Ana Sayfa / Gündem / Mehmet Fuat ERGÜN & YAŞAM VE ŞÜKRETMEK

Mehmet Fuat ERGÜN & YAŞAM VE ŞÜKRETMEK

18 Eylül 2021 02:560 görüntülenme
Mehmet Fuat ERGÜN & YAŞAM VE ŞÜKRETMEK

Yaşam, ne demek yaşam? Hiç düşündünüz mü?

Tarif etmeye kalksak sayfalar yetmez. Bence bunun en kısa anlatımı. Geldik, gidiyoruz.

Yoktan geldik yok olmaya gidiyoruz.

Yaratan öyle sırlar koymuş ki yaşamımıza. Anne karnındayken, hatta iki üç yaş öncesini bilemezken, ölümden sonrasını da bilemiyoruz.

Ölüm ne kadar soğuk bir kelime? Ne kadar yaşamın zıddı desek de, ölümü hatırlamak ürpertiyor biz insanı.

Bundan önceki yazılarımın birinde ölümden neden korkulmaz konusunu işlemiştim.

Yaşam dedik. Ölüme geldik. Haydi konuyu değiştirelim.

Biraz hayattan bahsedelim.

Geçmiş geçti gitti. Gelecek kim bilecek. Şimdinin kıymetini bilir; yaşamın güzelliklerini insanlara yararlı olacak şekilde tadabilirsek, işte o zaman gel de bak keyfine.

En hayırlınız, insanlara yararı olanıdır boşuna denmemiş. İhtiyacı olanın, muhtacın, elinden tutmakla; şükretmeyi öğrenirsin.

Haydi git oradan neye şükredeceğiz diyenleriniz olacak. Neye şükretmek?

Bir kaç örnekle anlatmaya çalışacağım.

Her şey bizim için.

Bir gözü kör olan varlıklı birine göz lazım. Araştırmalar sonucu benim gözüm uyuyor. Apar topar beni buluyorlar. Ne olur bir gözünü ver diyorlar. Önce size soruyorum dünyanın anahtarını verseler kabul eder misin? Çünkü biliyorsun bir gözün gidince diğeri de her an gidebilir.

Şükretmez miyiz iki gözümüzün sağlam olduğuna.

Rahmeti Sakıp Sabancı bir TV programında hiç konuşamayan sakat oğlu için. ”Ah! Oğlum bir defa bana baba dese; tüm varlığımın yarısını veririm.” demişti.

Günde onlarca defa baba diyen evlatlarımız için nasıl şükretmeyiz?

Konu açılmışken bir fıkra geldi aklıma.

Zamanın birinde, beylikler döneminde, adamın biri dayak yer. Kadıya şikâyet eder. Bu adam kolumu kırdı der. Kadı, bunda hayır vardır şükret. Ne yapsın adam şikayetinden vaz geçer. Çok geçmeden aynı adam ikinci kez dayak yer ve bir gözü çıkar. Yine aynı kadı, şükret der. Dayak yiyen sinirlenir ve kızar. Kaldığı beyliği değiştirmeye karar verir. Başka bir beyliğe doğru tek gözüyle yola çıkar.

Tam yeni beyliğin kapısından içeri gireceği zaman; o beylikte tahta geçen sultanları için tören yapılmaktadır. Ananeleri gereği aralarından birini tanrılarına kurban etmeleri gerekmektedir.

Tam o sırada yeni sultana yardımcılarından biri. Neden bizden biri? Beyliğimize ilk giren yabancıyı kurban edelim der. Sultan bu fikri çok beğenir ve hemen kabul eder.

Bizimki de sallana sallana, artık burada rahat ederim diyerek tek gözüyle yeni beyliğine girmek üzeredir. Bizim adamı alınan karar gereği apar topar kurban edilecek yere götürürler. Adam şaşar kalır. İzah ederler. İlk gelen sensin seni kurban edeceğiz. Adam bir göze şükretmedik şimdi canımızdan olacağız. Tam gözünü bağlayıp kurban edecekleri zaman cellad, “sultanım bunun bir gözü kör bundan kurban olmaz.” der.

Ve bizim tek gözlü adamın canı bağışlanır.

Bizim adam, Allah’ım sana şükürler olsun. Şükretmediğim tek göz benim hayatımı kurtardı.

Paylaş:
Mehmet Fuat ErgünYAŞAM VE ŞÜKRETMEK

İlgili Haberler

Yorumlar

Yorum Yaz