SERPİL YILMAZ & Dünya böyle, çünkü sen böylesin

Kendine daha açık yürekli ve dürüst ol; dünyayı değiştirme konusundaki sahte isteğinin arkasında, zaten onu planladıysan öyle olduğunu sana ebedi kılacak gizemli bir resmin olduğunu göreceksin.
Dünya böyle çünkü sen böylesin.
Dünya “düş”ün görünür hissedilir halidir. Düşüncelerin senin kişisel gerçekliğini yaratır.
“Peki, dünyanın kirlilik sorunu? Ya saldırılar, çatışmalar, cinayetler?”
O halde herkes düşlüyor ve herkes bir dünya yaratıyor.
“Kesinlikle! herkes kendi dünyasını yaratıyor.
Onlar da senin gerçekliğine aittir.
Dünya senin olduğun kadar sağlıklı veya senin olduğun kadar hastadır! Onu ancak kendi organlarını engelleyip körelterek sen kirletebilirsin.
Hatta bedenlerini kirletenler de yaratır! O olayları ve koşulları kendi fiziksel durumunun ama ilk önce kendi Oluş durumlarının ve düşüncelerinin yansıması olan bir dünyayı hayal ederler.
Düşünceler her düzeyde daima yaratıcıdır. Düşünce senin düşleme yolunun bir parçasıdır ve kaderini biçimlendirmede en önemli etkendir.
“Ya savaşlar ve yoksulluk?”
Istırap, yoksulluk ve dünyadaki tüm çatışmalar; işkenceler ve katliamlar hepsi düşlendi. Varlığını ciddi bir biçimde kirleten ve kendi gücünden habersiz bir insanlık, gözü kara bir şekilde bunları içten içe arzuladı.
*Biz konuşurken dünya genelinde yüzlerce fabrika çatışmaları beslemek ve hatta insanlığı yok etmek üzere silah üretiyor ve depoluyor. Böylesine yıkıcı bir güçten kendimizi nasıl koruyabiliriz?
Kendini her türlü hipnotizma, bağımlılık ve batıl inanışlardan uzaklaştır. Kimsenin bilgisine, hayal gücüne ya da kehanetine sırtını dayama. Bil ki dışarıda seni yok edebilecek bir güç yok. Dışarıda senin onayın olmadan hiçbir şey gerçekleşemez.
Olaylar ve koşullar dünyası tamamen sana bağlıdır, bütünlüğünü sağlar, bildiğine erişirsen o zaman dünya güven de olacaktır.
Öyle ise dünya için değil, sadece kendin için endişelen.
Senin içinde savaş olmazsa, dışında da olmaz. Kural budur.
Bir insan kendi bedenine egemen olmayı öğrenirken, evrene de egemen olabilir.
Birçok ünlü hatta insanların dahi saydığı sanatçılar bile, aslında kendi sanatlarının bağımlısı, bir bireyin kendi gerçeğini yaratıcısı, gördüğü, dokunduğu her şeyi yaratan yüce bir sanatçı olduğunu keşfetmekten korkan insanlardı.
Birçok sanatçı var olmalarının sebebini bilmez ve sayesinde yaşam bulduğu “düş”ün sadece çok uzak bir ışığı olabilecek başka bir şeye kendisini teslim eder. Sanatı kendilerini tanımak ve bağımlılıklarının üstesinden gelmek için geçilecek bir köprü gibi kullanmak yerine ona bir ilahmış gibi sarılarak, yaşantılarını felakete sürükleyen bağımlılık durumlarını içinden çıkılmaz hale getirirler.
Özgürlüğün daha yüksek mertebesine ulaşmış ve adımlarına Oluş birliğine çevirmiş bir kişi artık bir sanatçı olamaz. Dünyanın yaratıcısı ve sanatçısının sen olduğunu anladığın zaman ne resim yapabilirsin ne de bir parça besteleyebilirsin.
Yaşamın kendi anlamı, her türlü bağımlılık ve kölelikten özgürleşmektir. Roller, tüm roller, aşılması ve terk edilmesi gereken hapishanelerdir.
Düşünce Kaderdir.
Dünya böyle çünkü sen böylesin…
Kaynakça: Tanrılar Okulu/ Stefano D’Anna
[S1]…


