Ana Sayfa / Gündem / Nazım Turan- Atların Çektiği Tren, Unuttuğumuz Hafıza

Nazım Turan- Atların Çektiği Tren, Unuttuğumuz Hafıza

17 Ocak 2026 23:260 görüntülenme
Nazım Turan- Atların Çektiği Tren, Unuttuğumuz Hafıza

Romanya’da yaşayan biri olarak şunu çok net söyleyebilirim:

Bir ülkede hayat kurarken, yalnızca bugünü değil; o ülkenin insani, kültürel ve tarihsel birikimini de tanımak insana başka bir derinlik kazandırıyor. Bu nedenle bu köşede zaman zaman Romanya’nın sadece gündemini değil; şehirlerini, doğasını ve geçmişten bugüne taşıdığı hikâyeleri de paylaşmaktan memnuniyet duyuyorum.

Bugün anlatmak istediğim hikâye, Banat bölgesinde, dağların arasına saklanmış küçük ama geçmişi çok büyük bir şehirden başlıyor: Oravița.

Bugün sakin ve mütevazı bir kasaba gibi görünen Oravița, 19. yüzyıl ortalarında bulunduğu coğrafyanın önemli merkezlerinden biriydi. Banat’ın madenleri, ormanları ve insan gücü bu bölgeyi değerli kılıyordu. Ve işte tam da bu yüzden, Romanya topraklarındaki ilk demiryolu burada doğdu.

Az kişi bilir.

Oravița–Anina demiryolu, 1847 yılında inşa edildi. Buharlı lokomotif henüz ortada yokken… Raylar vardı ama duman yoktu. Çünkü vagonları atlar çekiyordu. Meşeden yapılmış traversler, üzeri demirle kaplı ahşap raylar… Ve büyük bir sabırla kurulan bir mühendislik hayali.

1840’lı yıllarda Anina’daki kömür madenlerinin olağanüstü verimli olduğu anlaşılmıştı. Yıllık üretim on binlerce tonu buluyordu. Asıl sorun kömür değil, onu taşımaktı.

Anina’dan Oravița’ya uzanan 33 kilometrelik yol, yağmurda çamur, kışın buz demekti. Yüklü bir araba bazen iki, bazen üç günde varabiliyor; yolda kömür dökülüyor, arabalar devriliyor, emek ziyan oluyordu.

Çözüm, Avusturyalı mühendis Mathias Hammer’dan geldi.

“İngiltere’de atlı demiryolları var,” dedi.

“Biz de yapabiliriz.”

1 Nisan 1847’de ilk kazma toprağa vuruldu.

İki bin işçi… Romenler, Sırplar, Avusturyalılar…

Dağlar keskiyle açıldı, tüneller aylarca oyuldu. Ayda yalnızca birkaç metre ilerlenebiliyordu. Ama vazgeçilmedi.

Ve tren yürüdü.

Atlar, vagonları Anina’ya boş çıkarıyor, Oravița’ya kömürle indiriyordu.

Günde 200 ton kömür…

O günlerin şartlarında bu, neredeyse bir mucizeydi.

78 yaşındaki Ion Popescu’nun anlattıkları hâlâ akılda kalıcıdır:

“Büyükdedem bu hatta çalışmış. Atların yolu bizden daha iyi bildiğini söylerdi. Karanlık tünelde durmazlarmış.”

Hat zamanla büyüdü.

Raylar çelik oldu.

Buharlı lokomotif geldi.

Sonra dizel…

Ama dağlar aynı kaldı.

Gârlița Tüneli mesela…

1.256 metre.

1851’den beri ayakta.

Yazın serin, kışın ılık.

İki dünya savaşı gördü.

Yıkılmadı.

1880’den 1950’ye kadar bu hat Banat’ı besledi.

Madenciler, tüccarlar, çocuklar…

Tren sadece bir ulaşım aracı değildi; bölgenin kalbiydi.

Sonra sessizlik başladı.

Madenler kapandı.

Trenler azaldı.

Otobüsler geldi.

Raylar unutuldu.

2018’de son tren geçti.

Sessiz bir tören…

Az insan…

Çok hüzün.

Bugün Oravița–Anina hattı, görkemli bir harabe.

Rayların arasından ağaçlar çıkıyor.

İstasyonlar boş.

Tüneller karanlık.

Bu demiryolu eskidiği için ölmedi,

ihmal edildiği için sustu.

170 yıl çalışmış bir hat,

kısa sürede sessizliğe terk edildi.

Oravița–Anina demiryolu yalnızca paslı raylar değil;

bir dönemin emeğini ve tarihle bağ koparsa neyin kaybedildiğini hatırlatan sessiz bir tanık.

Bu köşede, zaman zaman Romanya’nın şehirlerini, doğasını ve geride bıraktığı hikâyeleri paylaşmaya devam edeceğim.

Yolu bu satırlara düşenlerle, yeni yazılarda yeniden karşılaşmak dileğiyle.

Paylaş:
nAZIM tURAN

İlgili Haberler

Yorumlar

Yorum Yaz