Mehmet Fuat ERGÜN & CİDDİ TÜRK YATIRIMCILARIN ROMANYA ATAĞI

İnanılacak gibi değil. Bu dönem özellikle, güneş enerjisi, sanayi kimyasalları, alt yapı, turizm konularında onlarca firma Romanya'ya yatırım yapma konusunda yarış içerisindeler.
Son üç günde İstanbul'da dört firmanın daveti üzere görüşmeler yaptım.
Bu konuda Romanya'da yirmi senedir ciddi yatırımların başında bulunmuş biri olarak sizlere birikimlerimi yazmak istedim.
1993 Asil Nadir dönemi Vestel Genel Müdürü olarak gittiğim Romanya’da, Vestel’in yanı sıra çeşitli sanayi kuruluşlarında yirmi sene içerisinde üst düzey yöneticiliği yaptım.
Sonra ülkeme yaşlı anne ve babama destek için geçici de olsa döndüm.
Sene 1992-1993 Çavuşescu döneminden yeni kurtulmuş her şeye aç bir piyasa Romanya. Mafyanın hüküm sürdüğü, devlet otoritesinin olmadığı, aylık enflasyonun yüzde yirmilere yaklaştığı bir ortam.
Bizim fabrika mafyanın merkezi Köstence’de. Şirketin hisse çoğunluğu bu karanlık adamların elinde.
Bana bu görev verildiğinde saygı icabı kabul edip etmeyeceğim soruldu.
Bir ay fabrika ve ortamı inceledikten, başarılı olacağıma inandıktan sonra karar vereceğimi söyledim. Ve kabul ettim.
Yönetim Kurulu Başkanımızla Romanya’da mafya hakimiyetinde olan şirketimizin hisselerinin çoğunluğunu almak üzere uçaktayız.
Nede olsa içimde ailemden ayrı olmanın ve ne idiğü belirsiz şirket ortaklarımızla çalışacağımın endişesi var.
Bu durumumu yüz hatlarımdan hisseden başkanımız Lütfi Yenel’in şu sözlerini hayatım boyu unutamam.
“Fuat Bey ne üzülüyorsun? Şirketimizin ilk yurt dışı deneyimi. Bizim için büyük bir olay. Oralarda milyon dolar kaybetsek de seni ve ekibinin yurt dışı tecrübesini kazanıyoruz. Bu bize yeter.'' İşte yönetim anlayışı işte insana verilen değer.
Öyle bir motivasyon, öyle bir çalışma. Sonunda on sekiz ay içerisinde Romanya'daki şirketin, Türkiye’ye borcu bir milyon dolar paranın tahsilini başarıyla tamamlıyoruz.
O dönemler banka sistemi çalışmıyor. Çek, senet bilmezler. Para transferinden asla haberleri yok. Bankalar saat 10.oo’da işleme başlarlar, saat 14.oo'de kapatırlar. Merkez Bankasının kasasında doların adı yok. TV satmışız, milyarlarca ley kasamızda dolara çeviremiyorsunuz. Merkez Bankası ihalelerine giriyorsunuz 1000 USD almak önemli bir olay.
Buluyoruz güveneceğiniz bir Türk firması. Onunla elden yüzde otuzlara varan komisyonla bir sözleşme yapıyoruz. Biz lei veriyoruz. O’da ihracatından alacağı doları Türkiye’ye yönlendiriyor. Noterlerin böyle bir işlemi kabul etmemesine rağmen, Romen merkez bankası bu legal olmayan sistemi kabul ediyor.
Düşünebiliyor musunuz tek devlet kanalı olan Romen TVR'ye reklam vereceksiniz, Muhatap bulamıyorsunuz. TV’de çalışan bir teknisyenin evinde mevcut reklam filmimizi teknolojik olmayan metotlarla ayarlamaya çalışıyoruz. Bir dakikası 5000 usd. Çünkü yabancıda para çok.
Zor yurt dışına yatırım yapmak. Romanya’da bulunduğum sürede yaşadıklarımla; şimdi takip ettiklerimle, Türk yatırımcısının, Romanya’da başarılı olma şansı; ne kadar holding olurlarsan ol, ne kadar konunda tekel olursan ol, başarı şansın çok az. Gidecekleri yol, yorulacakları zahmetli bir yolculuk başlangıcı olacaktır.
Yeter ki aklı kullanarak şirketlerini Romen kültürüyle yönetmeye çalışsınlar.
1990'dan beri Romanya’da patron olarak işin başında olanlardan bazıları hariç, holding olup Türkiye bazlı yönetimle başarılı olmuşların sayısı bir elin parmaklarını geçmez.
Nedenleri?
1- O ülkenin kültür ve kanunlarını bilmemek.
2- O ülkede pazarlama ve satış ağını Türk kafasıyla yönetmek.
3- Yabancı ülke halkının isteklerini iyi etüt etmemek.
4- YÖNETİMİN BAŞINA GÜVENDİĞİ TÜRKİYE'DEN ATADIĞI TÜRK YÖNETİCİLERİN ROMANYA'YA ADAPTASYONUNDA CİDDİ ZAMAN KAYBINA UĞRAMAK.
5- Bulunduğu ülkenin vatandaşını üst düzey yöneticisi yaparak tüm yetkileri vermek.
6- Türk merkezi yönetimin uzaktan davulun sesi hoş gelir misali yabancı yatırımını Türkiye’den yönetmek. Hele atadığı yönetici aman bana kimse bulaşmasın. Burada ki Türkiye imkanlarımdan fazla kazancımı kaybetmeyeyim düşüncesiyle merkezi yönetimin her dediğine evet demesi.
7- Özellikle yabancı çalışanlar, Türkler buradan gidici ben ne kadar kalabilirsem o kadar kazançlıyım düşünceleri.
8- Yabancı çalışan yöneticilerin kendi çıkarları için şeytani fikirlerini anlayamamak. Onların aşırı kişisel kaprisli çıkarlarını göz ardı etmek.
Bu maddeleri daha çok sıralayabilirim.
Bir soluk da okuduğum rahmetli İshak Alaton’un kitabında yabancı yatırımcılar için şu önerisini hatırlatmadan geçemeyeceğim.
“ÖZELLİKLE YURT DIŞINDA HER İŞE ATLAMAYCAKSIN. ÇOK DİKKATLİ OLACAKSIN.
TAM HAZIR DEĞİLKEN O KADAR ÇOK BİLİNMEYEN VAR Kİ ONLARI ÖĞRENİNCEYE KADAR VAKİT GEÇİYOR. VE BAŞARISIZ OLUYORSUN. YANİ YURT DIŞINDA BAŞARILI OLMAK İÇİN ÇOK TECRÜBELİ OLMAK LAZIM.”


