Ana Sayfa / Gündem / Mehmet Fuat ERGÜN & VERMEK BUDANMAKTIR AĞAÇ GİBİ

Mehmet Fuat ERGÜN & VERMEK BUDANMAKTIR AĞAÇ GİBİ

22 Ocak 2024 13:550 görüntülenme
Mehmet Fuat ERGÜN & VERMEK BUDANMAKTIR AĞAÇ GİBİ

Hep eskiye özlem duyulur. Şu an yaşananlardan nedense hiç zevk almayız. Ne hikmettir geçmişi hasretle anar, ama yaşadığımız anı kendimize zehir ederiz. Bu acizlerin acizi, mala mülke, paraya ve makama tapan insanoğlu.

Geçmiş geçti gitti. Yok artık.

Bir rüya. İnsan oğlunun belleğinde kaldı. Bilgisayar arşivi gibi. Gerektiğinde yani hatırlamaya çalıştığımızda bir filim şeridi beyin bandımızda anlık oluşur geçer gider. Peki gelecek. Kim bilecek? Bir dakika sonramızın ne olacağını?

İnsan vücudunda dolaşan kan damarlarımızın uzunluğunun yüz bin kilometre. Yani dünya çevresini iki buçuk defa dolaşacak uzunlukta. Çoğumuz biliriz damar çaplarımız ne kadar olduğunu? Yerine göre kılcal damarlarımız bir milimetreden onlarca kat küçük. Bir tanesinin bir an tıkandığını düşünelim. Ne oldu gelecek?

İşte bundan diyorum. Geçmiş geçti gitti. Gelecek de var mı garantimiz?

Şu anın tadına varıp kalp huzuru içerisinde yaşamanın hazzını yudumlamak varken; bu mal, mülk, para ve makam hırsı neden? Benim tabirimle üç "S". Servet, Şöhret, Şehvet.

Kör olası gözü doymaz nankör insanoğlu, ister de ister. Bir göz odam olsun der. Üç odalı ister. Üç odalı olur, villa ister.

Ya! araba? Bizim zamanımızda bir Anadol’umuz olsun derdik. Şimdi model model arabalara burun kıvırır olduk.

Her yeni model çıktığında değiştirdiğimiz bir servet tutarı telefonlara ne demeli? Yok sonu yok. İstemenin, göz doymazlığın sonu yok. Yazılarımın çoğunda dile getirdim. Madde, taptığımız mal. Malın kulu olduk. İçi boş maddeye bağımlı oldukça şu anımızdan tad alamaz olduk. İşte bundan özler olduk geçmişimizi.

İnsan zavallı varlık. Önüne milyarlarca bir lira koysan. Yetmiş yılda ömür versen, doğduğun günden beri her saniye bir lira say desen, her saniye saydığın senin olsun desen. Ne kadar toplayabiliyormuşum?

İKİ MİLYAR İK YÜZ…Fazla değil. Ne oldu ne kazandın. İşte ömür bu. Bir de üstelik herkese nasip olmayacak yetmiş yıl ömrün olmasına rağmen.

İşte bundan Yaratanımız, PAYLAŞ diyor. YARDIMLAŞ diyor. VER DİYOR. VERDİKÇE BEREKETİN ARTAR DİYOR.

Ağaçlar neden budanır? Ağaçlar verimli meyve vermesi için budanmaz mı? İnsan verdikçe verimliliği artar.

Mutlaka test etmişsiniz. Verdikçe, verme hazzının ne olduğunu tatmışsınızdır. Doymayacak gözümüze dur diyecek tek ilaç vermek. Ama yürekten. Verdikçe yücelir insan. Verdikçe huzur dolar gönüllere. Boşuna denmemiş. “Veren el alan elden üstündür.”

Senelerimiz nasıl geçti? Su gibi derler. İşte böyle. Bu sayılı ömrümüz, yetmiş yaş yaşasak her saniyede bir lira saysak iki milyar üç yüz milyon değerini tutmayacak rüya, hayal yalancı ömrümüz.

Neyimizi? Neyi bölüşemiyoruz? AH! BİR DE BÖLÜŞMEYİ PAYLAŞMAYI BİLSEK.

Ne olur içinizde sıkıntı varsa, yaşadığınız andan zevk alamıyorsanız. VERİN. PAYLAŞIN. GÖNÜL ALIN. BİR ÇOCUK SEVİNDİRİN. BİR YARAYA MELHEM OLUN. BEN VERİRSEM ELİMDE KALMAZ DEMEYİN. VERDİKÇE VERİLECEĞİNİ UNUTMAYIN. BİR GÖNÜL ALMANIN DÜNYA HAZİNELERİNE DEĞİŞİLEMEYECEĞİNİ ANLAYIN.

Bakın göreceksiniz nasıl size zehir olan hayatınız baldan tatlı olacak. Gönüllerinize huzur dolacak.

MÜSLÜMANIM DEMEK ÇOK KOLAY. VERMEDİKÇE PAYLAŞMADIKÇA SENİN MÜSLÜMANLIĞIN NEYE YARAR.

Paylaş:
Mehmet Fuat Ergün

İlgili Haberler

Yorumlar

Yorum Yaz