERPİL YILMAZ & İyileştirici Cümleler

“Girmekten korktuğunuz mağara aradığınız hazineyi barındır.” (Joseph Campbell)

İlaçların ve diğer müdahele yöntemlerinin uzun süredir çözemediği zorlukların ortadan kaldırılmasında dönüştürücü bir yaklaşım sunan bu bilgileri uygulayıp uygulamamak elbette kişisel bir tercihtir. Ancak hatırlamamız gereken şey çocukluğumuzdan itibaren, yaşanmışlıklar için de bastırdığımız olumsuz duyguların, fiziksel hastalıklara veya kaynağını bilemediğimiz travmalara neden olduğudur. Alınacak tıbbi yardımla birlikte bu çalışmaları da dikkate almak ve uygulamakta yarar var.

Eğer bir korku ya da fobi, panik atak ya da takıntılı düşüncelerle boğuşuyorsanız, içsel yaşamınızın hapishanesinde bir tutsak olmanın nasıl bir duygu olduğunu çok iyi biliyorsunuzdur. Kendi içinizde geçirdiğiniz zorlu zaman (sürekli endişelenmek, baskın duygular, sinir bozucu beden hisleri) duruşma ya da mahkumiyet olmadan verilmiş bir müebbet hapis cezası gibidir. Korku ve endişeler, sizi bekleyen günü ve yaşamı sınırlandırarak dünyanızı küçültür ve canlılığını yok eder. Bu şekilde yaşamak şüphesiz çok yorucudur.

Bir yol bulmak düşündüğünüzden daha kolaydır. Sadece başka türlü bir müebbet hapisle cezanızı çekmelisiniz; en kötü korkularınızın yarattığı cümleyle...

Bu cümle muhtemelen çocukluğunuzdan beri sizleydi. Yüksek sesle söylense de sessizce ifade edilse de bu cümle umutsuzluğunuzu derinleştirir. Ancak aynı zamanda, bu sizi hapishane kapısından çıkarıp yeni bir anlayış ve çözüm dünyasına götürebilir.

Bu cümleye çekirdek cümle denir. Çekirdek cümle haritanızdaki gömülü hazinenin yerini bulmak için bir araç ise, çekirdek cümleniz vardığınızda bulduğunuz bir elmastır.

Çekirdek Cümlenizi Bulma

Daha fazla ilerlemeden önce, şu soruyu cevaplayın ve cevabınızı yazın: Başınıza gelebilecek en kötü şey, en kötü korkunuz nedir? O muhtemelen ömür boyu sahip olduğunuz bir duygu ya da korkudur. Belki onunla doğmuş gibi hissediyorsunuzdur. Biraz farklı şekilde soracak olursak, soru şudur: Eğer yaşamınız parçalansa her şey çok kötü giderse, en çok başınıza ne gelmesinden korkarsınız? Başınıza gelebilecek en kötü şey nedir?

*Benim en kötü korkum, başıma gelebilecek en kötü şey... Cevabınızı yazın.

Şimdi yazdığınız şey sizin çekirdek cümlenizdir. Yazana kadar daha fazla okumayın.

Belki çekirdek cümleniz 'Ben' kelimesi ile başlıyordur:

"Ben her şeyi kaybederdim."

Belki 'Onlar kelimesi ile başlıyordur:

"Onlar beni yok ederlerdi." Belki cümleniz 'Benim' kelimesi ile başlıyordur:

"Benim çocuklarım/ailem/karım/kocam beni terk ederdi." Bir çekirdek cümle başka birçok kelime ile de başlayabilir.

Bu çalışmanın devamında iyileşmenin temel parçası fiziksel duyumlarımızın deneyimini sürece dahil edebilme becerisidir. Bilinç dışı tepkiler vermeden yalnızca bedenlerimizde oluşan duygularla birlikte olabildiğimizde, içimizde bir huzursuzluk baş gösterdiği zaman kendimizi sağlam tutmamız kolaylaşacaktır. İç görü kendimizi anlama arayışının güçlüğünü tolere etmeye istekli olduğumuzda kazanılır.

Kendi içinize odaklandığınız zaman ne hissediyorsunuz? Korku dolu düşünceleriniz veya rahatsız edici duygularınızla hangi hisleri bağlıyorsunuz? En çok nerede hissediyorsunuz? Boğazınız düğümleniyor mu? Nefesiniz kesiliyor mu? Göğsünüz sıkışıyor mu? Uyuşuyor musunuz? Bedeninizde bu duygunun merkezi neresi? Kalbiniz mi? Mideniz mi yoksa karın boşluğunuz mu? Duygular çok çok güçlü olduğunda dahi bu içsel bölgeyi yönetebilmek çok önemlidir.

Bedeninizin ne hissettiğinden emin değilseniz ana cümlenizi yüksek sesle söyleyin. öğrendiğiniz üzere ana cümlenizi yüksek sesle söylemek fiziksel hisler uyandırabilir. Söyleyin ve bedeninizi gözlemleyin. Bir titreklik fark ettiniz mi? Bir çöküntü hissi var mı? Uyuşma? Hissetseniz de hissetmeseniz de sorun değil. Duyguların olduğunu hayal ettiğiniz veya hissettiğiniz yere elinizi koyun. Ardından nefesinizi bu bölgeye yönlendirin. Vücudunuza doğru nefesinizi verin böylece tüm bölge desteklensin. Nefes verişinizi, vücudunuzun o bölümünü aydınlatan bir ışık huzmesi gibi düşünebilirsiniz. Sonrasında kendinize şu cümleyi söyleyin; "İşte, buradasın!"

Görülmediğini ve duyulmadığını hisseden genç bir çocukla konuştuğunuzu düşünün. Çok uzun süre görmezden gelinmiş, sizin parçanız olan bir çocuğun orada olması çok muhtemeldir. Bu küçük çocuğun sizin onu fark etmenizi beklediğini düşünün, o gün bugün.

Elinizi vücudunuza koyun ve aşağıdaki içsel cümlelerden birini kendinize söylerken derin nefes alın;

"İşte buradasın."

"Buradayım."

"Seni tutacağım." "Seninle nefes alacağım."

"Seni rahatlatacağım."

"Korktuğunda veya başa çıkamadığını düşündüğünde yanında olacak, seni bırakmayacağım."

"Seninle kalacağım."

"Sakinleşene kadar seninle nefes alacağım."

Ellerimizi bedenimize koyup sözcüklerimizi ve nefesimizi içimize yönlendirdiğimizde en korunmasız olan bölümlerimizi destekleriz. Bunu yaptığımızda tolere edilemez olarak deneyimlediğimiz şeyi rahatlatabilir veya serbest bırakabiliriz. Uzun süredir var olan huzursuzluk duyguları, ilerleme duygularına ve iyi olma durumuna yön verebilir. Yeni duygular kök saldıkça benliğimiz, bedenimiz tarafından daha çok destek görür.

Kaynakça: Mark Wolynn

Paylaş:
İyileştirici CümlelerSerpil Yılmaz

İlgili Haberler

Yorumlar

Yorum Yaz