Ana Sayfa / Gündem / Nazım Turan & Ortaköy’de Bir Ailenin Ölümü: Asıl Çürüme Sokaklarda

Nazım Turan & Ortaköy’de Bir Ailenin Ölümü: Asıl Çürüme Sokaklarda

14 Kasım 2025 23:290 görüntülenme
Nazım Turan & Ortaköy’de Bir Ailenin Ölümü: Asıl Çürüme Sokaklarda
  • Midyeci Yusuf D.: Nitelikli Dolandırıcılık – 11 suç kaydı
  • Kokoreç–tantuni işletmesi sahibi Ercan E.: Görevi yaptırmamak için direnme, kasten yaralama – birden fazla kayıt
  • Lokum satıcısı Fatih T.: Taksirle yaralama – suç kaydı mevcut

Bu isimleri ilk kez duyan biri, bunların hapishaneden yeni çıkmış kişiler olduğunu zannedebilir.

Ama değiller.

Bunlar, İstanbul’un en turistik yerinde her gün binlerce insana yemek satan sözde esnaflar.

Bir Ailenin Çöküşe Sürüklenen Tatili

Almanya’dan Türkiye’ye tatile gelen Böcek ailesinin yaşadığı trajedi hepimizi derinden sarstı.

Ortaköy’de yedikleri midye, kokoreç, çorba, tavuk tantuni ve satın aldıkları lokum sonrası aile zehirlendi.

İki küçük çocuk ve genç bir anne hayatını kaybetti.

Baba hâlâ yoğun bakımda yaşam mücadelesi veriyor.

Bu sadece bir gıda zehirlenmesi değil; ülkenin görünmez bir çöküşe hızla sürüklendiğinin acı bir işareti.

Gündemle Oyalanırken Çürüyen Sokaklar

Biz siyasilerle uğraşırken, TV tartışmalarına gömülürken…

Asıl çürüme sokaklarda.

Asıl çürüme tezgâhlarda.

Asıl çürüme her yerde.

Turist görünce taksimetreyi uçuran taksiciler…

Denetimsiz seyyar tezgâhlar…

Arka tarafı bilinmeyen işletmeler…

Ve tüm bu düzensizliğin ortasında ölen masum insanlar.

Göz Yumulmuş Bir Düzen

En acı tarafı şu:

Onca sabıkası olan insanlar, İstanbul’un merkezinde elini kolunu sallayarak gıda satabiliyor.

Bu nasıl mümkün?

Kim izin veriyor?

Hangi denetim mekanizması buna göz yumuyor?

Bir ülkenin gerçek fotoğrafı, büyük meydanlarda değil; sokak arasındaki tezgâhlarda çıkar.

Ve bugün baktığımız o fotoğraf maalesef karanlık.

Ben de yıllarca Ortaköy’de ayaküstü midye, kokoreç yedim; misafir götürdüm; lokum aldım.

Hepimizin yaptığı sıradan şeyler…

Ama bugün aynı sokaklara bakınca insanın içi titriyor:

Bizim ayaküstü atıştırdığımız yerlerde bir ailenin son saatleri yaşandı.

Gerçek Acı

6 yaşındaki Muhammet Böcek…

3 yaşındaki Masal Böcek…

27 yaşındaki anne Çiğdem Böcek…

Artık hayatta değiller.

Geriye, 38 yaşındaki baba Mehmet Böcek’in yoğun bakımda verdiği yaşam savaşı

ve Türkiye’nin dünyaya sunduğu ürpertici bir görüntü kaldı.

Ama kaybolan sadece Muhammet, Masal ve Çiğdem değil.

Kaybolan, toplumun en temel refleksi:

İnsan hayatına saygı.

Bu yaşanan, ülkenin içten içe çürüdüğünün sessiz çığlığıdır.

Her gün duyduğumuz küçük düzensizlikler, görmezden gelinen denetimsizlikler,

“aman boş ver” alışkanlığı bugün acı bir faturaya dönüştü.

Bugün bu haldeyiz.

Ve hâlâ “Nerede hata yaptık?” diye sormaya cesaret edemiyoruz.

Paylaş:
Nazım Turan

İlgili Haberler

Yorumlar

Yorum Yaz