SERPİL YILMAZ & AŞK ve ATEŞ

Ateş işaretlerini gözlemlemek, insanların sınıflanma şekillerine dair emareler verebilir. Bazıları sürekli yüksek (rabsal) hedeflerin peşindeler ve bu eylemleri olmadan adeta yaşayamazlar-onların ateş elementine dahil olduklarından emin olabilirsiniz. Hatta yanıldıklarını bilseler dahi işsiz güçsüz duramazlar. Onlara dikkatle bakın ve içlerinde bir yerde meşale gibi yanan ateş kuvvetini bulacaksınız.
Ancak dünya uyuşukluğunda, durağanlığında, suların hafifçe dalgalanmasında ve havanın hareketinde yaratıcı ateşi boşuna aramayın. Ateş insanlarını abartmak istemiyoruz ama dünyaya onların yön verdiğini söylemek zorundayız.
İnsanın sahip olduğu ateş doğasını öğrenme zamanıdır. Tüm evrende tek ve değişmez olan ateşi her birimizin kendi içinde taşıdığını bir düşünün. Ama evrensel hazinenin kendinde yattığını kimse düşünmek istemez, rahatı kaçar. Kalp ateşi manyetik olarak tüm dünyevi varlıkları birbirine bağlamaktadır. Bu avantajı değerlendirebiliriz ve gücünü yaşamın tümüne uygulayabiliriz. Ateşin tüm dünyada tek bir ışığı mevcuttur, dolayısıyla onun en uzak yerlerde ortaya çıkması olağandır, bunda gizemli, doğaüstü bir şey yoktur.
Ateş enerjileri yaklaştığı vakit insanların içlerindeki ateş ilkesini özümsemeleri ve ondan utanmamaları gerekir. Bu, Agni'nin eğitilme sürecidir. Ateşin kendi kendine geldiğini zannetmeyin, onu birçok yaşam boyunca eğitime tabi tutmak gerekir.
Ateş yavaş yavaş birikir ve ebedi değerlere katılır. Ateşin her dokunuşu bir yoğunlaşmayı, gerilmeyi ve çabayı gerektirir. Dolayısıyla her tutkulu eylemde ateşin parmağı vardır. Yaşamı ateşle doldurmalıdır.
İnsanlık her yerde ve her şeyde yanan alevi desteklemelidir. Druid ateşi, yaşam ateşinin sürdürülmesini hatırlatır. Kadim insanlar sönmeyen ateşin sembolünden haberdardılar. Onu ne büyük ne küçükte söndürmeli ve basıncından kaçmamalıyız. Bilgisizlerin sakin-dingin yaşamdan anladıkları şey, ateşin sönmesinden başka bir şey değildir. Hatta daha erken çağlarda onu söndürecek bir dizi sistem ve yöntem icat etmişlerdir.
Alevin yoğunluğu doğrudan veya dolaylı olarak artırılabilir. Dolaylı yol, hareketlerin sıklığını (nefes veya şarkı ritmini) yükseltmekten geçmektedir ve türü ne olursa olsun organizmaya tesiri söz konusudur. Daha kolay ve doğal yol ise kalp alevini yoğunlaştırmaktır. Çünkü dengenin doğal yolla korunması icap eder. Ateş, kas gücüyle değil de kalp enerjisiyle beslendiğinde faydalıdır. Hiçbir fiziksel ateş kalp ateşiyle boy ölçüşemez. Artık kaynağa rücu etme vaktidir, ki zaten ona dönmedikçe insanlığın önünü kesen duvar aşılamaz.
Çok eskiden söylenmişti: "Kim uçabiliyorsa onda ateşli bir kalp yatar." Enerjinin sağlamlaşması için tutkuya gereksinim vardır. Aşk kıvılcımıyla tutuşan ateşi hiçbir düşünsel yöntem veremez. Diyebiliriz ki uzamsal ateşi her şeyden fazla çeken olgu, aşktır.
Birbirinizi sevin sözünü diyen de gerçek bir yogiden başkası değildir. Sevdadan öte ateşleri yakabilen bir şey varsa o da coşku hissidir. O halde tüm ateş kaynaklarını analım, ışığın tüm unsurlarını hatırlayalım: Aşk, Cesaret, Fedakârlık, Sadakat... Tüm iyi özelliklerin ateş ile bağlantılı olduğunu bilin.
İşte dünya da bu ateş ilkesi üzerinde yükselmektedir. Yeni dünyanın prensipleri ise şunlardır: çekirdek ateşi, ruhsal ateş, kalp ateşi, kahramanlık ateşi, başarı ateşi, Hiyerarşi ateşi, hizmet ateşi…
*Tüm bu cümleler size de tanıdık geldi mi? O hal de AŞK ola…
Kaynakça: Yedi Büyük Kozmik Sır / Nicholas Roerich


