Ana Sayfa / Gündem / Mehmet Fuat ERGÜN & İNSAN, ZAMAN VE ÖLÜM

Mehmet Fuat ERGÜN & İNSAN, ZAMAN VE ÖLÜM

28 Ocak 2024 02:270 görüntülenme
Mehmet Fuat ERGÜN & İNSAN, ZAMAN VE ÖLÜM

Sizlere masal anlatmayacağım.

Ahkam kesmeyeceğim. Okuduklarımdan özet çıkarıp bilgiçlik taslamayacağım.

Sade yalın bir dille yaşadıklarımdan örnekler vermeye çalışacağım.

Bu yaşamın içerisinde yuvarlanıp gidiyoruz. Kim bu yaşamın aktörleri? Tabi ki insanoğlu denen varlık.

Yaratılmışız ama nasıl? Neden? Niçin?

Bildiklerimiz ise ilimle uğraşan, okuyup araştıran, özellikle son zamanlarda batı bilim adamlarının kâinat yaratılışın matematik formülü olan denklemlerin bilgisayar teknolojisi kullanarak çözümünden ortaya çıkan neticelerdir.

Eğer bir de bu çalışmayı, Yaratan’ın Kitabı Kuran’la özleştirebiliyorsak deme gitsin.

Hemen bu Fuat da yine başladı. Din, Kuran, Allah demeye diyeceksiniz. Yazımı okumayı belki keseceksiniz.

Çok açık söylüyorum. "İlmi olmayanın Kuran’ı olmaz.” Ben yaşadım. Hem de okuyarak hem de hayatın içinden biri olarak.

Sene 1976 kendi kendime sordum. Anam babam Müslüman diye ben neden Müslüman oldum. Benim Müslüman olmamın kararını kim verdi?

O dönem Diyanet’in bizlerin anlayacağı dilde Kuran Türkçe meali yeni çıkmıştı. Hemen aldım okumaya başladım.

İnanın hiçbir şey anlamadım. Sanki masal, hikâye anlatıyordu. Ağırlıklı Hz.Musa’daydı. Olamazdı benim inandığım kitap, hikâye anlatamazdı.

Yine Kuranın talimatı gereği, oku, araştır, sorgula diyordu. Ben, bu emre uydum. Okudum, araştırdım. Yüzlerce beni hayrete koyacak ayetlerden bir tanesini sizlerle paylaşmak isterim.

“Siz zannetmeyiniz dağlar mıh gibi yerinde çakılı, dağlar da bulutlar gibi dönmekte. "Allah!..Allah!..dedim. Olamaz. İnanamadım.

Bulabildiğim kadar diğer meallere baktım. Arapça bilenlere sordum. Evet. Doğruydu. Dünya dönüyordu.

Lisede okuduk tarih derslerinde.

1600 lü yıllarda Galile dünya dönüyor dedi. Kilise tarafından, önce idama sonra tam idam edilirken “görmedim duymadım bilmiyorum” dediği için ömür boyu hapse mahkûm edilmişti.

Okuduğum Kuran 1400 sene öncenin kitabıydı. Yaratandan başka kim söyleyebilirdi. Dünya dönüyor. İşte tam o zaman başladım, Kuran’ı yapmış olduğum fen, matematik tahsilimle birleştirerek okumaya. İnanır mısınız her okuduğumda daha iyi anlıyordum. Yaratan’ın bu dünyada halifesi olan insanın ne olduğunu ve yaratılış amacını.

Kendi başına bırakıldığında, nefsi, egosuna uyarak azan insanoğlunun aşağıların en aşağısı; ego denen nefsine hükmettiğinde meleklerden üstün, insan gibi insan olarak yaşadığını gördüm ve gözledim.

Makamın, paran varsa arayanın çok olur. Yoksa selam verenin yok olur. Çünkü aramayan acizlerin çıkarları ön plandadır. Acizler diyorum. Onlar Yaratan’a değil kula tapanlardır.

İnsan kula neden tapar? Onun için madde ön plandadır. Madde nedir?

Atomlardan meydana gelen içi boş cisimler. Bir atom çekirdeğini dünya kadar büyütürsek, etrafında dönem elektronlar elma kadar büyür. Aralarındaki uzaklık kendi ebatlarına göre yüz bin kat. Nerde kaldı madde. Madde bir hiç değil de nedir?

Yoğunlaşmış enerji, boşluklar ülkesi olan maddenin içerisinde özümlenmiş zaman enerjisiyle varlığını sürdürüyor.

Termodinamiğin birinci yasası enerji yok olmaz, yoktan var edilemez.

Enerji yok olamayacağından maddeye dönüşüyor. Tabi maddede enerjiye.

Madde olan insanoğlu, zaman enerjisin kullanarak, ölümle buluşuyor.

Paylaş:
Mehmet Fuat Ergün

İlgili Haberler

Yorumlar

Yorum Yaz