Ana Sayfa / Gündem / Mehmet Fuat ERGÜN & SEN İLAHİ ADALETİN NE OLDUĞUNU BİLİRMİSİN

Mehmet Fuat ERGÜN & SEN İLAHİ ADALETİN NE OLDUĞUNU BİLİRMİSİN

27 Temmuz 2025 15:350 görüntülenme
Mehmet Fuat ERGÜN & SEN İLAHİ ADALETİN NE OLDUĞUNU BİLİRMİSİN

İnsan yaşlandıkça, hayatın ne olduğunu anlıyor, tabi anlamak isteyenlere. Hele benim gibi yetmiş beş yaşına merdiven dayayanlar, binlerce, on binlerce insanla muhatap olduysa, bir başka bakıyor yaşama ve bu rüya alemi dünyaya. Kendimce, kısaca, şöyle bir sıralamak istedim, insanım diye geçinen çapraşık zavallıları.

Not: Yaşayarak şahit olduğum, haksızlığa uğrayarak içimi yakan iki olayda; biri hemen, diğeri daha yeni 14 sene sonra ilahi adaletin tecellisine uğradıklarının ispatı ise o dönemlerde kaleme aldığım notlarımda mevcuttur.

- Ne insanlar gördüm,

Namaz kılıp eğilip kalkanlar.

- Ne insanlar gördüm,

Oruç tutup aç gezenler.

- Ne insanlar gördüm,

Zekatını gıdım gıdım verenler ve hatta vermeyenler.

- Ne insanlar gördüm,

Haca, umreye onlarca kez turistik gezi amaçlı gidenler.

- Ne insanlar gördüm,

Müslüman geçinip, garibanı, yoksulu, fakiri, yetimi, ihtiyaç sahibini, dulu, düşmüş olanı, yolda kalanı, akrabalarını gözetmeyenler.

- Ne insanlar gördüm,

İbadetlerini cennete girme menfaatiyle yapanlar.

- Ne insanlar gördüm kendini

Allah yerine koyup, kendinden olmayana cehennemlik gözle bakanlar.

- Ne insanlar gördüm,

Ölünce bir günde kokusundan durulamayacak cesedine hayattayken tapanlar.

- Ne insanlar gördüm,

Mal, mülk, para, mevki, metrese kul olanlar.

- Ne insanlar gördüm,

Aklını kiraya vererek birilerinin arkasından gidenler.

- Ne insanlar gördüm,

Sağlığında Yaratanı aklına getirmezken, hastalığında hayır dualarınızı bekliyorum diyenler.

- Ne insanlar gördüm,

Lüks bir restauranta yediği akşam yemek parasının, ihtiyaç sahibi ailenin bir aylık geçimi olduğunu bilmeyenler.

- Ne insanlar gördüm,

Küçücük yavrularını bırakıp, sırf kendi zevki için evli olduğu halde başka birine kaçanlar.

- Ne insanlar gördüm,

Sanki yarına garantisi varmış gibi dağları ben yarattım diyerek böbürlenen acizler.

- Ne insanlar gördüm,

Elinde olanların kıymetini bilmeyerek; kaybettikten sonra ah, vah edip pişmanlık duyanlar.

- Ne insanlar gördüm,

İğneyi kendine batırmadan önce başkasına çuvaldız batıranlar.

- Ne insanlar gördüm,

Kendinden başkasını düşünmeyenler.

- Ne insanlar gördüm,

Kendi çıkarı için yalan söyleyip iftira atanlar.

- Ne insanlar gördüm,

İlim ve bilimi yok sayarak, aşıda neymiş bana bir şey olmaz diyenler.

- Ne insanlar gördüm,

Bir gülümsemeyi bile karşısındakinden esirgeyenler.

- Ne insanlar gördüm,

Bana değmeyen yılan bin yaşasın diye, vurdum duymaz olanlar.

- Ne insanlar gördüm,

Hiç sebepsiz yere cana kıyanlar.

- Ne insanlar gördüm,

Kumar, içki ve seksi kendine zevk edinenler.

- Ne insanlar gördüm,

İnsan, hayvan, bitki hatta cansız denilen taşa toprağa, şevkat, merhamet, sevgi, saygı duymayanlar.

- Ne insanlar gördüm,

Eksiklerini öne sürerek, eksiklerinin yanında yüzlerce kat fazla olan artılarını görmeyenler.

- Ne insanlar gördüm,

Hep ben, hep ben diyerek hava atarken, bir gün sende kimsin denmeyeceğini bilmeyenler.

- Ne insanlar gördüm,

Menfaati bitince selamı sabahı kesenler.

- Ne insanlar gördüm.

Senelerce aramadığı bir arkadaşını, işi düşünce yüzsüzce arayanlar.

- Ne insanlar gördüm,

Bir tırnağı olmadığında, gömleğini ilikleyemeyeceğini bilmeyenler.

- Ne insanlar gördüm,

Her şeyin aşırısına kaçarak, normal hayatın tadını alamayanlar.

- Ne insanlar gördüm,

Gözünden esirgediği vücudunun, toprak bileşenlerinden olduğunu bildiği halde, öldüğünde aynı toprak bileşenlerine ayrılacağını bilmeyenler.

