Ana Sayfa / Gündem / Mehmet Fuat ERGÜN & KÜTÜK MALATYA, 70 SENE ÖNCE VE BABAANNEM

Mehmet Fuat ERGÜN & KÜTÜK MALATYA, 70 SENE ÖNCE VE BABAANNEM

31 Ekim 2022 20:400 görüntülenme
Mehmet Fuat ERGÜN & KÜTÜK MALATYA, 70 SENE ÖNCE VE BABAANNEM

Kütük Malatya.

Bizim dışımızda tüm aile cemaati Malatya'da.

Babam polis memuru. İlk görev yeri Adana.

Annemin tabiriyle iki yastık bir döşekle Adana'ya MALATYA'DAN trenle geliyoruz.

1960'li yıllar. O zamanlar kara yoluyla bir şehirden bir şehire gitme yok.

Malatya, Adana yalnız tren. Hem de kara tren.

Bu anlattıklarım bir tarih.

Yetmiş iki senenin ülkemizin durumuna gururlanmak lazım.

Biz Adana'dayız.

Tüm şecere Malatya'da

Kışın Adana sıcak olduğundan, Malatya'da ki ailemizin çoğu bize gelirler.

İnanamazsınız.

Yarbaşı karakolunun yanındaki Hadi beylerin müştemilatı bir oda bir mutfak kiralık evde, yerine göre, babaannem, dedem, halam, kuzenim, amcam, ben annem babam ve kardeşim on kişi kalıyoruz.

Annem, babam küçücük mutfakta.

Bizler diğer ancak on kişinin başlı kıçlı yatacağı odada.

Düşünüyorum da rahmetli annem, bu kadar kişiyi nasıl yediriyor, nasıl içiriyor.

Mekanı cennet olsun canım annemin.

Çok uzattım.

Babanneme gelelim.

Sağ olsun, o zamanlar telefon yok.

Otobüs yok. Her okul tatilinde, babam beni Malatya'ya babaanneme gönderirdi.

Şimdi kızım, on yaşındaki torunumu ben olmadan dışarıya bırakmıyor.

BABANNEM MALATYA GÜNDÜZBEY KÖYÜ HELLOGİLİN HECCE.

Dedemin ikinci eşi ölmüş. BABANNEM ikinci hanımı.

Dedemin ilk eşinden Muarrem amcam, Sofya Büyükelçiliğimiz de Atamıza hizmet etmiş bir Atatürk aşığı.

Muarrem amcamın oğlu Saim Ergün,

Türkiyemizin ilk en genç deniz kurmay binbaşısı.

Özal döneminin Tümamirali.

Dedem, Gündüzbey'de Allımanogilin Sağır Bekir.

Yedi sene Yemen'de askerlik yapmış; babaanneme evlendikden sonra, büyük halam doğar doğmaz İstanbul'da Malatya'ya dönmeksizin dokuz sene günlüğü yirmi beş kuruşa çalışmış biri.

Babaannem ne koca görmüş ne hayat.

Dedem İstanbul'da kazandığı parayı babaanneme köyün muhtarına göndermiş. O da sağ olsun bir afiyetle yemiş.

Babaannem tek çocuk ortada.

O dönem Malatyamızın zenginlerinden, hanı çiftliği olan Ağagilin villasında ve hanında hizmetkarlığa başlamış.

Hatta babam askerden önce Malatya'ya geldiği akşamı babaannemin Ağa'nın çalıştığını hanında bilmeden bir gece kalmış.

Sabah babaannem oda temizliğini yaparken, babamın kaldığı odanın çarşaflarını düzeltirken, bu benim oğlumun kokusu diye kokluyor, kokluyor. Babamın geldiğinden habersiz.

Dedem dokuz sene sonra İstanbul'dan Malatya'ya dönüyor.

Sağır ve ayak sakat.

Kolay değil yedi sene Yemen'de askerlik ve dokuz sene at sırtında çalışmaya gittiği İstanbul'dan dönüyor.

Tüm yük o zavallı kara kura babaannemin sırtında.

