Reyhan Sipahi vefat etti

*Romanya’da Türk iş adamı olarak Romanya'da yaşadıklarını kitaba aktaran iş adamı olarak bilinen Reyhan Sipahi vefat etti.
“Romanya’da 30 yıl” adlı kitabın yazarı Türk İş adamı Reyhan Sipahi vefat etti. Merhum Reyhan Sipahi'nin cenazesinin 13 Ocak Cumartesi günü, ikindi namazını müteakiben, Karacaahmet şehitler camiinden kaldırılarak, Ihlamurkuyu mezarlığına defnedildiği öğrenilmiştir.
Merhuma Allah’tan rahmet, ailesi ve sevenlerine baş sağlığı dilerken, merhumun katıldığı 2008 Cumhuriyet Bayramı resepsiyonunda Han Group Yönetim Kurulu Başkanı sıfatı ile katıldığı o zamanki Romanya Türk Tatar Azınlığı Milletvekili Amed Aladin ve eski Cumhurbaşkanı Ion Iliescu ile olan fotoğrafı ilaveten Hamdi Yılmaz’ın “Romanya’da 30 Yıl” başlıklı kitap hakkında yazdığı yazıyı yayınlıyoruz.
***

HAMDİ YILMAZ
ROMANYA’DA 30 YIL
Bu bir kitap adı. Dile kolay geliyor ama kitap, 1979’da yani Kominist sistem zamanında bu ülkede iş yapmaya başlayan ve halen sürdüren bir iş adamımızın inişli çıkışlı hikâyesinin özeti. Reyhan Sipahi yazmış.
Yazan bir işadamı olduğu için kitabı teknik yönden eleştiri hakkımı mahfuz tutuyorum. Herşeyden önce kitabı yazma cesareti gösterdiği için Reyhan Bey’i tebrik ediyorum. Mâlum, yaşadığını kağıda, ekrana aktarma yönünde özürlü bir milletiz.
Reyhan Bey her ne kadar kendisini anlatmışsa da aslında Romanya’daki 30 yıllık varlığımızı anlatmış.
Kitapta yok yok. Karısının kuafförüne kârlı gördüğü bir işi kapma mücadelesi veren Ticari Ateşe’den tutun da, Banca Turco Romana’nın batış öyküsüne kadar herşey var. Kamuran Çörtük’ün, resmi kılıfı ile Türkiye’nin itibarının kurtarılması için bir gazetecinin -ama sıradan değil- 250 bin dolara köşe yazısı yazışının öyküsü dahil, yok yok bu kitapta.
Kimin kime nasıl kazık attığını, birbirinin ayağını çelmelemekte nasıl bizden mahiri olmadığı gibi hususlarda yaşayanların çoğu hayatta olduğu için tartışma kaçınılmaz olsa da, herkes kendisine göre birşeyler bulacak ve kitabı bulma bahtiyarlığına ererse bir çırpıda bitirecek.
İlginç olaylardan birini aktarmak isterim. Aatürk’ün 100’üncü doğum yılı dolayısı ile bir resepsiyon verilir. Reyhan Bey resepsiyonda tanıştığı ABD ticaret ateşesi tarafından bizim ticaret ateşesi ile birlikte evine davet edilir. Eve varırlar, viski şişesi ile birlikte Amerikalı ateşenin ağzı da açılır. Resepsiyonda Atatürk’ten bahsedilmesinin tesiri ile bizimkilere ABD tarihini anlatmaya başlar. İngilizcesi serttir. Reyhan Bey kendi işini görecek kadar İngilizce bildiğinden anlatılanın yarısını ancak anlar. Ki, bu bile kanın beynine sıçramasına yeter ve bizim ateşeye, Türkçe olarak, “Söyle şu puşta bahsettiği kendi tarihinin mazisi daha 200 yıl bile olmadı. Benim soyadım bile onun tarihinden eski. Hangi tarihten bahsediyor?” der.
Bizim Ticaret Ateşesi Niyazi Adalı, reyhan Bey’in sözlerinin sivriliklerini yontar ve diplomatik bir dille Amerikalı ateşeye aktarır. Amerikan Ticaret Ateşesi sabırla dinler ve sonra birden bire güzel bir Türkçe ile hitap etmeye başlar Reyhan Bey’e, elindeki viski şişesinin etiketini göstererek, “Reyhan Bey, şu tarihi okurmusunuz” der.” Ne olmuş isterse bin yıllık olsun” cevabını veren Reyhan Bey’e “Senin ülkende böyle kaç firma var? Devletlerin büyüklüğü ekonomik büyüklüğü ile ölçülür. Biz bu yüzden büyük devletiz. Ama ben bin yıllık Türk tarihini de bilirim” diyerek bizimkini susturur. (Sipahireyhan@hotmail.com)
(Bu yazı 11 Mayıs 2010 tarihinde yayınlanmıştır)


