Ana Sayfa / Gündem / Nazım TURAN & Ne Kadar Müslümanız, Ne Kadar Atatürkçü, Ne Kadar Vatansever?

Nazım TURAN & Ne Kadar Müslümanız, Ne Kadar Atatürkçü, Ne Kadar Vatansever?

7 Nisan 2025 13:350 görüntülenme
Nazım TURAN & Ne Kadar Müslümanız, Ne Kadar Atatürkçü, Ne Kadar Vatansever?

Değerli okuyucular,

Geçtiğimiz günlerde bir arkadaşla kısa bir yazışmam oldu. Tartışmadık bile; o kendi dünyasından yazdı, ben kendi kelimelerimle cevap verdim.

Ama o birkaç satır, uzun zamandır kafamda dolaşan bir soruyu tekrar gün yüzüne çıkardı:

Biz birbirimizi gerçekten tanıyor muyuz, yoksa sadece etiketliyor muyuz?

Bir insanın ne kadar Müslüman olduğunu, ne kadar Atatürkçü ya da ne kadar vatansever olduğunu biz bilemeyiz.

Namaz kılıyor diye birini dindar sanmak ne kadar yüzeyselse, profilinde Atatürk resmi var diye onu gerçek bir Atatürkçü zannetmek de o kadar yüzeysel.

Her bozkurt işareti yapan milliyetçi midir?

Her Türk bayrağı paylaşan vatanını yürekten mi seviyordur?

Bu soruların garantisini kim verebilir?

Bizim elimizde bu değerlere dair bir ölçüm cihazı yok.

Hiçbirimizin cebinde “yüzde kaç dindar, yüzde kaç Atatürkçü, yüzde kaç vatansever” gösteren bir alet yok.

Sadece gördüğümüzle, duyduğumuzla, hissettiğimizle hükmediyoruz.

Ama o hüküm çoğu zaman yanılıyor. Çünkü içini görmüyoruz.

Bir adam namaz kılmaz ama harama el uzatmaz.

Bir kadın başörtüsü takmaz ama ömrünü yetim çocuklara adamıştır.

Bir genç bozkurt işareti yapmaz ama asker uğurlarken gözleri dolar.

Bir başkası 10 Kasım’da törene gitmez ama memleketin eğitimi için gecesini gündüzüne katar.

İnsanları etiketlerle değil, davranışlarla tanıyabiliriz.

Ama bizim toplumda semboller, özün önüne geçmiş durumda.

Bayrak var ama fikir yok.

Slogan var ama samimiyet yok.

Oysa bu ülke afişle, pankartla, sosyal medya profil fotoğraflarıyla kurulmadı.

Bu ülke alın teriyle, fikirle, mücadeleyle kuruldu.

Ve bu topraklarda hem Atatürk’e, hem Allah’a, hem Türk bayrağına saygı duyan milyonlarca insan var.

Birbirine düşman değil, kardeş bunlar.

Ama birileri ısrarla araya duvar örmek istiyor.

Sembolleri karşı karşıya getirip, milletin arasına nifak sokmak istiyor.

Her şey gösteriye dönüştü.

Kur’an evde en yüksek rafa kondu ama içindeki öğütler hayatın en dip noktasına itildi.

Atatürk’ün resmi paylaşıldı ama onun aklı, mücadelesi, çalışkanlığı unutuldu.

Bayrak sallanıyor ama altına sığınılacak bir fikir, bir vicdan yok.

Sormamız gereken soru şu:

Gerçekten dindar mıyız?

Gerçekten Atatürkçü müyüz?

Gerçekten bu vatanı seviyor muyuz?

Yoksa sadece öyle mi gözükmek istiyoruz?

Belki bir gün, kimsenin kimseyi ölçmediği, herkesin kendi vicdanında hesap verdiği bir toplum oluruz.

O gün geldiğinde sembollerin değil, samimiyetin değeri olur.

Çünkü mesele bayrak göstermek değil,

o bayrağın hakkını vermektir.

Paylaş:
Nazım Turan

İlgili Haberler

Yorumlar

Yorum Yaz