NAZIM TURAN & Mutluluk Kitabı: Hayatla Dans Etmek

Geçtiğimiz günlerde kişisel gelişim alanında önemli çalışmalarıyla tanınan Nil Gün’ün Mutluluk Kitabı adlı eserini okudum. Nil Gün, alternatif eğitim ve hümanistik psikoloji üzerine yaptığı çalışmalarla tanınan bir yazar.
Kitap öyle ağır ve karmaşık bir dilde yazılmamış. Tam tersine, herkesin kolayca anlayabileceği, samimi bir anlatımı var. Ama içindeki sorular ve cümleler insanı durup düşündürüyor.
. Kitap boyunca yazar, bizi iç dünyamıza yönlendiren güçlü sorularla yüzleştiriyor:
• Eğer bir başkası olsaydın, kendinle iş ortaklığına girer miydin?
• Kendini arkadaş olarak seçer miydin?
• Karşı cinsten biri olsaydın, şimdiki “sen”i eş olarak ister miydin?
Bu soruların yanıtları bizi rahatsız edebilir, ama aynı zamanda kendi potansiyelimizi keşfetmek için bir fırsat sunar. Çünkü yazarın dediği gibi, bu sorulara “evet” diyebilmek tamamen bizim elimizde. Emeğimizi, sevgimizi ve zamanımızı kendimize yatırım yaparak yanıtlarımızı değiştirebiliriz.
Mutluluğun Kaynağı
Kitapta şöyle bir cümle vardı:
“Mutluluk dışarıdan gelen bir şey değil. O senin içinde.”
Hakikaten öyle. Çoğu zaman mutluluğu başkalarından ya da dışarıdaki olaylardan bekliyoruz. Ama aslında mutluluk kendi içimizde saklı. Onu bulmak için biraz kendimize dönüp bakmamız, farkındalıkla yaşamamız gerekiyor. Kitap, mutluluğun bir sonuç değil, bir süreç olduğunu anlatıyor. Her gün kendimize ve çevremize yaptığımız küçük, anlamlı dokunuşlar bizi mutlu eden şeyler oluyor.
Kitapta basit ama derin anlamlar barındıran birçok söz vardı. İşte beni en çok etkileyenlerden bazıları:
• “Yaşamla mücadele etmek yerine onunla dans edin.”
• “Hayatını kazanmak adına hayata katlanırken, hayatını kaybediyor olabilirsin.”
• “Sevgiye ihtiyacın varsa, sevgini ver. Paraya ihtiyacın varsa, paranı ver. Dostluğa ihtiyacın varsa, dostluğunu ver. Ne verirsen, kendine veriyorsun.”
Bu sözler çok basit görünebilir, ama üzerine biraz düşününce aslında ne kadar anlamlı olduklarını fark ediyorsunuz. Hayat, neye odaklandığımız ve çevremizle nasıl bir ilişki kurduğumuzla şekilleniyor.
Aslında bu kitabı okurken kendime de şöyle bir dönüp baktım. Bazı konularda kendime biraz haksızlık ettiğimi fark ettim. Çünkü bazı şeyleri doğru yapıyormuşum. Mesela elimde olanı paylaşmayı severim. İnsanlara değer vermek benim için her zaman önemli olmuştur. Hatta bu konuda biraz ileri gittiğimi düşünenler bile var. Ama bu şekilde mutlu olduğumu biliyorum ve bu benim için yeterli.
Kitap, bana mutluluğun aslında hayatta neye odaklandığımızla çok alakalı olduğunu bir kez daha hatırlattı. Kendimize dürüst olmak, çevremizdeki insanlara değer vermek ve elimizdekini paylaşmak, mutluluğun en temel anahtarları.
Şu içinde yaşadığımız hayat hengamesinde bazen en önemli şeyleri kaçırıyoruz. Ama durup biraz düşününce, hayatın güzelliğinin o kaçırdığımız küçük detaylarda saklı olduğunu fark ediyoruz. Bu kitap bana bunu hatırlattı.
Eğer siz de biraz durup düşünmek, mutluluğun aslında ne olduğunu yeniden keşfetmek isterseniz, bu kitabı okumanızı tavsiye ederim. Belki size de iyi gelir, kim bilir?
Herkesin kendi mutluluğunu bulması dileğiyle...


