Ana Sayfa / Gündem / Nazım TURAN & Ölümlü Dünya

Nazım TURAN & Ölümlü Dünya

24 Temmuz 2024 12:420 görüntülenme
Nazım TURAN & Ölümlü Dünya

Of, bu ne sinir, bu ne öfke

Aman bir telaş, bir acele

Herkes birbirini boğacak

Bu gidişle sonumuz ne olacak?

Ölümlü dünya, ölümlü insan

Ha alim olsan ha zalim olsan

Ölümlü dünya, ölümlü insan

Ha alim olsan ha zalim olsan

Sezen Aksu’nun doksanlı yıllardan anlamlı bir şarkısıdır: "Ölümlü Dünya". Bu şarkı, müthiş tespitler ve elbette öngörüler içerir. İnsanlar boş yere dalaşıp durur, sinirlenir, acele eder. Ancak nihayetinde, alim de olsan zalim de olsan gideceğin yer aynıdır. Hayatın ne kadar kısa ve belirsiz olduğunu her gün yeniden hatırlıyoruz. Aniden gelen bir haber, bizi derin düşüncelere sürükleyebilir. Hayatın geçiciliği karşısında ne yapacağımızı bilemediğimiz anlar yaşarız. İşte dün, yine böyle bir haber aldım.

Dün, işyerimizin yanındaki döviz bürosunun sahibi İran Türklerinden Ayoub Bey’in (biz ona Eyüp derdik) vefat ettiğini öğrendim. Döviz işlemi yapmak için bürosuna girdim, eşi vardı. Selam verdim ama soğukça yüzüme baktı. Haberi, eşinden aldım. Kadın, çok donuk ve duygusuz bir şekilde paramı değiştirdi. Ben hem meraktan hem de biraz ortam yumuşasın diye Eyüp Bey’in nasıl olduğunu sordum, o da "öldü" dedi. Öyle bir şekilde söyledi ki sanki evde uyuyor der gibi... Bir an dondum kaldım, ne diyeceğimi bilemedim, şok oldum. İstemsizce "gerçekten mi?" dedim. Sonra "başınız sağ olsun, çok üzüldüm, sabırlar diliyorum" diyerek daha anlamlı bir şekilde toparlamaya çalıştım. Ne diyeceğimi bilemedim ama bu olay bana çok beklenmedik geldi. Çok genç değildi ama yaşlı da sayılmazdı. İki haftadır falan görmüyordum kendisini, rahatsız mı acaba diye düşünmüştüm ama meğer Eyüp Bey ölmüş. Allah rahmet eylesin. Diyecek kelime bulamıyorum, gerçekten sarsıldım... Aslında çok tanımıyorum bile, sadece döviz bozdururken ya da aracı park ederken karşılaşıp hâl hatır sorardık. Sabahları arabayı park ettiğim yerde indiğim zaman ya da iş dönüşü aracımı alırken park yerinde karşılaşır, selam verirdik. "Ce faci abee" (nasılsın abi) dedi mi, ben de onun güzel aksanıyla cevap vermeye çalışır, "bine abee" (iyiyim abi) derdim. İyi bir esnaftı. Düzgün ve efendi bir insandı.

Hayat ne kadar da boş ve anlamsız, bir anda her şey değişebiliyor. Rabbim mekânını cennet eylesin, sevenlerine sabır versin. Eyüp Bey'in ani vefatı, hayatın ne kadar belirsiz ve geçici olduğunu bir kez daha hatırlattı. Her anımızı dolu dolu yaşamaya, sevdiklerimize vakit ayırmaya gayret edelim.

Ömer Hayyam’ın da dediği gibi:

Fani dünya çekmeye değmez elemi,

Gel hoşça geçirmekle sevin sen bu demi.

İşte böyle, ömürden ne kaldıysa yaşıyoruz. Bugün varız, yarın yokuz. Hayatın kıymetini bilelim.

Sağlıkla..

Paylaş:
Nazım Turan

İlgili Haberler

Yorumlar

Yorum Yaz