Ana Sayfa / Gündem / Nazım Turan & ATATÜRK’ÜN ANTONESCU’YA SÖYLEDİKLERİ – 1. Bölüm

Nazım Turan & ATATÜRK’ÜN ANTONESCU’YA SÖYLEDİKLERİ – 1. Bölüm

2 Eylül 2025 12:470 görüntülenme
Nazım Turan & ATATÜRK’ÜN ANTONESCU’YA SÖYLEDİKLERİ – 1. Bölüm

17 Mart 1937 – Ankara Palas

Hatırlatma: Bu yazı dizisi, 17 Mart 1937’de Ankara Palas’ta Mustafa Kemal Atatürk’ün Romanya Dışişleri Bakanı Victor Antonescu’ya söylediği sözlerin tam metnidir. Dizi 4 bölüm halinde yayımlanacaktır.


1937 yılı, Avrupa’da yaklaşan büyük savaşın ayak seslerinin duyulduğu, Almanya ve İtalya’da diktatörlüklerin yükselişe geçtiği kritik bir dönemdi. Genç Türkiye Cumhuriyeti, barışçı dış politikasını sürdürerek Balkanlar’da güvenliği pekiştirmeye ve dostluk bağlarını güçlendirmeye çalışıyordu.

Bu ortamda Romanya Dışişleri Bakanı Victor Antonescu, eşi ve diplomat heyetiyle birlikte Mart 1937’de Türkiye’ye resmi bir ziyaret gerçekleştirdi. Antonescu, Romanya siyasetinde önemli bir figürdü ve ülkesinin dış politikasını yönlendiren en etkin devlet adamlarından biri olarak tanınıyordu. Ziyaretin amacı, Türk-Romen dostluğunu pekiştirmek, Balkanlar’da iş birliğini güçlendirmek ve iki ülke arasındaki dayanışmayı daha da artırmaktı.

Atatürk, 17 Mart 1937’de, Ankara Palas salonlarında düzenlenen kabul ve ziyafette Antonescu ile yaptığı sohbette, yalnızca diplomatik nezaketle yetinmedi; aynı zamanda hayat felsefesini ve liderliğe dair görüşlerini de dile getirdi.

İşte o sözler:

“Her gün kudreti daha fazla artan Romanya’yı bütün kalbimizle kutlarız. Dostluğumuz o kadar sıkı ve emindir ki, Romanya daha kuvvetli oldukça biz de kendimizi daha kuvvetli addederiz. Milletleri muahedelerden ziyade duygular ve hisler bağlar. Romanya, kalbimizde kardeşçe yer tutmuştur. Ruhlarımızın yakınlığı ve birleşikliği için kadehimi kaldırıyorum.”

“Milletler gam ve keder bilmemelidir. Şeflerin vazifesi, hayatı neşe ve şevkle karşılamak hususunda milletlerine yol göstermektir. Vaktiyle kitaplar karıştırdım. Hayat hakkında filozofların dediklerini anlamak istedim. Bir kısmı her şeyi kara görüyordu. ‘Mademki hiçiz ve sıfıra varacağız, dünyadaki muvakkat ömür esnasında neşe ve saadete yer bulunmaz’ diyorlardı. Başka kitaplar okudum, bunları daha akıllı adamlar yazmışlardı. Diyorlardı ki: ‘Mademki sonu nasıl olsa sıfırdır, bari yaşadığımız müddetçe şen ve şâtr olalım.’ Ben kendi karakterim itibarıyla ikinci hayat telâkkisini tercih ediyordum, fakat şu kayıtlar içinde: Bütün insanlığın varlığını kendi şahıslarında gören adamlar bedbahttırlar. Besbelli ki o adam fert sıfatıyla mahvolacaktır.”

➡️ Yarın: Atatürk’ün “gelecek nesiller için çalışmak” anlayışı.

Paylaş:
AtatürkNazım Turan

İlgili Haberler

Yorumlar

Yorum Yaz