Schengen vizesi almak zorlaştıkça zorlaşıyor

*Türkiye'den Avrupa'ya gitmek isteyenlerin Schengen vizesi için ödediği para yarım milyar Euro’ya yaklaştı
Çoğu Avrupa Birliği (AB) üyesi olmak üzere 26 Avrupa ülkesine Türkiye vatandaşlarının girişi için gerekli olan Schengen vizesi ile ilgili şikayetler son dönemde yoğunlaştı. Çoğu AB'ye üye olan ülkelerin oluşturduğu Schengen bölgesi ülkelerine giriş için istenen vize için Türkiye'den yapılan başvuru sayısının ve ret oranlarının son yıllarda arttığı gözlemleniyor.
Avrupa Konseyi Parlamenter Meclisi (AKPM) üyesi ve TBMM Sanayi Komisyonu Başkanı Ziya Altunyaldız'ın verdiği bilgilere göre 2014 yılında yüzde 4 olan Schengen vize reddi, 2020'de yüzde 12,7'ye yükseldi.
adresli internet sitesinin derlediği istatistiklere göre de 2020 yılında Türk vatandaşlarının yaptığı vize başvurularının reddedilme oranı 13,78 iken bu 2021 yılında yüzde 19'a çıkmış durumda.
Yine aynı sitenin hesaplamasına göre, son beş yılda reddedilen vize başvuruları nedeniyle Türk vatandaşlarının yaptıkları harcamalar nedeniyle kaybettiği miktar ise toplam 26 milyon euroya ulaşmış durumda. Schengen vizesi alabilmek için istenen ücret 80 euro. Euro olarak alınan bu ücret başvuru kabul edilmezse kişiye geri ödenmiyor. Buna karşılık AB ülkelerinin Türkiye'den yapılan başvurulardan elde ettiği gelirin 315 milyon euronun üstünde olduğu tahmin ediliyor.
Bu arada Londra merkezli bir yatırım ve vatandaşlık danışmanlığı şirketi The Henley Passport Index sıralamasında 110 puanla Türkiye pasaportu 199 pasaport arasında 54'üncü sırada yer alıyor.
Schengen vizesi ile ilgili yaşanan sıkıntılar Haziran ayı sonunda düzenlenen AKPM oturumunda AKP Konya Milletvekili Ziya Altunyaldız tarafından dile getirilmişti. Altunyaldız'ın raportör olarak hazırladığı Schengen sistemi raporu AKPM Yaz Dönemi Genel Kurulu sırasında Komisyon toplantısında kabul edilmişti.
DW Türkçe'ye raporu hakkında bilgi veren Altunyaldız, Schengen Bilgi Sistemi'nin uygulamadaki noksanlıkları sebebiyle Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nde güvence altına alınan 'seyahat etme özgürlüğü, kişisel bilgilerin kullanımında özel ve aile hayatına saygı' gibi temel insan haklarında ihlaller gözlemlendiğini belirtiyor.
Schengen bölgesi üye devletleri kendi bölgelerine giriş yapacaklara ilişkin kararı vermeye yetkili olsa da bu kararı verirken yalnızca AB hukuk düzenine değil aynı zamanda Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'ne olan bağlılıklarını da unutmaması gerektiğini söyleyen Altunyaldız, Schengen Bilgi Sistemi'nde yer alan bilgilerin diğer uygulamalar ve veri tabanlarınca da kullanıma açılmasının kişilerin özel ve aile hayatına saygı hakkını da ihlal edebildiğine dikkat çekiyor.
"Kişisel verilerin kontrolünün etkinliği, vize başvurusuna yönelik verilerin kararın tarafsızlığı ve süreçte şeffaf bir izleme ve doğrulama mekanizmasının varlığı çok önemli" diyen Altunyaldız, ayrıca çok sık karşılaşılan bir soruna çözüm olarak Schengen ülkelerine girişinin kabul edilmemesi ya da kısa süreli vize reddinden önce bilgilerin doğrulanması için "ek bilgi talebi mekanizmasının" işletilmesini de öneriyor.
Altunyaldız'ın raporunun kabul edilmesiyle AKPM, AB ülkelerini Schengen değerlendirme mekanizmasının revizyonunu mümkün olan en kısa sürede sonuçlandırmaya davet etmişti.
AB, 50'den fazla ülkenin vatandaşlarına ikili anlaşmalar kapsamında 90 güne kadar vize serbestisi tanıyor. Ancak Türkiye'nin üyelik müzakerelerinin fiilen durması ve 2016 yılı Mart ayında AB ile Türkiye arasındaki mülteci mutabakatında belirlenen kriterlerin Türkiye tarafından karşılanmamış olması bahanesiyle Türk vatandaşları için böyle bir kolaylık bulunmuyor.
Ankara, AB ülkelerine vize muafiyetini elde etmek için 2013 yılında başlatılan diyalog süreci kapsamında Türkiye tarafından atılması gereken 72 kriteri içeren Vize Serbestisi Yol Haritası'nın büyük bölümünü tamamladığını söylerken, kalan bazı kriterlerde ise henüz gerekli adımları atmadığı iddia ediliyor. Bu iddiaların temelini ise terör örgütlerine istenen ayrıcalıklar oluşturuyor.
(DW/ Gazete Balkan)


