Mehmet Fuat ERGÜN & BAYRAMINIZI TADLANDIRIN

Orucun bilimsel yararlarını birkaç yazımla sizlere yazmaya çalışmıştım.
30 gün boyunca tutulan orucun bende bıraktığı huzuru anlatmaya kelimeler yetmiyor.
Ne güzel bir huzur. Ne güzel bir duygu. İftar yaklaştıkça kalbe dolan manevi haz. İftar açarken bir tek zeytinden, bir dilim ekmekten ve bir yudum sudan aldığımız şükür.
Ramazan’dan sonra bayramla buluşma özlemi, nasıl tarif edilir bilemiyorum.
Bayram sevinç demek.
Bayram mutluluk demek.
Bayram sevdiklerimizle buluşmak demek.
Bayram paylaşmak demek.
Özellikle dini bayramlarımızdan çocukluğumuzda belleğinizi yer etmiş Şeker Bayramı, diğer adıyla Ramazan, oruç ayı akabinde kutlandığından Ramazan Bayramı.
Bazı çevrelerce şeker bayramı denmesine tepki gösterilse de çocukluğumu yansıttığıdan şekeri hatırlattığından şeker bayramı demek daha bir hoş geliyor ağzıma.
Her ne kadar son dönemlerde bayram demek tatil demek. İleride tatil bayramı denirse şaşırmamak lazım.
Çocukluğumuzun en güzeli hafızalarımızda çıkmayacak anılarla dolu şeker bayramlarımız.
Bendeki anılar, yeni elbise, ayakkabı.
Ve yakınlarımızın ellerini öptüğümüzde mendil, bayram harçlığı.
Bayram namazı sonrası tüm aile fertleriyle baba evinde sabah kahvaltısının tadı bir başka.
1957-58 yıllarında, Adana'da tren garı karşısındaki boş arazide kurulan panayır ve atlı karıncalar.
Hasretini çektiğim on iki yaşında Romanya'da torunumun yanında olduğum zamanlar sanki bayram sevinci yaşıyorum.
Anne, baba boşandıklarından daha hassas oluyor torunum. Gücüm yettiğince baba eksikliğini gidermeye çalışıyorum.
Bunları bir zevkle sosyal medyada sizlerle paylaşıyorum. Birçok sevinç dolu geri dönüşler alıyorum.
Torunum, hep eskilerin özlemini çekiyor. Bayramlarımızı hatırlıyor.
Dede " Çiğ köfteni çok özledim. Hele yaptığın sütlaç ve kıymalı böreğin tadını unutamıyorum" demesi.
İnanın haftada bir benim yaptığım tüm sevdikleri yemekleri tattırmaya çalışıyorum.
Bir görseniz mutluluğunu.
Sabahları erkenden Elele okula gidişimiz ve okul dönüşümüz. Okul yolunda büyük adam gibi sohbetlerimiz.
Çocukluğundan beri beraber oynadığımız oyunlarımız.
O mutlu oldukça ben daha çok mutlu oluyorum.
Aynı odada beraber yatıyoruz. Yatarken
Geçmişle, gelecekle, Allah'a ilgili soruları.
Bir paylaşımımda, bana kırk yaşına dön deseler, kabul etmem demiştim. Nedeni o yaşta baldan tatlı torun balını nasıl tadacağım.
Bayramdan açtık konuyu. Benim anılarımdan en önemlilerinden biri, annemin arife gününden hazırladığı tepsi, tepsi börek ve kadayıf tatlısı.
Belki bayramlardan kaldı o damak tadı.
Hayatımda en çok sevdiğim tatlı kadayıf ve kıymalı börek; bayram sabahlarının özleminden olmalı.
Bir profesör arkadaşım söylemişti.
" Hangi dinden olursa olsun, dinini değiştirmek isteyenler; geçmişte dini bayram anılarından dolayı kolay kolay değiştirmezler." Çünkü bayram anıları silinecek. Bir daha çocukluğunda tattığı bayram anılarını bir daha tadamayacak.
Tabi şeker bayramının bende apayrı manevi bir huzuru var.
İnancım gereği, ibadetlerimi cennet için yapmam. Cennetin kime verileceğini Yaratandan başka kimse bilmez.
Çocukluğumdan beri oruç tutarım.
Oruçla, bir kere açlığın ne olduğunu öğreniyorsunuz. Açın halinden anlıyorsunuz. Bir de paylaşmayı.
İnsanın yaşamda en zevk aldığı konulardan biri yemek, yemek. Oruçsuzken bir elin yağda bir elin balda.
İstediğin zaman, istediğin anda ne isterse ye iç.
Ama oruçluyken öylemi?
Ama öyle bir disiplin.
Nefis dediğimiz. Nefsimizin zevk aldığı yeme, içme ve seksten uzak durma.
Bilimsel bir çalışma sonucu insan, yirmi bir gün sonra değişik ortamına uyum sağlayabiliyor. Oruç da öyle.
Orucun bitmesine birkaç gün kala sevinç doluyor insan.
Bayram geliyor bayram.
Ağzımız açılacak diye.
Neden oruç ayı sonrası bayram? İnsan o zaman anlıyor bayramın önemini.
Bayramınız kutlu olsun saygıdeğer okurlarım.
Yaratan sizleri, sevdikleriniz ve sevenlerinizle nice bayramlarla buluştursun.


