Mehmet Fuat ERGÜN & BU NE BİTMEZ ŞAN, ŞÖHRET, ŞEHVET, SERVET HIRSI
21 Haziran 2023 16:410 görüntülenme

İster otuz yaşında ol, ister yetmiş.
Bir geçmişine bak.
Gözünün önünde saniyeler gibi geçip gitmiyor mu?
Filim şeridi diyeceğim ama o da yine belleğimizde bir şeyler bırakıyor.
Hayatımda on üç sene orta ikiye kadar Adana'da, iki sene Gaziantep'te, iki sene Muş'da.
Lise iki bitti.
Lise üç Bursa'da ve İTÜ.
İstanbul beş sene....
Burada duralım. Buraya kadar geçmişine bir bak desenler inanın dün gece gördüğüm saniyelik rüya.
Şu ana kadar ömrümün en güzel hayat dolu günlerimdi.
Türkiye'nin en genç makina mühendisi olduğum o günden sonra yedek subaylık, evlilik, çocuk sahibi olma, ülkemizin en önde şirketlerinde yöneticilik, ailemle her günü güzel günler, tek amaç evlatlarımız ve sonunda Romanya Asil Nadir dönemi Vestel Romanya genel müdürü.
Sene 1993.
Geçti mi otuz iki sene.
Bende kalan rüya olsa yine iyi, puslu bir hayal.
Romanya tamı tamına aralıklarla otuz sene.
Yakın zaman olmasına rağmen en verimli çağlarım Romanya günlerim.
Oldu mu yaş yetmiş iki.
İnanın bu eskiden kalan laflardı. Yaş yetmiş iş bitmiş.
Şimdinin sloganı yetmiş yolun yarısı.
Eskiden kırklı yaşlarda biri öldüğünde ne mutlu gününü gördü derdik.
İnanın öyle.
O, şu, bu derken geçti mi bize göre yetmiş iki yıl saniyeler kadar.
Üstelik ben ölürüm onlar ölmez dediklerimin, beni binlerce, hatta milyonlarca mal varlıklarıyla satın alacak kişilerin, genç, yaşlı demeden toprak oluşları.
Lafı nereye getireceğim.
Rahmetli Manisalı Şekerci Hüseyin Dede anlatırdı.
Manisa'da seneler önce bir meczubun sokaklarda dolaşırken "ölümde var" demesini.
Yine geldik rüya gibi saniyeler geçen ömrümüzün sonuna.
Ölüm de var.
Peki bu inanan, inanmayanların üzerine karabasan gibi çöken ölüme ne demeli?
Evet ölüm. Dünya nimetleri ile çırpınıp, mal, mülk, şan, şöhret, çoluk çocuk, makam, mevki, para, şehvet, servet peşinde koşarken, aklımızın ucuna getirmediğimiz ölüm.
Ölümde var unutma.
Manisalı Hüseyin Dedenin yirmi otuz metre karelik kiralık kitapçı dükkanında günde dört yüz ekmek ihtiyaç sahiplerine dağıtırdı.
Bir gün bana "Fuat Bey sen biliyor musun dört saatlik yürüyerek bir ekmek için gelenleri"
İşte yaşantımızın gerçekleri.
Beyler, canlar, arkadaşlar, dostlar ister inanma tek dünyalı ol. İster inan iki dünyalı.
Bırak şu madde dünyasını. Corona senin aklını başına getirmediyse başka ne getirecek?
Haydi hiçbir şey yapma mal, mülk, para, servet varlığının kırkda biri demiyorum, yüzde biriyle bir ihtiyaç sahibinin gönlü al.
Bak gör o zaman kalbinin sevinç ve mutluluktan pır pır atmasını.
Bir ihtiyaç sahibinin, bir garibanın gönlünü alarak huzura kavuşmanız dileklerimle.
UNUTMA HAYIR YAP ÖMRÜN UZASIN.
Mehmet Fuat Ergün


