Mehmet Fuat ERGÜN & DEPREM KORKUSUZ, KENDİ İNŞAATIM

O kadar yanık ki yüreğimiz inanın sizler gibi elimden bir şey yapmak gelmiyor.
Romanya'dayım. Torunumla beraberim. Anne ve babası gece gündüz çalışıyorlar.
Toruna bakma görevi bana düşüyor.
Gelelim ülkemizin en ağır kaybı Antakya depremine.
On il. Yüzlerce kasaba ve binlerce köy.
İllerin dışında diğerlerinden kesin bilgi yok.
On ilimiz coğrafi olarak iki Hollanda ediyor. Toplamda 13.5 milyon insanımızdan bahsediyoruz.
Yıkılan bina sayımız kırsal kesim hariç on bine ulaşmak üzere.
Ölü sayısı şu an 1999 Marmara depremindeki kayıpları geçti.
Allah yazmasın katlanarak aşacak.
Elden bir şey gelmiyor. Tek avuntumuz göçük altından bir canımızda olsa kurtarmak.
NE OLUR KİMSEYİ SUÇLAMAYALIM.
ŞU AN SUÇLAMAK DEĞİL BİRLİK OLMA ZAMANI.
İKTİDAR DAHİL KİM İSTERDİ BU DURUMU.
TAMAN YÖNETİM OLARAK HATALAR VAR. AMA ÇOK ZOR. ON İL VE BİNLERCE YERLEŞİM YERİNE ANINDA ULAŞMAK.
GÖZÜM YAŞLI YURT İÇİ, YURT DIŞI CAN SİPARHANE YÜREKDEN YARDIM YARIŞLARINI SOSYAL MEDYADAN İZLİYORUM.
DÜN GECE BİR VİDEO SEYRETİM. NİŞANTAŞINDA METRELERCE KUYRUK YAPARAK ELDEN ELE YARDIM KOLİLERİNİN BİR TIR'A TAŞINMASINI.
İNANIN ÜLKEMİN İNSANLARIYLA GURUR DUYDUM.
TALANCILAR HARİÇ.
BİZDE BİR LAF VARDIR. " HATA, KADI KIZINDADA BULUNUR."
BU İNSAN BOZMASI YARATIKLAR İÇİMİZDEN ÇIKACAK.
FAZLA KAFAYI TAKMAMAK LAZIM.
BİRBİRİNE KENETLENDİĞİMİZDE, ÜLKEMİN GÜZEL İNSANLARI, SEN, BEN BİZLER BU ZORLUKLARI AŞACAĞIZ.
Halbuki ne kadar içim rahattı.
Yeni deprem yönetmenliğine uyumanın canlı örneğini bizzat kendim yaşadım.
Sene 2015. Bursa Nilüfer'de 40 sene önce taksitle almış olduğum 250m2 hisseli arsam o, onun sınırına tecavüz ederek kala kala bana 78 M2 kalmıştı.
Hak iddia edemezsin, çünkü hisseli tapu.
Neyse, arsamı satayım dedim.
Ölü parası. Bir de üstelik ana cadde metroya yakın üç yol ağzı.
Müteahhite vereyim dedim. Sermayem kısıtlı. Ben yapsam üç katına müteahhit yapacak.
Karar verdim bir makina mühendisi olarak kendi inşaatımın müteahhitliğini yapabiliyormuşum. Şaşırdım. İnşaatta anlamayan biri olarak. Şehircilik Bursa Müdürlüğünden bir harç ödeyerek durup dururken müteahhit oldum.
Neyse fazla detaya girmeden anlatmaya çalışayım.
Tavsiye üzerine bir kalfa bulduk. İlkokul mezunu.
Ben hemen çalışanların iş emniyet güvencesi, baret, ayakkabı, çizme, eldivenleri aldım.
İş güvencesi tabelalarını inşaat girişine yapıştırdım.
Sigortasız kalfa elemanlarını inşaata sokmuyorum.
Bir özel inşaat denetim firmasıyla anlaştım.
Metin adında denetim mühendisi.
Allah ondan razı olsun. Bizi her adımda denetledi.
- Temel beton nervürlü demir sayısını eksik buldu. Tamamlattı.
- Ciddi bir çimento betoniyer firmasıyla peşin parayla kontrat yaptık.
Her betoniyer inşaata çimento getirdiğinde, çimento kalitesinin tespiti için en az iki adet olmak üzere numune kaplara çimento aldık.
- Metin merdiven demirlerin eksik buldu. Onları tamamlattı.
- Geldik üst kata. Kalfa proje dışı, üst kat yük taşımaz diye kendi kafasına göre üst kat odalarının yüksekliğini bir iki metre kaldırmış. Metin zaten her etapta denetimde. Proje dışı bu hatayı görür görmez anında bir iki metre duvarları yıktırdı. Ve kalfanın yük gelmez diye üst kat kolonlardaki baya eksik nervürlü inşaat demirlerin tamamlattı.
- Geldik iskan onayına.
Nilüfer Belediyesinden bir tecrübeli inşaat mühendisi hanım tüm detayları inceleyerek, saatlerce kontrol ederek iskan ruhsatını onayladı.
Ve hiç hata bulmadan bir seferde.
Hatta zemin kata inen ve ikinci kata çıkan merdiven korkuluklarını Metin özellikle tamamlattı. Projede zemin kat iniş korkuluğu olmamasına rağmen.
Bursa Nilüfer Belediyesi'nin ve özel yapı denetim firmasının titizliği, özellikle Metin beyin işine canı gönülden bağlılığından inanın Bursa'da dokuz şiddetine dayanacak, can kaybı olmayacak bir eser yaratıldı.
Demek ki yönetim ve denetim işini layıkıyla yaparlarsa, deprem korkusu bilmezsin


