Nazım Turan & Lenin Büstü ve Siyasetin Üçkâğıdı

Siyaset, yüzyıllardır toplumların kaderini şekillendiren en güçlü sahnedir. Ama bu sahnenin dekorları, her izleyiciye aynı şekilde gösterilmez. Aynı olay, aynı kişi, aynı eşya; farklı gözlere bambaşka bir hikâye gibi anlatılır. İşte tam da bu noktada siyasetin asıl mahareti –kimilerine göre ise üçkâğıdı– ortaya çıkar: Gerçeği değil, işine geleni anlatmak.

Yahudi asıllı bir Rus, İsrail’e göçme iznini alır.
Çıkışta, Ruslar bagajını denetlerken elbiselerin arasında Lenin’in büstünü bulurlar.
— Bu nedir?
Yahudi:
— “Bu nedir?” sorusu yanlıştır yoldaş! “Bu kimdir?” demeniz gerekirdi! Bu Lenin’dir, sosyalizmin temellerini atan, Rus halkına iyilikler getirendir. Ben de bunu bereketli günlerin anısı diye yanıma aldım…
Etkilenmiştir Rus görevli:
— Tamam, geçebilirsiniz!
Tel Aviv havaalanında gümrük memuru büstü görür ve sorar:
— Bu nedir?
Yahudi:
— “Bu nedir?” sorusu yanlıştır Paşam! “Bu kimdir?” demeniz gerekirdi! Bu Lenin’dir. Bu deli cani yüzünden Rusya’yı terk etmek zorunda kaldım! Yanıma aldım ki, her gün ona bakıp bakıp lanet okuyayım!
Etkilenmiştir İsrailli görevli:
— Tamam, geçebilirsiniz!
Adam evine gelir, büstü büfenin üstüne koyar, gelişi nedeniyle de akrabalarına davet verir.
Yeğenlerden biri sorar:
— Bu kimdir?
Yahudi:
— “Bu kimdir?” sorusu yanlıştır kuzum! “Bu nedir?” demen gerekirdi! Bu, on kilogram, yirmi dört ayar altın, vergisiz, gümrüksüz, üstelik KDV’siz!!!
Değerli okuyucular, bu fıkranın özü basit ama çarpıcıdır: Siyaset, aynı şeyi farklı topluluklara farklı şekilde anlatarak inandırma sanatıdır.
Rusya’da Lenin kahramandır, İsrail’de diktatör; evde ise saf altın!
Bugün de siyasetin dili çok farklı değil. Herkesin önünde söylenen sözler değişir, kalabalığa göre ton ve anlam kayar, ama işin aslı çoğu zaman saklıdır.
Bu bize şunu gösteriyor:
Gerçek, yüksek sesle söylenenden değil; sonunda kimin kazandığından anlaşılır.
O yüzden siyasetçilerin sözlerine değil, icraatlarının içindeki “altın”a bakmak gerekir. Laf kalabalığı değişir, etiketler değişir, kahraman da olur, diktatör de… Ama gerçek, en sonunda ortaya çıkar.
Siyaset üç dille konuşur: Halk için umut, rakip için korku, kendisi için çıkar.
Sağlıcakla kalın..