ŞİMDİ GELELİM BABANNEMDEN HATIRIMDA KALANLAR

- Babam ilkokulu bitirmiş ille de İstanbul'a Muarrem amcamın yanına gidecek. Altında don yok. Ayakkabı yok.

Üzerinde bir entari.

Babaannemin ineği doğum yapmış. Üşümesin diye ahırdan üst kata almışlar.

Baban yukarda poposu açıkta uykuya dalmış. Dana gelmiş babamın poposunu yalıyor.

Babaannem durur mu? "Ah benim güzel can İstanbul diye çırpınan oğlum. Dana poponu yalıyor poposundan haberi olmayan oğlum."

- Babaannemin adı Hatice. Köyde lakabı Hellogilin Hecce.

Kuzeniyle İstanbul'a gidecekler.

Malatya'dan direkt İstanbul'a tren yok.

İzmir sonra İstanbul, İzmir Fuar zamanı.

Kuzeni fuarda yenge sen şu direğin dibinden otur, ben birini görüp geleceğim der. Babaannem çarşaflı. Yüzünü kapatır beklemeye başlar.

Bu ara bir ses duyar. Alo, Alo.

Babaannem Hello Hello anlar.

Vay babaçıkasıca Burda'da beni buldular der. Şaşırır kalır.

- Köyde uçak nedir bilen yok.

Babaannem ve halam üzüm bağında halam karşı yamaçda, babaannen diğer yamaçda. Babaannem bir gürültü duyar.

Deprem oluyor diye korkar.

Kızı halama " Zahide bizim burada zomburtu var

Sizin orda varmı der. Halam Burda'da var diyerek cevap verir.

Deprem diye koşarak köye giderler.

Kõyde uçak sesi olduğunu õğrenirler.

- Köye ilk araba gelir. Tüm köy halkı arabayı görmek içim köy meydanına çıkarlar. Babaannem de oradadır.

Babaannem arabanın farlarını sevmeye başlar. Bunun ne güzel gözleri var diyerek.

- Malatya'da asma yaprağına teyek derler. Bizim köyün dışında üzüm bağları yoktur. Eşek sırtında çocuk babamla Teyek ha Teyek diye bir kaç köye giderler. Dönüşte babam " Ana gı, bügün baya memleket gördük" der.

- Malatyalı sanatçı Zehra Bilir, Malatya'da konser verir. Babaannem Ağa dayı protokolünden ön sıradadır. Sanatçı o zamanın en popüler kaynana türküsünü söyler. Kaynana kaynana dişleri gedik kaynana, körolası kaynana diye başlar bu kaynana türküsü.

Kaynana olan babaannem durur mu?

Sanatçıdan izin ister sahneye çıkar Zehra Bilbil ( babaannem Bilbil derdi) hanım bir türküde ben söylemek isterim der.

Türküsünü söyler.

Penceresi demir gelin

Ne buyurdun emir gelin

O oğlanı ben doğurdum

Gel popomu kemir gelin

Salon alkışdan yıkılır.

Rahmetli Zehra Bilir hanım bir TV programında bu anısını anlatmıştı.

Babaannemden kalanlar ders seviyesinde daha çok var.

Ayrıca babaannemin okuma yazması yok.

- Bir seferinde ben ilkokula yeni başladığım sıralar. Fuat bana öğret alfabeyi dedi.

Ben başladım "A" dan. Ben A diyorum. Babaannem Elif diyor. Ben A diyorum babaannem Elif diyor.

Ben şakacıkdan kızdım senden adam olmaz diye.

Hemen cevabı Malatya diliyle " Yere batmayasıca başlarım senin okutacağın alfabeye."

Fazla zamanınızı almayayım.

Zaman zaman sizlerle paylaşmaya çalışacağım

Paylaş:
Kütük MalatyaMehmet Fuat Ergün

İlgili Haberler

Yorumlar

Yorum Yaz

Mehmet Fuat ERGÜN & KÜTÜK MALATYA, 70 SENE ÖNCE VE BABAANNEM - Gazete Balkan