Ana Sayfa / Gündem / Mehmet Fuat ERGÜN & HİÇ DÜŞÜNDÜN MÜ, NEYİN PEŞİNDEYİZ?

Mehmet Fuat ERGÜN & HİÇ DÜŞÜNDÜN MÜ, NEYİN PEŞİNDEYİZ?

6 Mayıs 2023 16:250 görüntülenme
Mehmet Fuat ERGÜN & HİÇ DÜŞÜNDÜN MÜ, NEYİN PEŞİNDEYİZ?

Öyle bir kapıldık bu dünya yaşamına, her anımız bir başka havada geçiyor. İnsanlığımızı, yaratılış sebebimizi, nereye gittiğimizi anlamaya fırsat kalmadan bir tırnağımıza paha biçemediğimiz vücudumuzu, ceset olarak beslendiği yere toprağa teslim ederek, özümüze, bizleri ruhumdan üfleyerek yarattım diyen Yaratan’ımıza dönüyoruz.

Hem de ne dönüş.

Bizim zamanımıza göre ruh ve melekler elli bin sene yerine, bizim katımıza bir günde gelir denen bir Yaratan kelamı varken.

Bu girişi neden yaptım. Haydi gelin biraz nerelerdeyiz, nereye gidiyoruzu rakamsal düşünmeye başlayalım.

Her şeyin temeli bilim, bilimin özü matematik. Matematik, Tanrı’nın bizlerin kapalı göz perdelerini açmak için önümüze serdiği iksir. Yani Tanrını dili.

İşte bunun için rakamsal konuşalım dedim.

Büyük bir patlamayla kainat yaratılıyor.

O günden bugüne yaklaşık 13.7 milyar yıl geçti. Yani kainatımız 13.7 milyar yaşında.

İçinde yüz milyarlarca galaksinin, yirmi milyar kere tirilyon yıldızın, sayısız gezegenin, kuarsların, kara deliklerin, kara maddelerin, kara enerjilerin yer aldığı uçsuz bucaksız bir evren.

İçinde binlerce parçacığın durmadan hareket etiği ve maddenin temelini oluşturan 1 cm’nin yüz milyonda biri büyüklüğündeki atom.

Canlı yaşamın en temel birimi olan

içine sonsuz sayıda bilginin depolandığı DNA molekülü ile birlikte görev olarak binlerce operasyonun durmadan işlendiği hücre. İŞTE ÇOĞUMUZUN DÜŞÜNEMEDİĞİ, AKLINA GETİREMEDİĞİ YAŞAMIMIZIN İÇİNDE BULUNDUĞU ORTAM.

ATOMU BİLMEDEN, EVRENİ VE CANLI YAŞAMI ANLAMAK MÜMKÜN DEĞİL.

Peki atom ne? 1 cm’nin yüz milyonda biri, atomun çekirdeği ise 1 cm’nin on tirilyonda biri.

Kabaca atomu tariflersek. Ortasında çekirdeği olan etrafında elektronları dönen en küçük yapı taşı.

Atom etrafında dönen elektronların çizdiği yörüngenin çapı, atom çekirdeğinin çapından yüz bin defa daha büyük.

Bir elektronun çapı ise,1 cm’nin bir tirilyon da birinin on binde biridir.

AKIL ALACAK GİBİ DEĞİL.

Daha atomdayız.

Atom çekirdeği 30 cm. büyüklüğünde bir top şeklinde olursa, etrafında dönen elektron bir toplu iğne başı büyüklüğüne ulaşmaz.

Çekirdekle elektron arasındaki mesafe 15 km uzaklığa denk. Elektronların çekirdek etrafındaki dönme hızı saniyede bin kilometre.

"ATOMU BİLMEDEN, EVRENİ VE CANLI YAŞAMI ANLAMAK MÜMKÜN DEĞİL" dediğimi şimdi anlatabildim mi?

Dünyanın en gelişmiş teleskoplarıyla evrenin gözlenebilen en uzak mesafesi 10 rakamının yanına 27 sıfır koymak kadar metre uzaktır.

