Ana Sayfa / Gündem / Nazım Turan & Kafka’nın “Dava”sı ve Adalet Arayışı

Nazım Turan & Kafka’nın “Dava”sı ve Adalet Arayışı

18 Kasım 2024 15:000 görüntülenme
Nazım Turan & Kafka’nın “Dava”sı ve Adalet Arayışı

Adalet… İnsanlık tarihinin en kutsal kavramlarından biri. Ancak Franz Kafka’nın Dava adlı eserini okurken, insan ister istemez adaletin bazen nasıl bir labirente dönüştüğünü ve bireyin bu labirentte nasıl kaybolduğunu sorguluyor. Hikâyeye bir bakalım: Joseph K. adında sıradan bir adam, bir sabah ansızın tutuklanıyor. Suçlamanın ne olduğunu soruyor, cevap yok. Savunma mı yapacak? Kime karşı, neden? Bilmiyor. Peki, bu hikâye size de tanıdık gelmedi mi? Çünkü bizim coğrafyamızda da küçük bir fikir beyanı ya da basit bir sosyal medya paylaşımıyla kendinizi benzer bir durumda bulmanız pek de uzak bir ihtimal değil.

Maalesef, ülkemizde de küçük bir sokak röportajında dile getirdiğiniz masum bir fikir ya da sosyal medyada yaptığınız basit bir paylaşım, bir sabah kapınızda polisleri görmenize neden olabilir. Suçlamayı öğrenmeye çalışırken, kendinizi uzun bir belirsizlik sürecinin içinde bulabilirsiniz. Bu hikâyenin ne kadar Kafkaesk olduğunu fark ettiğinizde, belki Joseph K.’nın çaresizliğini çok daha iyi anlarsınız. Oysa adaletin bireyi koruması gerekirken bireyin üzerinde bir tehdit gibi hissettirilmesi, yalnızca bireyin değil, toplumun da adalete olan güvenini zedeler.

Kafka’nın Davası bize bireyin özgürlüğü ve onuru için ne kadar çetin bir mücadele vermesi gerektiğini gösteriyor. Ancak bu mücadele aynı zamanda bir farkındalık çağrısıdır. Adalet, bireyin nefes aldığı her yerde olmalıdır; yoksa her birimiz bir sabah kendimizi bir dava hikâyesinin başkahramanı olarak bulabiliriz. Bu nedenle, Kafka’nın anlattığı dünyayı değiştirmek, bireylerin hakkını savunabileceği, eşit ve korkusuz bir sistem yaratmak için hepimizin sorumluluğudur. “Ya ben Joseph K. olsaydım?” sorusu yalnızca bir romanın değil, hepimizin hayatının bir meselesidir.

Umarım, bir an evvel adaletin herkese lazım olduğunu fark eder ve bu doğrultuda hareket etmeye başlarız. Adalet, bireysel ve toplumsal huzurun temelidir; keyfi uygulamalarla zedelenmemesi, aksine güçlendirilmesi gereken bir değerdir.

Paylaş:
Nazım Turan

İlgili Haberler

Yorumlar

Yorum Yaz