Ana Sayfa / Gündem / NAZIM TURAN & ATATÜRK’ÜN ANTONESCU’YA SÖYLEDİKLERİ – 4. Bölüm

NAZIM TURAN & ATATÜRK’ÜN ANTONESCU’YA SÖYLEDİKLERİ – 4. Bölüm

5 Eylül 2025 12:460 görüntülenme
NAZIM TURAN & ATATÜRK’ÜN ANTONESCU’YA SÖYLEDİKLERİ – 4. Bölüm

17 Mart 1937 – Ankara Palas

Hatırlatma: Yazı dizimizin son bölümünde Atatürk, askerî tecrübelerinden örneklerle liderlik anlayışını pekiştiriyor ve mülâkatı açık yüreklilikle noktalıyor.

“O halde konuştuklarımızdan şu neticeyi çıkaracağım: Tabii olarak kendimiz için bütün lazım gelen şeyleri düşüneceğiz ve icabını yapacağız. Fakat bundan sonra bütün dünya ile alâkadar olacağız.

Kısa bir misal: Ben askerim. Umumî Harpte bir ordunun başında idim. Türkiye’de diğer ordular ve onların kumandanları vardı. Ben yalnız kendi ordumla değil, öteki ordularla da meşgul oluyordum. Bir gün Erzurum cephesindeki hareketlere ait bir mesele üzerinde durduğum sırada yaverim dedi ki:
— ‘Niçin size ait olmayan meselelerle de uğraşıyorsunuz?’
Cevap verdim:
— ‘Ben bütün orduların vaziyetini iyice bilmezsem kendi ordumu nasıl sevk ve idare edeceğimi tayin edemem.’

Bir devlet ve milleti idare vaziyetinde bulunanların daima göz önünde tutmaları lazım gelen mesele budur. Bu münasebetle muhterem misafirimize şunu diyeceğim: Ben düşündüklerimi sevdiklerime olduğu gibi söylerim. Aynı zamanda lüzumlu olmayan bir sırrı kalbimde taşımak iktidarında olmayan bir adamım. Çünkü ben bir halk adamıyım. Yanlışım varsa halk tekzip eder. Fakat şimdiye kadar bu açık konuşmada halkın beni tekzip ettiğini görmedim.”

Genel Değerlendirme

Atatürk’ün Antonescu’ya söylediği bu sözler, bir diplomasi konuşmasının ötesinde, insanlık vizyonunun bir manifestosudur. O, mutluluğu bireysel çıkarlarda değil, gelecek nesillere hizmette bulur. Liderliği şahıs merkezli değil, millet ve insanlık odaklı görür.

“Bir milletin saadeti, diğer milletlerin saadetinden ayrı düşünülemez. İnsanlık bir bütündür.”

Bugün hâlâ yol gösterici olan bu vizyon, Atatürk’ün yalnızca bir devlet adamı değil, aynı zamanda evrensel bir düşünür olduğunun en güçlü delilidir.

Ve bugün, eğer Türkiye ile Romanya arasında bu kadar yakın, dostane ve samimi ilişkiler mevcutsa, bunun temelleri Atatürk’ün 1937’deki bu görüşmeleri ve ortaya koyduğu vizyon sayesinde atılmıştır. Onun ileri görüşlü liderliği, Türk-Romen dostluğunu kalıcı bir kardeşlik zeminine taşımıştır.

📖 Kaynak: Yücel Dergisi, Kasım 1939 – Mustafa Baydar, “Atatürk ile Konuşmalar”

Paylaş:
AtatürkNazım Turan

İlgili Haberler

Yorumlar

Yorum Yaz