Güneşi bir portakal büyüklüğünde düşünürsek, dünya onun 12m. uzağında bir toplu iğne başı kadar

Güneş şu an yok olsa; son nefes verdiği ışığı 8 dakika. sonra bize ulaşır.

CANLILARIN TEMEL UNSURU OLAN HÜCRE SIVISI, OKYANUS SULARIYLA AYNI ÖZELLİĞE SAHİP.

Beyin doymak bilmeyen bir enerji tükecisi. Kan yoluyla devamlı oksijen ve glikoz emer. Beyin bir insan vücud ağırlığının %2 sine sahip olmasına rağmen vücud oksijeninin % 20 sini kullanır.Bu miktar hem gece ve de hem gündüz tüketilir. Gece rüyaların görüldüğü zamanlarda sarfiyat daha fazla artar. Rüyaların gerçekliği.

Kalp, beynimizn ihtiyacı olan oksijeni sağlayabilmek için, toplam vücud kanımızın 1/5 ni beyne gönderir.

Makro alem, evren bir tarafdan insan boyunun tirilyon defa, milyar defa milyar katı büyükken..... diğer tarafdan mikro alem atom altı parçacıklar, boyumuzun tirilyon defa, milyar defa, milyar defa katı küçüğüdür......

Bütün bu dengelere sahip, bir büyük patlamayla ortaya çıkan evren, üstün zeka düzeyine sahip bir insanoğlu neslinin yaşaması için mi yaratıldı?

Eğer bu doğru ise, neden evren insanoğlu için bu kadar anlayışlı davrandı? Bu durum ya akıl almaz tesadüfün eseridir.Ya da herşeyin altında derin bir neden bulunmaktadır. Eğer bir neden bulunuyorsa, bu taktirde EVREN’DE ÇOK ÖZEL BİR YERİMİZ VAR DEMEKTİR.

Yaratanın özene bezene yarattığı, tüm organlarımızla, yüz bin km yi bulan damar ağımızla ve daha neler neler bir mucize biz insanoğlu, açıkça daha neyin peşindeyiz?

Şu an beyninize bir pıhtı atsa, felç; dünya çevresini dört buçuk kat dönen damarlarımızdan biri tıkansa kalp krizi ve ölüm.

Hepimiz daha yeni yaşadık. Mikroskopla görülmesi zor bir cansız covit virüsü (cansız diyorum. Çünkü canlanması için hücremize konması ve hücremizden beslenerek canlanmasından) dünyamızın tamamını esir aldı.

Milyonlarca cana mal oldu. Tüm covit virüsünü topladığımızda bir, iki çay kaşığı kadar.

Tekrar soruyorum. Daha biz neyin peşindeyiz?

SERVET, ŞÖHRET, ŞEHVET TUTKUMUZ NEDEN?

NEYİ BÖLÜŞEMİYORUZ?

GİDECEĞİMİZ YER BİR KEFEN, İKİ METRE KARE TOPRAK..

NE OLUR BÖLÜŞSEK.

NE OLUR KALP KIRMASAK. NE OLUR BEDENİMİZE, NEFSİMİZE, EGOMUZA SAHİP ÇIKSAK.

SEVSEK, SEVİLSEK.

PAYLASMAYI BİLSEK. BİR İHTİYAÇ SAHİBİNE EL UZATSAK.

HİÇ BİRŞEY ELİMİZDEN GELMESSE GÜLÜMSESEK.

HAYDİ GELİN KENDİMİZE GELELİM.

BU DÜNYAYA BIRAKACAĞIMIZ CESEDİMİZİN ZEVKLERİNİ BİR TARAFA BIRAKARAK, ESAS GELDİĞİMİZ YERE DÖNECEK RUHUMUZU TERBİYE EDELİM.

VARMISINIZ?

Paylaş:
Mehmet Fuat Ergün

İlgili Haberler

Yorumlar

Yorum Yaz