Ana Sayfa / Gündem / Milli tarihimizin iki büyük zaferi: Malazgirt ve Dumlupınar zaferleri

Milli tarihimizin iki büyük zaferi: Malazgirt ve Dumlupınar zaferleri

26 Ağustos 2025 13:320 görüntülenme
Milli tarihimizin iki büyük zaferi: Malazgirt ve Dumlupınar zaferleri

Türk milli tarihinde adları kayıtlı olan irili ufaklı tam 294 zafer vardır.

Bütün bu zaferlerin en büyükleri olarak sayılan Malazgirt Meydan Savaşı ile Dumlupınar Başkumandanlık Meydan Savaşı Türk tarihinin iki büyük dönüm noktasıdır.

Her ikisinde de Türklüğün ve Türk devletinin yok olması söz konusu idi. Birinde Türklüğün Anavatanındaki varlığı tescil edilmiş, Doğu Bizans’ın Türkleri yeryüzünden yok etmek hareketi büyük bir zaferle akim kalmış başlarındaki Başkumandanları da esir edilmiştir. Öbüründe ise yeryüzündeki son Türk devletinin Anadolu’da bütün varlığı ve insanıyla yok edilmesi hareketi tarihin sinesine gömülmüştür.

Yine düşman ordularının Başkomutanı bütün erkânı harbiyesi ile esir edilmiştir. Türk devletinin istiklâli yeniden kazanılmıştır. Eğer bu iki büyük zaferi kazanmamış olsa idik bugün yeryüzünde Türklük ve Türkiye diye bir ülke ve bir millet bulunmayacaktı. Toynby’nin kaydettiği gibi “Türk milleti belki varlığını Orta Asya’da, Türkmenistan’da devam ettirebilirdi. Fakat Anadolu ve Balkanlardaki varlığı sona ererdi.”

Dikkat edilirse ünlü tarihçi “belki” diyor. Yani Türkmenistan’da dahi Türk varlığının yok olması derhal gündem kazanırdı, demek istiyor. Başkumandanlık Meydan Savaşı zaferi ile Türklüğün hem Anadolu’da hem de Türkistan’daki Anayurtta varlığının yok olması engellenmiş oluyordu.

Bu durum Türk’ün fıtratında gizli bir cevher olan kahramanlık ruhunun şahlanması ile kazanılmış büyük bir zaferdir. Zira bir Türk büyüğünün sözüdür: “Kahramanlık kanın fıtraten haiz olduğu kudretten gelir.” Bunu Yahya Kemal de çok zaman şiirlerinde belirterek dile getirmiştir.

Her iki zaferin Başkumandanları savaşa girerken yaptıkları duaları bile Türk ordusunun ruh yapısının muhteşem bir ifadesidir. Alparslan’a 26 Ağustos sabahı ileri hatlara gönderdiği haberciler büyük bir telaşla huzura girerek arz ederler ki: Doğu Roma ordusu ikiyüzbinlik kuvvetiyle Malazgirt’e doğru yaklaşıyor...

Gazi Alparslan hiç telaşsız:

- Biz de onlara yaklaşıyoruz... der. O son dakikalarda namazını kılar ve son duasını yapar. Duasının sonu gözyaşları içinde söylediği şu sözleri olmuştur.

“Ya Rabbi, Eğer bu zaferi nasib etmeyeceksen beni kahret. O günü bana gösterme...”

Kurtuluş Savaşı’nın muzaffer Başkumandanı Gazi Mareşal Mustafa Kemal’in de büyük saldırı hareketini başlatmak emrini vermek için Kocatepe’ye çıkarken yaptığı dua bundan farklı değildir:

Gözyaşları içinde ağlaya ağlaya dua etmektedir.

“Yüce Allahım. Ordularımıza zafer nasip et. Eğer bu zaferi kazanmayacaksam beni yaşatma, helâk et. Gökkubbeyi başıma yık. O günü gösterme.”

Burada Yahya Kemal’in o günlerde yazdığı kıtası ne büyük bir manâ taşımaktadır:

Şu kopan fırtına Türk ordusudur ya Rabbi

Senin uğrunda ölen ordu budur ya Rabbi

Ta ki yükselsin ezanlarla müeyyet namın

Gaalib et, çünkü bu son ordusudur İslâmın...

Zafer kazanılmış, dualar kabul olmuş ve Malazgirt’te olduğu gibi, düşman ordusunun bütün Erkânı Harbiyesi de başlarında Başkumandanları Trikopis olduğu halde esir edilmişlerdir.

(Muhittin Nalbantoğlu / Yeniçağ Gazetesi 30 Ağustos 2009)

Paylaş:
Malazgirt ve Dumlupınar Zaferleri

İlgili Haberler

Yorumlar

Yorum Yaz