SERPİL YILMAZ & Her Şey Mümkün

Hayat kendi rutinin de akıp giderken birçok farklı şey yaşıyor ve yaşamaya devam ediyoruz. Elbette çok zorlu bir süreçten geçiyoruz, belki de pek çok insanın hayatı altüst oldu, olmaya devam ediyor ve edecekte. Yaşam dediğimiz şeyde tam olarak da budur belki de! Alt olmadan üstü, üst olmadan da altı göremiyor olabiliriz. Gerçekte doğru yok, yanlış yok, iyi yok, kötü yok ve sadece deneyim var. Gönüllü olarak değiştiremediğimiz konularda, hayat zorlayacak değişim için.
Sürekli kaos senaryolarının üretildiği bu dönem kendi içinde kişisel olarak derin farkındalık geliştirmemiz gerektiğini vurguluyor bizlere. Düşüncelerimizin, hayata karşı sahiplenmeye çalıştığımız tüm bakış açıları şekillendiriyor, önce kendi yaşantımızı, sonra dünyayı.
Artık şunu biliyoruz ki biz değişmeye başladığımızda, dünyada değişir. Bu değişim birden olmuyor elbette. Çaba ve öz disiplin gerektiriyor. Köklenmiş inançlar, alışkanlıklar, alışageldik düzenin değişmesi, gösterilen çaba ile orantılı gerçekleşiyor, yaşam alanımızda.
İşimize yaramayan bir davranışı veya alışkanlığı farketmek güzel bir başlangıç ancak yerine bir yenisini eklemek sanıldığı kadar kolay olmuyor. Değiştirmek istediğimiz şey her ne ise onun yerine gelmesini seçtiğimiz şeyi, bilinç dışından, bilincin içine indirmek için tekrarlamak gerekiyor
Zamanın hızlandığı, düşüncelerin ışık hızında tezahür ettiği özel bir dönemdeyiz. Odağımız da ne varsa onun büyüdüğünü biliyoruz. Hakettiğimiz bolluk ve bereketi, aşk ve sevgiyi, sağlıklı ruh ve bedeni geri almalıyız. Bu güce sahip olduğumuz biliyoruz.
Dogmalara ihtiyacımız yok, biz sürüden biri değiliz, her birimiz ayrı bir mucizeyiz ve benliğimize sahip çıkmalıyız.
Dünya realitesinde ki yerimize ve kişisel değerlerimize, bize verilen bu armağana sahip çıkmalıyız. Önce ben demek, bencillik veya ego değildir. Ben, ben olmayı başardığımda zaten biz oluruz, birbirimizden yok ki farkımız. Onun için kendiniz olmaktan, ben olmaktan korkmayın, sesiniz her zamankinden daha çok çıksın.
İlişkilerde ve günlük yaşantımıza dair her şeyde durum okumaları en çok sevdiğim şeylerdendir.
İçimdeki ‘’ben’’i nasıl ortaya çıkarırım, nereden başlamalıyım diyenler için, bu dünyanın tüm nimetlerinden yararlanmak ve bu dünyadan yeni karmalar yaratmadan gitmek isteyenler soru sormakla başlayabilirler.
Ben kimim?
Eğer seçme hakkın olsaydı kim olmayı seçerdin?
Yeniden başlamak için bir şansın daha olsaydı, nasıl biri olurdun?
Dünya nasıl bir yer! senin için?
Tecihlerin, hayallerin, isteklerin, beklentilerin neler?
Hayatına ne kadar hakimsin?
Yapabildiklerin, yapmak isteyip de yapamadıkların, ertelediklerin, çoğunlukla da görmezden geldiklerin neler?
Parayla ilişkin, aile ve çevrenle ilişkilerin nasıl?
Sağlığın ne durumda?
Yanında olmaktan mutlu olduğun sana katkısı olan kimseler var mı etrafında! Yoksa tam tersi sürekli dert dinleyen enerjisi çekilen biri misin?
Beslenme alışkanlıkların nasıl?
Kitap okumayla veya sporla aran nasıl?
Mutluluk nedir? Ne kadar mutlusun?
Yeniliklere ne kadar açıksın?
Bu yaşına kadar kendin için ne yaptın?
Dışardaki kaosu boş ver kendi içine bak, sen kimsin ne yapmaya geldin bu dünyaya?
Soru sormaktan çekinmeyin, sorup serbest bırakın, cevaplar gelecektir ama belirlediğiniz yöne doğru bir adım atmayı, gece ve gündüz gökyüzüne bakmayı, evden dışarı çıkmayı, önce kendinizi, çocukları, hayvanları ve doğayı sevmeyi unutmayın.
Hayal etmekten sakın vazgeçmeyin bu evrende her şey mümkün, sonsuz olasılıklar evreninde…
Sevgiyle kalın…


