NAZIM TURAN & Yorgun Mermi

Geçenlerde bir haber şöyle diyordu: Aydın’ın Söke ilçesinde, yoldan geçen düğün konvoyundan ateşlenen bir kurşun, gökyüzünde süzüldü ve ne yazık ki evde annesiyle birlikte oynayan bir bebeğin başına isabet etti. Hastaneye kaldırılan 11 aylık bebek, tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı. Düğün sahipleri gözaltına alındı, fakat bu trajedi bize yabancı değil. Çünkü eğlenmeyi ne yazık ki bilmiyoruz.
Düğün olduğunda ya da bir askeri uğurlarken, elimizin hemen silaha gitmesi, tabancayı ya da tüfeği alıp gökyüzüne ateş etmemiz neredeyse bir alışkanlık haline geldi. Peki, neyi hedefliyoruz, neyi ispat etmeye çalışıyoruz? Bu, belli değil. Maalesef, bu tür haberlere o kadar alıştık ki artık şaşırmıyoruz bile.
Bu sadece bir örnek. Daha yakın bir zamanda, İstanbul’da E5 karayolu, halay çekenler yüzünden trafiğe kapatıldı. Neymiş, düğün konvoyuymuş. Şaşkınlıkla izliyorum. Ana yolda giden otobüsün önüne geçip otobüsü durduruyorlar ve oyun oynuyorlar; neymiş, asker uğurlamasıymış. Yahu kardeşim, bu millet yüzyıllardır asker uğurluyor, sadece senin askerin mi var? Eğer uğurlayacaksan, usulüne uygun yap; kınasını ver, yemeğini ye, geç.

Gerçekten eğlenmeyi de, oynamayı da bilmiyoruz. Yerine göre nasıl davranacağımızı da… Rahmetli Bekir Coşkun bu konuda şöyle yazmıştı:
“Düğünde niye tabanca sıkarlar?
Çünkü adam şiir patlatamaz.
Dans patlatamaz.
Güzel iki cümle patlatamaz.
Bir şarkı patlatamaz.
İlgi çekmek, bir ses getirmek ister.
İster ki herkes dönüp görsün.
Ama patlatacağı hiçbir şeyi yoktur.
O da tabanca patlatır.
Kültürü o kadardır.”
Ne kadar acı ve ne kadar doğru, değil mi? Maalesef değişen bir şey yok; hep aynı.
Ancak, bu durumun artık değişmesi şart. Eğlenmeyi bu kadar yanlış anlamaya devam edersek, daha çok acı çekeriz. Silah sesi yerine kahkahalar, şarkılar duyalım. Unutmayalım ki eğlenmek, keyif almak ve sevdiklerinle mutlu olmak demektir. Zarar vermeden de eğlenebiliriz. Eğlenmeyi bilmek, sadece keyif almak değil, aynı zamanda sorumluluk taşımaktır.
Bu eleştirim elbette ki eğlenceyi usulüne uygun, kimseye zarar vermeden yaşayanları kapsamıyor. Onlar, neyin değerli olduğunu bilenlerdir. Dilerim ki bundan sonra eğlencelerimiz, sevdiklerimizle huzurla kutlayabileceğimiz anlar olsun.