- Ne insanlar gördüm,

İki dünyasını, tek dünyasına tercih edenler.

- Ne insanlar gördüm.

Gül gibi eşi, yavruları varken, Romanya'da, yemekte, sevgilisinin yanında, hatta masasında içkisi dururken, yiyeceği etin İslami kesilip kesilmediğini, domuz olup olmadığını soranlar.

- Ne insanlar gördüm.

İşçisinin askeri ücretine göz dikerken, umreye, hacca onlarca kez gidip, lüks otellerde kalarak cennete gideceğini sananlar.

- Ne insanlar gördüm.

Eşleriniz sizin emanetiniz diyen bir dinin mensubu olmamıza rağmen eşine, hatta yavrularına şiddet uygulayanlar.

- Ne insanlar gördüm.

Eşinin, annesinin, bacısının, teyzesinin halasının, kızının ve peygamberini doğuran annenin kadın olmasını bilmesine rağmen karısına şiddet uygulayanlar.

- Ne insanlar gördüm.

Azla kanaat etmeyeyerek, çokla yetinmeyenlerin rezil, rüsva, yokluk, sefalet içinde öldüklerini.

- Ne insanlar gördüm.

Kul hakkı yiyen, onu bunu yalanla dolandıran, haksız kazançla kâr ettiklerini sananların ilahi adalet pençesinden kaçamadıklarını.

- Ne insanlar gördüm.

Zenginlik içinde yüzerken, ölünce bu nimetlerini, iki metrelik mezarında bulamayacağını düşünüp kahrolan, ölüm korkusuyla yaşadığı şatafattan zevk almayanlar.

- Ne insanlar gördüm.

İlahı para olan, kısaca paraya tapan, çalışanına köle muamelesi yaparak hakkını vermeyenler.

FAZLA SİZLERİN ZAMANINIZI ALMAK İSTEMİYORUM.

BU MADDELERİ YÜZLERCE SIRALAYABİLİRİM.

AMA, BU OLUMSUZLUKLARIN YANINDA,

- NE İNSANLAR GÖRDÜM.

YARATANIMIZIN, DOĞARKEN BELLEĞİMİZE PROĞRAMLADIĞI AKIL, VİJDAN VE İRADEYİ KULLANARAK, İNSAN GİBİ İNSAN OLARAK YAŞAMAYA ÇALIŞANLAR.

Bir de benden akıllı yapay zekaya sordum. İlahi adaletin ne olduğunu.

Şaşırmamak elde değil.

"İlahi adalet, en genel anlamıyla, Allah’ın mutlak adaletinin evrende ve insan hayatında er ya da geç tecelli edeceği inancıdır. Bu kavram, hemen her dinde ve inanç sisteminde farklı biçimlerde yer alır ama özellikle İslam'da oldukça merkezi bir yerdedir.

İlahi adalet, Allah’ın hiçbir şekilde zulmetmeyen, her şeyi hikmetle ve hakça yöneten bir varlık olduğu inancına dayanır. Bu adalet:

İyilik yapanın karşılığını alacağı,

Zulmeden ya da haksızlık edenin cezasını göreceği,

Kimi zaman bu dünyada, kimi zaman ise ahirette karşılığın verileceği,

Allah’ın bilgisi ve takdiri dışında hiçbir şeyin meydana gelmeyeceği anlayışıyla açıklanır.

İlahi adaletin tecelli şekli insan adaletine benzemez; zaman ve mekanla sınırlı değildir. Tecelli etmesi şu yollarla olabilir:

1. Dünya Hayatında Tecelli

Bazı durumlarda, iyilik yapanların ödüllendirildiği, kötülük yapanların cezalandırıldığı görülür. Örneğin:

Zulmeden bir diktatörün halkı tarafından devrilmesi,

Mazlum bir insanın hakkını yıllar sonra alması.

Bu gibi olaylar, Allah’ın adaletinin bu dünyada da zaman zaman ortaya çıktığını gösterir.

2. Ahirette Tecelli

İslam inancına göre asıl adalet ahirette tam ve eksiksiz şekilde gerçekleşecektir. Çünkü bu dünyada bazı insanlar:

Haksızlık yaparak zenginleşebilir,

Masumlar haksız yere cezalandırılabilir.

Ama ahiret günü, herkesin yaptıkları birebir hesaplanacak ve mutlak adalet yerini bulacaktır.

3. Kader ve Sınanma Bağlantısı

İnsanlar bazen, “Neden kötü insanlar kazanıyor, iyiler acı çekiyor?” diye sorar. Bu noktada kader, sabır ve sınanma kavramları devreye girer:

Kimi insanlar sabırla sınanır.

Kimileri de geçici bir refahla denenir.

Bu imtihanın sonucunu sadece Allah bilir ve adaletini o bilgi çerçevesinde uygular.

İlahi adalet, bazen insanın kısa vadeli bakışıyla çelişir gibi görünür. Ama Kur'an’da ve diğer kutsal kitaplarda vurgulanan şudur:

“Sabreden, zulme uğrayan, doğru davranan kimse için Allah’ın adaleti mutlaka tecelli eder.”

Paylaş:
Mehmet Fuat Ergün

İlgili Haberler

Yorumlar

Yorum Yaz