Ana Sayfa / Gündem / Nazım Turan & Gitmek Bir Hayal Değil, Bir Refleks

Nazım Turan & Gitmek Bir Hayal Değil, Bir Refleks

24 Aralık 2025 14:030 görüntülenme
Nazım Turan & Gitmek Bir Hayal Değil, Bir Refleks

Türkiye’de Genç Olmak ve Geleceği Başka Ülkelerde Aramak

Mustafa Kemal Atatürk, Gençliğe Hitabe’ye “Ey Türk gençliği!” diye başlarken Cumhuriyet’in geleceğini gençlere emanet etmişti. O hitabede tarif edilen gençlik; sorumluluk alan, özgüvenli ve yarına inanan bir kuşaktı.

Ancak bugün gelinen noktada, Türkiye’de gençlerin önemli bir bölümü kendisini bu geleceğin doğal bir parçası olarak göremiyor.

Türkiye’de gençlerin ülkeyi terk etme isteği çoğu zaman “algı”, “abartı” ya da “geçici bir ruh hâli” olarak yorumlanıyor. Oysa uluslararası tablolar, bu isteğin bir duygudan değil, somut sıralamalardan beslendiğini açıkça gösteriyor.

Gençler artık yalnızca hissetmiyor; bakıyor, kıyaslıyor ve karar veriyor.

***

Rakamlar Konuşuyor, Gençler Dinliyor

Gençlerin yurt dışına yönelme isteği bireysel bir heves değil; istatistiklerle beslenen rasyonel bir tepki hâline gelmiş durumda. Özellikle eğitimde ya da istihdamda yer almayan gençlere ilişkin veriler tablonun ağırlığını ortaya koyuyor.

TÜİK – 2025 III. Çeyrek:

  • 15–24 yaş: 2.922.000 genç
  • 15–29 yaş: 4.958.000 genç
  • 15–34 yaş: 6.954.000 genç

Bu rakamlar birlikte okunduğunda gerçek net:

Türkiye’de gençler yaş aldıkça sisteme dâhil olmuyor; her yaş grubunda daha fazla dışarıda kalıyor.

Bu geçici bir işsizlik dalgası değil.

Bu, kuşak ölçeğinde bir dışlanma.

***

Avrupa’da “Ev Genci” Gerçeği

Eğitimde olmayan, çalışmayan ve ailesinin imkânlarıyla yaşamını sürdüren gençler açısından tablo çarpıcı:

  1. Türkiye: %27,2
  2. Bosna-Hersek: %24,7
  3. Romanya: %20,6
  4. Yunanistan: %18,0
  5. İtalya: %18,0

Türkiye bu alanda Avrupa’nın en üst sıralarında yer alıyor. Bu durum, gençlerin üretimden kopuşunun geçici değil, kalıcı bir yapıya dönüştüğünü gösteriyor.

Ev genci olmak bir tercih değil; hayat kurulamamasının sonucu.

***

Eğitim Var Ama Karşılığı Yok

Le Monde ve OECD analizlerine göre Türkiye’de 18–24 yaş arası gençlerin yaklaşık üçte biri, ne eğitimde ne işte ne de mesleki eğitimde.

Üniversite mezunlarının tablosu daha da çarpıcı:

  • Türkiye, yeni mezun istihdamında 33 Avrupa ülkesi arasında son sırada
  • Üniversite mezunu işsizliği, genel işsizlik oranının üzerinde

Gençler için üniversite artık geleceğe açılan bir kapı değil;

belirsizliğe açılan bir bekleme salonu.

***

Sosyal Göstergeler Alarm Veriyor

Avrupa’da sigara kullanım oranları da tabloyu doğruluyor:

  • Türkiye: %36
  • Bulgaristan: %36
  • Yunanistan: %36
  • Romanya: %29

Bu yalnızca bir sağlık verisi değil; stresin, umutsuzluğun ve gelecek kaygısının yansıması.

***

Göç: Sessiz Kopuş

Son iki yılda yaklaşık 450.000 Türk vatandaşı yurt dışına göç etti. Göç edenlerin yarısı 34 yaş altı ve büyük bölümü eğitimli, meslek sahibi gençlerden oluşuyor.

Şenol Sunat’ın da dikkat çektiği gibi; meslek sahibi olup iş bulamayan gençler ailelerine bağımlı hâle geliyor, psikolojik baskılar artıyor ve beyin göçü rekor kırıyor.

Aynı dönemde:

  • Yurt dışına göç %53 arttı
  • Gençlerin %72,9’u, imkânı olsa Türkiye dışında yaşamak istiyor

***

Son Söz

Gençlerine iyi davranmayan bir ülkenin kaybetmesi kaçınılmazdır. Bugün yaşanan göç, yalnızca insanların değil; umutların yer değiştirmesidir. Gençler gitmek istemiyor. Kalabilecekleri bir gelecek göremedikleri için gidiyorlar.

Paylaş:
Nazım Turan

İlgili Haberler

Yorumlar

Yorum Yaz