Ana Sayfa / Gündem / Nazım Turan & “Kuzuların derilerini yüzmektense koçların yünlerini kırkmak daha iyidir”

Nazım Turan & “Kuzuların derilerini yüzmektense koçların yünlerini kırkmak daha iyidir”

30 Haziran 2024 15:440 görüntülenme
Nazım Turan & “Kuzuların derilerini yüzmektense koçların yünlerini kırkmak daha iyidir”

Değerli okuyucular,

Yeni zamlar ve yeni vergiler yine gündemde maalesef. Vergi, devletin işleyişi için gereklidir; ama adil olması şarttır. Adaletli bir vergi, toplumun huzur ve refahının teminatıdır. Tarih boyunca, yöneticilerin adil ve dürüst olmaları beklenir. Ancak, bazı dönemlerde bu beklenti boşa çıkmış ve haksız vergilendirme veya rüşvet gibi uygulamalar halkı zor durumda bırakmıştır. Osmanlı dönemine ait bir hikâye, Şam Valisi Esat Paşa’nın bu tür haksız uygulamalara karşı nasıl akıllıca bir çözüm bulduğunu anlatır. Bu hikâye, bugünün şartlarına da ışık tutacak niteliktedir.

Rivayete göre Şam Valisi Esat Paşa, bir gün hazinenin tamamen boşaldığını fark eder ve büyük bir sıkıntıya düşer. Danışmanları ona, Şam’daki dokumacılara fazladan vergi koymasını önerir. Esat Paşa, böyle bir vergi koyarlarsa ne kadar gelir elde edeceklerini sorar. Danışmanları, elli veya altmış kese altın elde edebileceklerini söylerler. Esat Paşa, “Bu insanlar zaten zar zor ayakta duruyor. Bu vergiyi nasıl ödeyecekler?” diye sorar. Danışmanlar, evlerindeki altınları ve mücevherleri satarak bu vergiyi ödeyeceklerini belirtirler.

Ama Esat Paşa, bu yöntemi adil bulmaz ve daha iyi bir çözüm arar. Ertesi gün müftüyü gece gizlice yanına davet eder ve ona, özel hayatında şeriata aykırı davrandığı ve evinde gizlice içki içtiği yönünde bilgiler aldığını söyler. Müftü efendi, bu durumu İstanbul’a bildirmemesi için Esat Paşa’ya yalvarır ve 1000 mecidiye teklif eder. Paşa kabul etmez ve sonunda 6 bin mecidiye altın karşılığında müftüyle anlaşır.

Ertesi gün Kadı Efendi’yi davet eden Esat Paşa, ona rüşvet aldığı ve makamını şahsi menfaatleri için kullandığı yönünde bilgiler aldığını belirtir. Kadı Efendi de müftü gibi yalvarır ve sonunda 6 bin mecidiye altın karşılığında anlaşma sağlarlar. Esat Paşa, sırasıyla defterdar, karakol komutanı, esnaf ağası ve büyük zenginleri de aynı yöntemle sorguya çekerek toplamda 200 kese mecidiye altını toplar.

Ardından danışmanlarını çağırır ve onlara Şam halkına vergi koyduğunu duymadıklarını sorar. Danışmanları, hiçbir vergi koymadığını söyler. Esat Paşa, “Bakın, hiçbir vergi koymamama rağmen 50 yerine 200 kese mecidiye altını topladım” der. “Bunu nasıl yaptınız Paşam?” diye sorduklarında, “Kuzuların derilerini yüzmektense koçların yünlerini kırkmak daha iyidir” cevabını verir.

Nasıl, doğru yapmış değil mi sevgili okuyucular? Sizce de adil olan bu değil mi? Günümüzde de pek bir şey değişmiş değil maalesef. Yine haksız kazanç ve yolsuzluk, birçok yerde karşımıza çıkıyor. Esat Paşa’nın hikayesi, adaletin ve aklın nasıl uygulanabileceğine dair önemli bir ders veriyor.

Umut ediyorum ki, bir gün herkesin adil olduğu, haksızlıkların sona erdiği bir dünyada yaşayacağız. Toplumun refahı ve huzuru için, dürüst ve adil bir yönetimin her zaman öncelikli olması gerektiğini unutmamalıyız. Gelecek nesiller için adil bir dünya bırakmak dileğiyle…

Hepinize selamlar ve saygılar.

Paylaş:
Nazım Turan

İlgili Haberler

Yorumlar

Yorum Yaz