Mehmet Fuat ERGÜN & Oyak- Renault ve Saygın Gazetem Gazete Balkan

Sene 1978 OYAK Renault'ta Kalite Kontrol Metod Şefiyim. Bir iki sene içerisinde, Resepsiyon Teknik yani Teknik Kabul Şefliğine atandım.
Fabrikanın önemli bölümlerden biri.
27 yaşlarındayım. Sorumluluğumda mühendis, yüksek tekniker dahil elli elemanım var. Benim imzam olmadan hiçbir yerli parça araba üzerine takılmıyor.
Tabi benim meslek hayatıma yön veren Kalite Kontrol Müdürümüz Sayın Erdem Aladağ'ı minnetle anmaktan geri duramam.
Eğitime önem veren uluslararası bir firmada görev almanın gururunu yaşıyorum.
Önce bir kelime Fransızca bilmediğim halde, görevimi yaparken, altı ay içinde özel eğitimle Fransızca konuşur hale geldim. Ve bir ay Fransa'da şirket içi eğitim aldım.
İlk uçağa binişim. İlk yurt dışı seyahatim. Anlatılamaz içimdeki heyecan.
Tabi Paris'te karşılanmam. Altıma özel araç tahsisi apayrı duygu.
Esas konuya gelmek istiyorum
Eğitim. Eğitim. Eğitim...
Şu an seksen sekiz yaşlarında, Facebook'tan arkadaşım Ergün Zoga, biz yöneticilere OYAK Renault'da bir hafta genel yönetim konusunda eğitim verdi.
Kendisi, İsmet İnönü, Süleyman Demirel'e danışmanlık yapmış; otuz sayfalık nüfus cüzdanlarımızı tek sayfaya çevirme fikrinin mimarı; Türkiye'nin önde gelen holdinglerin de üst kademelerde görev almış bir değer.
O bir haftada öğrendiklerimiz kitap olur.
İnşallah başka bir yazımda bu hayatıma yön veren eğitimden aldıklarımı sizlerle paylaşacağım.
Sözü o eğitimden kalan en önemli bilgilerden birini dün gece köşe yazarlığını yaptığım Saygın gazetem, Gazete Balkan'ın on yedinci yaş günü kutlamalarına getireceğim.
Ergün Zoga, İsmet İnönü başbakanlığı döneminde başbakan danışmanı.
Paşa bir karara imza atar.
Zoga, bu kararın yanlış olduğunu, paşaya saygı çerçevesinde iletir. Paşa hemen kararından geri döner.
Zoga, hayretler içinde kalır. Allah, Allah koskoca Atatürk'ün en yakın arkadaşı. Nasıl benim sözümü dikkate alarak kararını değiştirdi diyerek paşaya sorar.
"Paşam neden benim uyarım neticesi kararınızdan döndünüz?" der.
Aldığı cevap. "Ergun, bu uyarınca, ne sen benim yerime geçebilirsin. Ne de senin cebine para girebilir. Bundan hemen kararımı değiştirdim." der
Dün, tam on yedi sene dile kolay, tüm zorluklara, hele Romanya gibi yabancı bir ülkede, çırpınan, didinen, altında aracı olmadan kiralık araçlarla haber peşinde koşan, yerine göre parasızlık çeken, arkasında ciddi bir sponsoru olmadan gazetesini bugünlere, hiçbir gün aksatmadan, sekiz sayfa her gün yayına yetiştiren, sanal, internet gazetesi değil günlük gazete olarak çıkararak tirajını artıran, taraf gözetmeksizin, hiçbir olaya karışmayan, biz Türk iş adamlarının eli kulağı olan, Romen vatandaşlarında yakından takip ettiği, dürüstlüğe, hukuka saygılı ve bir de üstelik her gün canlı TV, video programı yapan Saygıdeğer Gazete Balkan Genel Müdürü Sayın Hamdi Yılmaz'ı candan gönülden kutluyorum.
Ellerine, kalemine, aklına sağlık.
Bu övgüleri, yukarıda bahsettiğim İsmet İnönü, Ergün Zoga misali; ne cebime para girecek (inanın yazılarımı bu gazetede bilgimin zekatı olarak bir kuruş almadan yazıyorum ve yazmaya devam edeceğim.)
Ne de Hamdi Bey'in yerine geçebileceğim. İşte bundan dolayı çıkarsız, gerçeği yansıtan övgülerimi sıraladım.
On bir senedir yazı hayatıma başladım.
Hep sanal internet gazetelerinde yazdım.
Sırasıyla Bursa Life, memleketim Malatya Son Havadis, Gazete Malatya bunlar yayın hayatından çıktılar.
Vestel kurucu müdürlüğünden dolayı yüzlerce arkadaş gurubumdan dolayı Manisa Meydan internet gazetesinde yazmaya başladım ama her iki gazetede yazmak çok dikkat istiyor şimdilik yalnız Gazete Balkan'da zevkle, gururla yazılarıma devam ediyorum.
Hiçbir baba yiğidin harcı değil. Her gün yabancı bir ülkede günlük sekiz sayfa gazete çıkarmak.
Sayın Hamdi Yılmaz sizleri tekrar yürekten kutlar başarılarınızın daim olmasını dilerim
NİCE ON YEDİ SENELERE GAZE BALKAN.


