Ana Sayfa / Gündem / Mehmet Aslan & Gümrük kapılarındaki çile

Mehmet Aslan & Gümrük kapılarındaki çile

29 Ağustos 2022 12:560 görüntülenme
Mehmet Aslan & Gümrük kapılarındaki çile

Bu yazımı Bulgaristan’dan Türkiye’ye giriş kapılarında yaşanan olumsuzlukları ve şikayetleri dile getirmek için kaleme aldım.

İlk olarak Lübnan uyruklu bir vatandaş bana Kapıkulede yaşadığı sıkıntıyı anlattı:

"Türkiye'den Romanya'ya dönüyordum Kapıkule’de pasaport kontrolüne geldiğimizde memur bana cezam olduğunu söyledi, ne cezam var diye sordum ben bilmem dedi burada senin cezan olduğunu yazıyor. Parayı ödersen pasaportunu onaylarım yoksa çıkış yapamazsın, 750 TL ceza ödeyeceksiniz dedi, nakit param yok kartla ödemek istiyorum dedim kart ile ödeyemezsiniz dedi, peki dolar vereyim Euro vereyim dedim onu da kabul etmedi, arabanı şuraya çek git bir yerden dövizi bozdur gel TL olarak öde dedi. Arabamdan indim dövizi TL yapmak için ona buna ricalarda bulunmaya başladım sonunda bir yolcu otobüsü şoförü bana TL verdi cezayı ödedim ama ne cezası olduğunu halen bilmiyorum dedi”, buna benzer olayı üç beş kişiden daha duymuştum neticede bizim başımıza benzeri bir olay geldi.

Geçen hafta Hamzabeyli sınır kapısından gece saat 21 civarında Türkiye'ye geçiş yapıyorduk. Yanımda bir dostum Romen uyruklu eşi ve 5 yaşında çocuğu ile birlikte yurda giriş yapacağız.

Memur pasaportları kontrol etti arkadaşımın Romen eşinin pasaport süresinin bitimine 118 gün kalmış, kanunen en az 150 gün olması lazım, doğrudur.

Memur bey bize Hanımefendi bu şekilde Türkiye'ye giriş yapamaz pasaportundaki günü yeterli değil ama bir defaya mahsus vize alırsanız geçebilir dedi.

Peki vize alalım dedik, kaç para 1035 TL dedi üzerimizde TL yok, Romanya'dan geliyoruz Euro dolar verelim dedik olmaz döviz alamam dedi, (burada memur haklı olabilir,) peki kartla ödeyelim dedik, yine olmaz dedi post cihazları yokmuş, döviz bozacağımız bir yer var mı diye sorduk, burada yok dedi, nasıl yani hem TL istiyorsunuz hem dövizi bozacak yer yok diyorsunuz bu nasıl iştir? dedim.

Memurla tartışmaya başladık, başka bir memur geldi bize akıl veriyor: Bulgar’a giriş tarafında tırların olduğu bölümde bir market var ama biraz düşük bozuyor, oraya gidin parayı bozdurun gelin dedi, arkadaşım binaların içinden tellerin üstünden sahada bunan onlarca başı boş dolaşan köpeklerin arasından geçerek marketi buldu Euro’yu 13 TL’den bozuyoruz demişler. Çaresiz bozdurdu geldi, makbuzu kesen memur ikinci katta, vizeyi pasaporta yapıştıran memur giriş katında, mühür vuracak olan memur ikinci katta in çık in çık.

Ya bu nasıl bir zulüm, tabi bu olay bizim tam iki saatimize mal oldu, arabada 5 yaşında bir çocuk ve bir kadın gece vakti yaşanan rezalet diz boyu.

Bir yandan Devlet büyüklerimiz ülkeye turist gelsin diye çalışıyorlar diğer yanda kapılarda turistlere zulüm ediliyor, bu nasıl bir döngü anlamış değilim, yani devletimiz bu kadar aciz mi bir döviz makbuzu bastıramıyor mu? Euro ve dolar bazında bu zıkkım vizenin fiyatını belirle ve döviz bazında da kes makbuzunu veya Devletin bankasından bir kart çekme post makinası koyduramıyor mu?

Bu kadar vurdum duymazlık olmaz olamaz, Gümrük Bakanlığı'nın onlarca müşaviri onlarca memuru var hiçbiri bunu akıl edemiyor mu? Biri kıçını koltuğundan kaldırıp bir otobüse yolcu gibi binip Kapıkule’deki Hamzabeyli'deki rezilliği görse olmaz mı?

Oradaki memurların yolcuları çocuk gibi nasıl azarladığını görse saatlerce orada yaşanan zulmü görse olmaz mı? Olur, ama koltuk sevdası görev aşkının önüne geçerse hizmet olmaz merhamet olmaz, daha bitmedi.

Gelelim yurt dışına Kapıkule’den otobüslerle çıkış yapan turistlerin yaşadıkları rezalete, yazımız devam edecek.

Paylaş:
Mehmet Aslan & Gümrük kapılarındaki çile

İlgili Haberler

Yorumlar

Yorum Yaz