Mehmet Fuat ERGÜN & NOEL VE YILBAŞI ARASINDA NE FARK VAR

Yazıma başlamadan "gavurun yılbaşısı kutlanmaz" diyenlere sesleniyorum.
NOEL: Hıristiyanların 25.Aralık’ta kutladıkları dini bayramlarından biridir.
Müslümanların inandığı saygı duyduğu Hz. İsa peygamberin yeryüzüne geliş tarihi.
YILBAŞI:
Aynı bizlerin yaş günü kutlamalarımız gibidir. 31.Aralık gecesi kutladığımız, yeni yıla kavuşmanın sevincidir.
Neden insan bir yaş yaşlanınca sevinir anlamış değilim.
Yetmiş yaş ömrün olsa her saniye bir lira say deseler ancak iki milyar ikiyüz bin sayabiliyorsun.
Yani iki milyar üç yüz bin sayamazsın.
O da yetmiş yaş yaşarsan.
İşte böyle hiç ölümü aklına getirmeden bu dünya sevdasına kapılmış, mal, mülk, para, servet, şehvet, şöhret peşinde koşan insanoğlu...
Yeni yılı kutlarken hiç düşündün mü?
İki milyar iki milyon saniyelik ömründen, bir senede otuz bir milyon beşyüz bin saniyelik o da yetmiş sene yaşaman şartıyla hayatından kaybettiğini.
Zaman, nedir bilen var mı?
On üç milyar yedi yüz milyon sene önce kâinatın yaratılışı
bing bang büyük patlamayla en, boy, yükseklik üç boyuta ilave dördüncü boyuttur zaman.
Her şeyin telafisi var ama zamanın telafisi asla yok.
İşte bundan zamanı iyi değerlendirmek lazım.
Zaman, senin gözünden esirgediğin yaşamını sarmalamış ömrünü yiyip bitiren, ancak bizim kâinata mal olmuş bir ömür törpüsü, bir enerji.
Zamanı hayatının virüsü olarak görmemen, zamanla sevişip sarmaş dolmaş olman için...
- Sev..İnsanı sev, hayvanı sev, bitkiyi sev, dağı taşı toprağı sev, eşyayı sev, cansız dediğin maddeyi sev, kullandığın eşyaları sev.
Sevki sevilesin.
İnanırmısın sevdikçe zamanın nasıl geçtiğini anlamazsın.
- Eşini, çocuğunu aileni, akrabalarını, arkadaşlarını, dostlarını işini sev.
Sen onlarla varsın. Onlar olmazsa sen bu dünyada zindandasın.
Onlarla beraber oldukça, onların dertlerine, sevinçlerine ortak oldukça, yakınlaşıp, birbirlerinize gelip gittikçe zaman senin hayat yoldaşın olur.
Sarılırsın zamana. O seni, sen onu seversin.
Şükredersin iyi ki zaman var dersin.
- İnsan olmak elimizde. İnsan olmak demek kendine insan olmak demek değildir.
İnsanlık, acize, yoksula, garibana, yolda kalmışa, yetime, hastaya, yaşlıya, ihtiyaç sahibine, sahipsize el uzatmak, onların bir ihtiyacını karşılamak, gönül almakla olur.
Bu yaptıklarınla yücelir, kalbinde bir ferahlık huzur hissedersin.
İşte o zaman, zamanla bütünleşir, zamandan, yaşamdan tad almaya başlar; iyi ki zaman yaşantımın bir parçası dersin.
- Hele bir de inancın varsa, değme zamanla olan aşkına.
Özellikle vurguluyorum, inanç konusunu. Tekrar ediyorum inançlı insanın iki, inançsız insanın tek dünyası vardır.
İki dünyalı insanın zamanı bereketli, yaşamı huzurlu olur.
Tek dünyalı insan, zamanla canından olacağını, toprak olacağını, bir hiç olacağını bilir; ikinci dünyasını hayal edemediği gibi zamanı düşmanı gibi görür.
Zaman, her yaratılanı canlı cansızı öldürmek yok etmek için dördüncü boyut olarak bizlerle beraberdir.
Tek dünyalı insanda zaman bu dünya için geçerlidir.
Ya iki dünyalı insanda ise, doğmadan önce vardım öldükten sonrada varım. Zamana her iki dünyamda da yoldaşım can arkadaşım der.
Gelelim yeni yıla.
Dünyanın güneş etrafında yörüngesini tamamlamaya zaman diliyle bir sene diyoruz.
Bu bir seneyi üzerinde yaşadığımız dünyamız, kendi ekseninde fırıldak gibi saatte 1670 km hızla dönerken, saniyede dikkatlerinize SANİYEDE 30 km hızla güneş etrafında dolanmasını tamamlayarak bir sene geçmiş bizler bir yaş eskimiş, yani yaşlanmış oluruz.
Elimizin tersiyle ister istemez bir seneyi daha geride bırakırız.
İşte kutladığımız yeni yıl, bu dünyayı bir sene daha erken terk etme üzüntümüzün ifadesi olmamalı.
Yine de hayat güzel, hayat çizelgemizi belirleyen zaman güzel.
Yeter ki kıymetini bilelim.
Zaman, evrendeki olayların düzenlenmesi, ölçülmesi ve sıralanması için kullanılan bir boyuttur. Zaman, olayların geçmişten geleceğe doğru ilerleyen bir sürece denir.
Bu yeni yılda hepinize güzel hayatlar, hoşça geçireceğiniz vakitler, sağlıklı zamanlar dilerim.


