Ana Sayfa / Gündem / Romanya Tarihinde Türk İzleri – 2

Romanya Tarihinde Türk İzleri – 2

25 Temmuz 2022 14:190 görüntülenme
Romanya Tarihinde Türk İzleri – 2

Gazete Balkan Arşivi’nden

İlk Yayın Tarihi: 16 Eylül 2009

Proje ve Yayına Hazırlık: Hamdi Yılmaz

Araştırma ve Çeviri: İlmia Süleyman

::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::

Murfatlar üzüm bağlarının hikâyesi

Eğer Dobruca’ya gelirseniz, buradaki Türklerin hikâyelerinden bir tanesi de Murfatlar üzüm bağlarına aittir. Türklerin anlattığı bir hikâyedir bu…

İYİ VE ERDEMLİ MÜRÜVETLİ’NİN HİKÂYESİ

Hikâye, Asya’dan gelen Mürvet adında bir Türk ile başlar. Toprakların verimliliğini görünce, Dobruca’ya yerleşmeye karar verir.

Mürvet, yerlilerle hemen kaynaştı, topraktan evini kaldırmaya yardımcı oldular. Eğer Türklere iyilik yaparsan, genelde bu iyiliğini yüz kat daha fazlasıyla öder.

Mürvet, kısa sürede yerlilerin en iyi dostu haline gelmişti. Daima onlara kapısını açar, sofrasında evde bulunan en iyi yiyeceklerini misafirlerine ikram eder ve özellikle de dertlerini dinlermiş.

Mürvet’le dertleşen misafir, evinden barışmış kalbiyle gidiyordu çünkü verdiği nasihatler erdemle doluydu. Mürvet’in el açıklığı ve iyi kalbi etrafa da yayılmıştı. Bu yüzden bir süre sonra köylerine de Mürvet ismini verdiler.

Seneler sonra, yazılmamış bir yasayla, ‘Mürvet’ adı ağızdan ağıza, ‘Murfat’ olarak değişerek böyle kalmış.

O zamanki Türklerin adetlerine göre olmasa da Murfat, güzel bir Romen kızıyla evlenmiş. Aldığı kız bir oğlan doğurmuş ve büyük babası adını Radu diye koymuş.

Seneler sonra, Radu’nun anne ve babası, insanlarla her zaman paylaşmayı seven kişiler olduklarından bir gün geldi ve fakir kaldılar. Zenginler daha açık göz oldular ve bunlar fakirleri topraklarında çalıştırmaya, sahip olduğu topraklara, anılarıyla dokunmalarını istiyormuş. Hayat o kadar zor hale gelmişti ki, Murfat bile bu zavallılara nasihatleriyle çare bulamaz hale gelmişti…

BİR KAÇ ÜZÜM ÇUBUĞUNDAN ÜZÜM BAĞLARINA

Murfat’ın oğlu Radu büyümüştü ve birkaç dostuyla, ormanda yol almışlardı. Deniz kenarındaki Comorova ormanında kendilerine yataklık yaptılar. Orada gizlenmeye başladılar.

Oradan, zenginleri takip edip, mallarına el koyuyorlar ve fakirlere dağıtıyorlardı.

Bütün insanlar bu kahraman haydutların haberini almışlardı ve herkesin ağızındaydılar.

Bir gün Radu’ya balıkçılar oradan zenginliklerle dolu bir gemi geçeğini haber vermişler.

Gece, ay ışığında, kahraman haydutlar, gemiye saldırmışlar ve orada buldukları zenginliklerle dolu çuvalları almışlar. Daha sonra, çuvalları açmışlar ve gözlerine inanamamışlar. Çuvallarda zenginlik değil, binlerce üzüm çubuğu kökleri bulunuyormuş.

Radu, elinde taşıyabildiği kadar alarak hemen babasına koşmuş. Murfat, onları dikmiş. Üzüm çubukları tutmuş ve oluşan üzümlerden Dobruca’da bulunmayan şarabı yapmışlar.

Seneler sonra haydutlar evlerine yerleştiler. Radu evlendi ve üç kız çocuğuna sahip oldu. Büyük kızı Trnsilvanya’dan bir oğlan almış. Ortancası Moldova’dan birisiyle evlenmiş ve küçüğü de Oltenya bölgesinden biriyle evlenmiş.

Her birisine de miras olarak Murtfalar’ın bağları kaybolmasın diye, birer üzüm bağı vermiş. Halk arasında, üzüm bağlarının ekildiği yerde, zenginlik ve neşe olduğu söyleniyor.

YER ADIYLA İLGİLİ TARİHÇE

Yerin ilk adı Murfat. Bu kelime Türkçe Mürvet’ten geliyor. Zaman içerisinde bu yer Murfatlar adını aldı, yani Murfat’ın nesli. 1855’ten sonra, burada bir Türk ordusu yaşadı daha sonra Kırım’dan gelen Tatarlar buraya yerleştiler. O dönemde burada sadece birkaç ev ve bir Camii vardı. Murfatlar adı 1921’e kadar dayanıyor, çünkü bir yasa gereğince Dobruca’nın bütün yer adları değiştiriliyor. Murfatlar adı da Basarabi olarak değişiyor. 2007’de yerel otoriteler adı tekrar ‘Murfatlar’ diye değiştirmeye kara veriyor ve buna göre işlemler yapılıyor. Şu anki adı Murfatlar.

Not olarak eklemem gerekirse, Romanya’nın şu anki Cumhurbaşkanı Traian Basescu, bu yerde doğdu ve büyüdü.

Zaman içerisinde Murfatlar dünyaca tanınan bir şarap markası haline gelmiş. Murfat’ın adını taşıyan bu marka dünyada övgülerden öte bir sürü ödül almış. Bu şaraplar hala endüstri halinde üretiliyor…

Kaynak: “Köy Dünyası” Dergisi 16-31 Ağustos 2009 – Yazar: Rodica Siminionescu

Paylaş:
romanyaTarih

İlgili Haberler

Yorumlar

Yorum Yaz