Ana Sayfa / Gündem / Mehmet Fuat ERGÜN & KARAR VERMEDE ÖNCELİĞİMİZ

Mehmet Fuat ERGÜN & KARAR VERMEDE ÖNCELİĞİMİZ

11 Mart 2021 15:220 görüntülenme
Mehmet Fuat ERGÜN & KARAR VERMEDE ÖNCELİĞİMİZ

Yazılı, görsel, sosyal medyaya şöyle bakıyorum; güncel konular her gün işlenmeye çalışılıyor.

Siyaset, sağlık, spor, magazin, sanat,...

Ama en önemlisi insanlarla ilişkilerimizde; karar verme mekanizmamız nasıl işliyor konusu genellikle hemen hemen hiç ele alınmıyor.

Fırsat buldukça, youtube da olsa takip ettiğim TV'de Müge Anlı Tatlı Sert ve Esra Erol'da programlarında, etrafı kapalı çevremizin dışına taşarak hayatın ne olduğunu öğrenmeye çalışıyorum.

Bu saygın program yapımcı arkadaşlarımızın ele aldıkları her konu inanın sanki bana bir kitap okumak kadar yararı oluyor.

Bir kere canlı, yaşanmış olaylar.

İkincisi her insanın ayrı bir dünya olduğunu görüyor ve bir alem olan insanları tanımaya çalışıyorum.

İnsanı tanımak hayatı tanımaktır. Her insan bir okyanustur.

Suyunu boşalt boşalt bitmez.

İki bine yakın kitabı bulunan kitaplığımın yüzde yetmişi insan psikolojisi konularını içermektedir.

Yaşamımızın her dakikası insanlarla muhatap olan bizler için; mutlak ve mutlak insanı tanımaya çalıştığımızda günlerimizin huzur içinde geçeceğinin işaretini almış oluruz.

Peki insanı nasıl tanıyacağız?

İnsanı tanımanın tek yolu, ego, nefis ben ne derseniz deyin bunlardan uzak durmaktır.

Şimdi diyeceksiniz nasıl uzak durabiliriz?

Fazla teoriye dalmayacağım.

TEK YOL KARARLARIMIZDA KARŞIDAKİ KİŞİYİ KENDİMİZ YERİNE KOYMAK VE İHTİYACI OLANA MADDİ MANEVİ DESTEKDE BULUNMAKTIR.

Tatlı söz yılanı deliğinden çıkarır derler.

Bir tatlı söz, bir tebessüm, hâl hatır sormak bile karşıdaki kişiyle yakınlaşmak, iyi bir diyalog kurmak demektir.

İnsan hata yapmak için yaratılmıştır.

Hatasız kul olmaz. Hata yapmayan insan iş yapmıyor, çalışmıyor demektir.

Gelelim karar vermeye.

Aileden, sosyal, iş çevremizden, resmi ve özel yaşantımızdan gün, hatta dakika geçmiyor ki karar vermemiş olalım.

Karar verme mekanizmamız şu an bilimsel otoriterlerin de söylediği gibi yüzde onunu bilmediğimiz beyinle olur.

Yine bilimsel laboratuvar deneyde bir parmağımızı oynatmamızın kararı, beyin elektriksel dalgaların osiloskopta tespit edildiği gibi saniyeler önce beyin tarafından talimat verilmekte olduğu tespit edilmiştir.

O zaman karar alan beyni yönetecek aklı kullanmak lazım.

Akıl irdeleme demektir.

İrdeleme ise idrakle olur.

Tabi, akıl, idrak, bilinç hep dilimizde. Ama inanın ne olduğunu, bunlar arasında nasıl bir ilişki olduğunu çoğumuz tam bilmiyoruz.

Yaratılan biz insanı, ırk, cins, din, milliyet ayırmaksızın ruhumuza yüklediği akıl, vicdan, irade, bilinç programıyla doğarız.

Bu programın temelinde, kendine ve insanlara kendi çıkarın için zarar vermemek yatar.

Yine Yaratan son ilahi kitabının, daha kitap yokken oku demesini hiç düşündünüz mü?

Daha ortada kitap yok. Peki neyi okuyacağız.

İnsanı, kâinatı, hayatı, yaşamı okuyacağız.

İnsanla bunlar arasındaki ilişkiyi anlamaya çalışacağız.

Bir damla sudan yaratılan insanın yaratılış gayesini; ben bu dünyaya ne için geldiğimi okuyup anlamaya çalışacağız.

Önceleri, gençliğimde ölüm, hiç aklıma gelmezdi.

Annem, babam öldükten sonra, yaş yetmişlere geldikçe, ben ölürüm onlar ölmez dediklerimin tüm servetlerini bırakarak yok olduklarını gördükçe; o kadar güzel anlıyorum nefsimiz, kendi çıkarımızla çırpınan bizlerin, içi boş maddeyle boşuna zaman harcadığımızı.

Boşuna kendi çıkar ve menfaatlerimiz için kararlarımızda karşıyı düşünmeden, kendimizi karşının yerine koymadan verdiğimiz kararların ne kadar boş olduğunu.

Paylaş:
Karar Vermede ÖnceliğimizMehmet Fuat Ergün

İlgili Haberler

Yorumlar

Yorum Yaz