Mehmet Fuat ERGÜN & EY! NEFSİ İÇİN ÇAMURA BULAŞANLAR

Neden kızdığımızda çamurlaşma deriz? Çünkü insanın mayası çamur.
İnsan olmanın kurallarını yerine getirmezsen çamurun içinden çıkamazsın.
O kuralları yerine getirirsen teknolojinin en sonunda ulaştığı bilgisayar yapay zekâ olursun.
Beynimiz çalışır. Aklımızı kullanmayı beceririz. Bir yazımda “Bilgisayar bizi özümüze yaklaştırıyor.” demiştim.
Peki çamura bulaştı. Neyi ifade ediyor?
İlk aklıma gelen çalıp çırpma, hata yapma, suç işleme ve aslında hak yeme.
Bir insan çamura bulaşırsa ne olur. İnsanlıktan çıkar üstü başı kirlenir. Tanınmaz hale gelir.
Tanınabilmesi için ne yapması lazım? Yıkanması. Yıkanmak ne demek. Yaptığı hata ve çirkeflerden temizlenerek bir daha hata yapmamaya söz vermek.
Peki etrafımızda çirkefleşen bazı ahlaktan yoksun insanlar neden pisliklerinden arınmıyorlar?
Çünkü o menfaat hırsı var ya!..
O menfaat hırsı..
O hırsla bulaştıkları çamurlardan gözleri görmez oluyor. Bulaştıkları çamurlarda bile varlıklarına varlık kattıklarını düşünüyorlar.
Neden insanlar çamura bulaşır?
Önce ben dediği için. Benim olsun.
Ben yaşayayım. Başkaları benim için önemli değil. Ben..Ben..Ben..Yani EGO..
Yani NEFİS. Nefsin temelinde ise şeytani duygular dediğimiz bizi insanlıktan çıkaran, bize göre, güya hak dediğimiz acizliklerimiz yatar.
Yaratan bile Kitabında BİZ diyor. Biz kim oluyoruz da BEN diyoruz. Ben dedikçe insan benliğinden çıkar.
Şöyle etrafıma bir bakıyorum.
Çok ender görüyorum çamurlaşmamışları. Hele çalışanının hakkını yiyen zavallıları.
Bu sene mühendis olan bir yakınım var. Tecrübe kazanayım düşüncesiyle askerliğine kadar asgari ücretli bir iş buldu.
İş vereni dindar geçinen, kutsal vazifesi yerine getirmiş, bir partimizin ilçe yönetim kurulunda.
O pırıl pırıl hayata yeni adım atmış gencimize bir buçuk ayda ödediği para asgari ücretin yarısı.
Diğer kanuni haklarını yerine getirip getirmediğinden şüphesi var o gencimizin.
Şimdi bu kul hakkı yiyen beyefendi kazandığını mı zannediyor? Battıkça batıyor haberi olmuyor.
Öyle bir ilahi düzen var. Yaşadıkça şahit oluyorum. Ne yaparsan onu mutlaka görüyorsun. Hem de fazlasıyla.
“Alma mazlumun ahını çıkar aheste aheste.” Boşuna denmemiş. Devir hız devri.
Teknolojiye ayak uydurmak da zorlanıyor hatta yetişemiyoruz. Yaptıklarımız artık aheste aheste çıkmıyor.
Ah alanların başına gelenleri o kadar hızlı görüyoruz. Ama yine de ders almıyoruz.
Ne olur kahretmeyin. Hak yiyenlerin şatafatına asla inanmayın. Çamura bulaşanların içleri kan ağlıyor.
Maddeye tapmış bu zavallılar, nasıl bırakacağım bu malı mülkü diye her gün ölmüyorlar mı?
Ah! bir onların içlerine girebilseniz de görebilseniz.
Yüce Yaratan, çamura bulaşmış kullarının çamurlarını bizleri bulaştırmasın.


