Ana Sayfa / Gündem / Mehmet Fuat ERGÜN & İNSAN TANIMANIN YOLU

Mehmet Fuat ERGÜN & İNSAN TANIMANIN YOLU

7 Ağustos 2023 12:550 görüntülenme
Mehmet Fuat ERGÜN & İNSAN TANIMANIN YOLU

Medyayı yakından takip eden biri olarak baktığımda, güncel konuların her gün işlendiğini görüyorum.

Siyaset, sağlık, spor, magazin, sanat,...

Ama en önemlisi insanlarla ilişkilerimizde, karar verme mekanizmamız nasıl işliyor konusu hiç ele alınmıyor.

İnsanı tanımak hayatı tanımaktır.

Her insan bir okyanustur.

Suyunu boşalt boşalt bitmez denir.

Şahsi kitaplığımın yüzde yetmişi insan psikolojisi konularını içermektedir.

Yaşamımızın her dakikası insanlarla muhatap olan bizler için, insanı tanımak önem arz etmektedir.

İnsanı nasıl tanıyacağız?

İnsanı tanımanın tek yolu, acizliğimiz olan, ego, nefis ben ne derseniz deyin bunlardan uzak durmakla sağlanır

Şimdi diyeceksiniz bunun yolu nasıl?

Kısaca felsefe yapmadan;

KARARLARIMIZDA, KARŞIDAKİ KİŞİYİ KENDİ YERİMİZE KOYMAKLA VE İHTİYACI OLANA MADDİ, MANEVİ DESTEK SAĞLAMAKLA olur.

Tatlı söz yılanı deliğinden çıkarır derler.

Bir tatlı söz, bir tebessüm, bir hal hatır sormak karşıdaki kişiyle yakınlaşmak, iyi bir diyalog kurmak demektir.

İnsan hata yapmak için yaratılmıştır.

Hatasız kul olmaz. Hata yapmayan insan iş yapmıyor, çalışmıyor demektir.

Gelelim karar vermeye.

Aileden, sosyal, iş çevremizden, resmi ve özel yaşantımızdan gün, hatta dakika geçmiyorki karar vermemiş olalım.

Karar verme mekanizmamız şu an bilimsel otoriterlerin söylediğı gibi yüzde onunu dahi bilemediğimiz beynimizle olmaktadır.

Yine bilimsel laboratuvar deneyde, bir parmak oynatmamızın kararı; beyin elektriksel dalgaların osiloskopta tespit edildiği gibi saniyeler önce beyin tarafından talimat verildiği tespit edilmiştir.

O zaman bu karar alan beyne hükmedecek aklı kullanmak lazım. Yaratan, aklını kullanmayanların başına çirkef boca ederimi boşuna söylememiştir.

Akıl irdeleme demektir.

İrdeleme ise idrakle olur.

Tabi, akıl, idrak, bilinç hep dilimizde. Ama inanın bunlar arasında nasıl bir ilişki olduğunu çoğumuz bilmiyoruz.

Yaratan, bizler doğmadan önce, ırk, cins, din, milliyet ayırmaksızın ruhumuza, akıl, vicdan, irade, bilinç programı yüklemiştir.

Bu programın temeli, kendine ve insanlara çıkarın için zarar vermemektir.

Yaratanın ilk emri oku. Peki ortada kitap yokken neyi okuyacağız?

İnsanı, kâinatı, hayatı, yaşamı okuyacağız.

İnsanla bunlar arasındaki ilişkiyi anlamaya çalışacağız.

Bir damla sudan yaratılan insanın yaratılış gayesini; ben bu dünyaya ne için geldiğimi okuyup anlamaya çalışacağız.

Önceleri, gençliğimde ölüm, hiç aklıma gelmezdi.

Annem, babam rahmetli olduktan sonra, yaşım yetmişleri aşınca, ben ölürüm onlar ölmez dediklerimin tüm servetlerini bırakarak yok olduklarını görüyorum. O kadar güzel anlıyorum, nefsimiz, egomuz ve kendi çıkarımızla çırpınan bizlerin, servet, şöhret, şehvetlerle boşuna zaman harcadığımızı.

Kendi çıkar ve menfaatlerimiz için kararlarımızda karşıyı düşünmeden, kendimizi karşının yerine koymadan verdiğimiz kararların ne kadar boş olduğunu.

Paylaş:
Mehmet Fuat Ergün

İlgili Haberler

Yorumlar

Yorum Yaz