Ana Sayfa / Gündem / Nazım Turan &Tablolar ve Biz

Nazım Turan &Tablolar ve Biz

12 Ocak 2026 13:300 görüntülenme
Nazım Turan &Tablolar ve Biz

Zaman zaman yabancı sitelerde dolaşırım.

Hem Türkiye’nin hem de dünyanın nerede durduğunu görmek için.

Birçoğunuzun da merak ettiğini düşünüyorum; biz neredeyiz, dünya nereye gidiyor, kim hangi alanda öne çıkıyor?

Bu gezintilerden birinde önüme bir tablo çıktı.

Otuz başlık, otuz ülke.

Eğitimden inovasyona, hukuktan mutluluğa kadar uzanan iddialı bir sıralama.

Bu tür tablolar artık hayatımızın parçası.

Ama insanın refleksi değişmiyor.

Tabloya bakar bakmaz ilk yaptığım şey, başlıklara değil ülkemizin adına bakmak oldu.

Bir kategoride de Türkiye’nin yer almasını isterdim.

Ama yoktu.

Tabloyu kapatıp geçmek yerine durup inceledim.

“Hangi veriye dayanıyor?” sorusu ister istemez akla geliyor.

Başlıkları tek tek ele aldım, hangi ölçütlerle örtüştüğüne baktım, karşılık gelen uluslararası endeksleri kontrol ettim.

Ve ulaştığım sonuç şuydu:

Bu tablo tek bir kaynağa dayanmıyor.

Ama tamamen uydurma da değil.

Eğitim başlığı, büyük ölçüde OECD’nin PISA sonuçlarıyla örtüşüyor.

Singapur’un son yıllarda matematik ve fen bilimlerinde zirvede olduğu biliniyor.

İnovasyon başlığında İsviçre, uzun süredir küresel endekslerin ilk sırasında.

Hukukun üstünlüğü, yolsuzluk, yönetişim ve sosyal güvenlik gibi alanlarda Danimarka’nın üst sıralarda yer alması da istisna değil.

Mutlulukta Finlandiya, dijital devlette Estonya, akıllı altyapıda Singapur, imalat sanayiinde Çin, uzay teknolojilerinde ABD…

Başlıkların büyük bölümü, farklı yıllara ait ama benzer sonuçlar üreten raporlarla örtüşüyor.

Elbette sorunlu taraflar da var.

“En iyi turizm” ya da “yaşamak için en iyi ülke” gibi başlıklar ölçümden çok algıya dayanıyor.

Bazı maddeler bilimsel değil, yorum içeriyor.

Ama tabloyu bütünüyle çöpe atacak kadar da zayıf değiller.

Ve maalesef bu tablolara baktıkça insan kendine şu soruları sormadan edemiyor:

Neden biz de bunlar gibi olamıyoruz?

Neden biz bu listelerde görünmüyoruz?

Gerçekten iyi olduğumuz, güçlü ve pozitif yönleriyle öne çıktığımız alanlar yok mu?

Sorun yeteneksizlik değil.

Sorun bu ülkenin insanında hiç değil.

Bu topraklar çalışkan, üretken, zor zamanlarda dayanıklı insanlar yetiştiriyor.

Sorun, potansiyelin yönsüz kalması.

Sorun, doğru işlerin sistemli, kalıcı ve ölçülebilir hale getirilememesi.

Bu listelerde yer alan ülkeler mucize yaratmıyor.

Kuralları olan, ölçen, hesap veren ve süreklilik sağlayan yapılar kuruyor.

Biz ise çoğu zaman doğru işleri yapıyor, ama onları kurumsallaştıramıyor, standartlaştıramıyor ve dünyaya anlatamıyoruz.

Yine de bu tablo bir kader değil.

Bu listeler değişmez kanunlar değil.

Ülkeler yükselir, geriler, yeniden konumlanır.

Ama bunun için önce şu gerçeği kabul etmek gerekiyor:

Görünmek için konuşmak yetmiyor.

Ölçülmek, hesap vermek ve tutarlı olmak gerekiyor.

Belki de bu tabloların asıl faydası burada.

Can yakmaları değil, uyandırmaları.

Çünkü “biz neden yokuz?” sorusu doğru sorudur.

Ve doğru sorular, her zaman bir yol açar.

Belki de siz de okurken aynı soruyu soruyorsunuzdur:

Biz neden hâlâ o tabloda yokuz?

Paylaş:
Nazım Turan

İlgili Haberler

Yorumlar

Yorum Yaz